..
Vefa kelimesinin anlamı sözlükte, sevgide bağlılık olarakaçıklanmış. Oysaki biz bu bağlılığı her şeyde sınırsız bağımlılık gibi dealgılayabiliyoruz. Bu bağımlılık sebebiyle de çok çabuk’’ vefalı’’ ya da‘’vefasız’’ etiketini basıp geçiyoruz. Vefanın anlamını ve içerini kolaycabasitleştiriyoruz. Neye vefa duymalıyız? Acaba vefa duygusu her şeyde olmalımı?
Toplumun bazı kesiminde taraftarlık, partizanlık ya daşuculuk buculuk vefa ile karıştırılıyor diye düşünüyorum. Küçükken Fenerbahçespor takımını tutarken büyüdüğünde Beşiktaş Spor takımını tutmaya başlayanbirisi için vefasız tanımlamasını yapmayı doğru bulmuyorum. Vefa kelimesinininsanlarda çağrıştırdığı anlamı merak ederek çevremdeki kişilere sordum.Vefanın karşılıksız bir iyilik hareketi olduğunu düşünenler çoğunluktaydı.Birçok arkadaşım da vefa kelimesinin anne babaya olan bağlılığı temsil ettiğinidile getirdi. Vefa kelimesi ile ilgili karşılıksız beklenen bir iyilik hareketitanımlaması kafamda daha çok yer bulan ve oturan bir tanımlamaydı. İzlediğimbir belgeselde; ‘’İnsanlık doğaya vefalı davranmadı.’’ Sözünü duymuştum. Ovakit vefada beklenen karşılıksız iyilik sadece insani boyutta değil dediyebiliriz. İnsani boyutta olmasa da, yine körü körüne savunulan takıntı ya daalışkanlık, bağımlılık geliştirilen bir şey de değil vefa. Kendi hayatımdavefalı olduğum karşılıksız sürdürdüğüm bir iyilik hareketim var mı diye kendimisorguladım. Kendi anneliğim ya da evlatlığımı vefa duygusu ya da tanımı içindesorguladığımda karşılıksız oluşu açısından tutturdum ama anneliğimi ya da evlatoluşumu sadece karşımdakine iyilik olsun diye yapmadığımı bunların sorumluluklabirlikte harmanlanan bir sevgiyi de bana kattığı için yaptığımı da fark ettim.
Toplumun genelinde insanların vefasızlığı konusunda herkesimden bir serzeniş duyuyoruz. Hatta; Vefa, artık sadece bir semt adı diyebilinen klişe bir cümle duymuşsunuzdur. Gerçekten her olayı ya da olguyu Vefakriterinde almalı mıyız bu konuda emin değilim. Sözlük anlamına bakarsak sevgibağının kurulduğu her şeyde vefa duygusunu aramalıyız ama bunu da zaman zamanistediğimiz kalıba sokuyoruz diye düşünüyorum. Lise döneminden samimi olduğumbir arkadaşımla arada mekân farklılıkları yaşasak da hep birbirimizi birşekilde bulduk. Bulduğumuz yerde de kaldığımız yerden devam ettik. O bana göre daha vefalı saydığım biriydi.Doktor oldu, evlendi ve İstanbul’da yaşamaya başladı. Bir oğlu oldu. Sonrasında ki görüşmelerimizdekanser olduğunu söyledi ama onun bu hastalığıyla ilgili hiç şikâyet ettiğinihatırlamıyorum. Hep insani yönü kuvvetli, iyimserlikte Pollyanna ile yarışanbir hanımdı. Hastalığıyla ilgili sorular sorduğumda sadece, merak etme beniiyiyim sadece dua et, derdi. 2016 yılı Haziran ayında, 35 yaşında gencecikkenve yaşayacak daha çok hayali varken, hastalığına yenik düştü ve ansızın vefathaberini aldım. Üzüntümün hala tarifi yok. Onunla beraber gençliğimin en tazeyıllarından bir bölümünü de kaybetmiş gibi bir sızı çöktü içime. Ardından onunadına yapabileceğim tek şey; her gece geride bıraktığı 6 yaşındaki oğlu için,Dünyada kaldığı sürece annesizliğinin yokluğunu hissetmeyeceği insanlara denkgelmesi, sağlıklı ve mutlu olması için dua etmek oldu. Bu arkadaşıma duyduğumvefa borcunu kendimce ödeyebileceğim tek yol olarak geldi bana. Sonra dedim ki kendime; Vefa eğer sevgibağlılığıysa, sevdiğin bağ artık yoksabile devam ettirmek için bir yol bulabildiğin, o bağı kopartmamak için birumuda ya da duaya tutunduğun şey ancak vefa diye tanımlanır. Eğer bağında sevgiyoksa o birlikteliğin adı vefa dışında her şeyin adını alabilir. Sevgi bağımızın kopamayacağı insanlardanolmak dileğiyle…
Gülay’ımın ruhuna El Fatiha…










YORUMLAR