Aksaray İHH il başkanı değerli Şenol Korkmaz hocamız başkanlığında gönüllülerimizle beraber Suriye’ye yolculuk yaparak, orada çadır kentlerdeki kardeşlerimizi ziyaret ettik. Derneğimizin vermiş olduğu hizmetleri bizzat yerinde gördük. ümmetin sorunlarını, İslam alemindeki sorunlara karşı çözüm yollarını, Müslümanlar olarak daha neler yapmamız gerektiği üzerine değerlendirme yaptık.
Suriye’nin hüzün kokuyor caddeleri, mahsun esiyor rüzgarları, Suriye’de ateşten baruttan kaçarak çadırlara sığınan, adeta göçmen kuşları gibi bir lokma ekmeğe, rahat huzurlu bir uykuya hasret, geleceğe dair hayal kurmaktan yorulmuş, küçük ve savunmasız yürekleri ile saçları dağınık, gözleri hüzünlü, uzaklara dalıp giden derin düşünceli çocuklar gördüm.
Suriye’de çadırda sırtını yaslayacak duvarı olmayan, günde bir öğün yemek yiyerek hayat mücadelesi veren çocuklar gördüm.
Suriye’de gözleri arza, yüreği ufka bakan, belki çekilen çile yarın biter diye umutla bekleyen, mazlumlar gördüm.
Acılar diyarı Suriye sokaklarında şarapnel acısıyla kolunu bacağını yitiren savaş mağdurlarını gördüm.
Suriye’de elimden sıkı sıkı tutan, bizi bırakmayın dercesine gözlerime bakan, çaresiz çocuklar gördüm.
Suriye’de gözlerinde yaş olan çocuklar gördüm. Artık yorgunuz evsiz, barksız, yemeksiz, aşsız yaşamaktan yorulduk. Feryattan figandan bağrıştan korkudan yorulduk, alın götürün bizi buradan, uyandırın güneşi doğmuş bir sabaha diyen bakışlar gördüm.
Suriye’de kefensiz kara toprağa giren yiğitler, bebekler, ve çocuklar gördüm.
Oradaki çocuklar bizlere bakışlarıyla çok şey anlatıyorlardı. O bakışları görünce Suriyeli annesini ve babasını kaybetmiş mülteci bir öğrencimin yazdığı bir şiir geldi aklıma.
Önce evimizi aldılar anne!
Daha da acısı seni benden aldılar,
Çocuk olamadım, hemen büyüdüm, çünkü çocuk olmama fırsat vermediler anne
Bez bebeğim vardı ya hani sarılınca mutlu olduğum onu bile benden aldılar anne.
Gülüşlerimi hayallerimi çaldılar anne,
Hadi şimdi söyle anne ben nereye gideyim,
Sensiz bu garip dünyada ne edeyim.
Bu şiirin ardına kulaklarımda Mehmet Akif Ersoy’un şu mısraları çınladı.
Kanayan bir yara gördüm mü yanar taa ciğerim,
Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim!
Adam aldırmada geç git, diyemem aldırırım.
Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım!
Bir nazlı kuşa benzer çocuk dediğin,
Ev ister ekmek ister oyuncak ister,
Çocukça sevilmek ve oynamak ister,
Hepsinden mahrum Suriyeli kardeşlerim.
Hangi milletten hangi ırktan olursa olsun, zulüm gören her mazlumun yanındayız, Çünkü Müslüman’ız Elhamdülillah.
Şeyh Sadi Şirazi diyor ki: Gariplerin kimsesizlerin dert ortağı ol, dünya hali hiç belli olmaz, Allah göstermesin, belki bir gün sen de bir garip olur kapıları dolaşırsın.
Filistin’de baskı, ırakta zulüm,
Mısır’da gözyaşı, Yemen’de ölüm,
Hele Suriye demeye hiç varmıyor dilim,
Sen ümmeti selamete çıkar Allah’ım!
Allah yar ve yardımcımız olsun.
Selam ve dua ile.










YORUMLAR