On bir ayın sultanı Ramazanın gün ve gecelerinden çoğunu geride bıraktık.
Ramazanın son on günü yüreğime bir hüzün çöker. Hani insan çok sevdiği samimi can dost olarak gördüğü birini evinde uzun zaman ağırlar. Gün dolunca dost müsaade isteyip gideceği an gözlerden yaş süzülür ya, işte kutlu misafirin gidişi de aynı şekilde üzer. Ramazan ayı on bir ayın sultanı, cenabı hakkın senede bir ay bize vermiş olduğu yılın fırsatıdır.
Oruç bir terbiye mektebidir, ahlak ve nizam mektebidir. Empati mektebidir. Nitekim mısırda şiddetli kuraklığın hüküm sürdüğü zamanda Hz Yusuf’a sorarlar:
Siz devlet hazinesine hükmeden bir idarecisiniz. Neden çok az yiyip kendinizi aç bırakıyorsunuz? Neden aç olarak tevzi ediyorsunuz?
O da şu cevabı verir:
Karnım tok olunca açların halini anlayamam, ondan korkuyorum der!..
Oruç aynı zamanda nimetlerin kadrini bildirir. Örneğin sıcak bir günde tuttuğumuz oruçla, suyun ne kadar kıymetli bir nimet olduğunu anlamış oluyoruz.
Her organın ayrı ayrı orucu vardır.
Dilin orucu birbirinizin gıybetini yapmayın, Hucurat 12
Gözün orucu gözlerinizi haramdan sakının. Nur 30
Ayağın orucu yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Lokman 18
Karnın orucu mallarınızı batıl yollarla yemeyin. Bakara 188
Yüce Rabbimiz hakiki manada bedeni ve ruhuyla oruç tutanlardan eylesin.
Şimdi gelelim muhasebe yapmaya, vakit tefekkür yapma vakti. Hiç birimizin bir daha ki Ramazanı yaşayacağının garantisi yoktur. Belki yaşadığımız bu ramazan son ramazandır.
Ömrümüz ne kadar takvimimizde kaç yaprak kaldı? bilmiyoruz. Dolayısıyla bu günlerin kıymetini bilelim.
Ey gönlüm bugün iyi dinle beni, Bir gün sessiz sedasız bu aleme veda edeceksin. Belki sabah belki öğle vakti, ölüm üç gün önceden kapını çalmayacak biliyor musun? Ölüm habersiz misafir, sessizce çat kapı gelecek.
Söyle gönlüm her an gelecek bu zamansız misafiri karşılamaya hazır mısın? Evini temizlediğin gibi kalbini ve yüreğini de toplayıp temizliyor musun? Heyben hazır mı? Bilirsin ölümün komutanı Azrail gelince mühlet vermez, emaneti almadan gitmez. Şu dakikada bile Azrail hala gelmemiş ise, hala kazanma fırsatın var.
Uyuduğun vakit kalkacağının garantisi yok, kurduğun alarm çalmadan belki de ölümün zili çalacak. Sevdiklerinle helalleş, gidip dönmemek dönüp bulmamak var, hayat fani, ömür kısa bu yolun sonun da ölmek var.
Gidiyorsun Ramazan! gelişin huzur, mutluluk, gidişin hüzün. Seni uğurlamak o kadar zor ki; senin gelişinle mağdurlar, yetimler, dullar, kimsesizler, muhacirler huzur buldular. Sayende yuvalarda muhabbet hasıl oldu, aile fertleri hep beraber sahur, hep beraber iftar sofralarına oturdular. Seni iyi ağırlayabildik mi? bilemem. Gidiyorsun tek temennimiz yüce Allahın huzurunda lehimize şahitlik etmendir, seni layıkıyla ağırlayamadık, kusurlarımızı mazur gör, özlemle tekrar gelişini bekleyeceğiz kutlu misafir.
Hak emrini ettik eda,
Nefsimizi kıldık feda,
Tekrar kavuştursun bizi hüda,
Ey şehri ramazan elveda.
Allah yar ve yardımcımız olsun.
Selam ve dua ile.










YORUMLAR