Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Yenigün Gazetesi
Yenigün Gazetesi

Sosyal Cinsiyet Eşitliği

Son günlerde aile ile ilgili çok tartışılan konularınbaşında “İstanbul sözleşmesi” , “sosyal cinsiyet eşitliği” konuları yeralmaktadır. Bu yazımda “sosyal cinsiyet eşitliğinin” ne olduğunu ve kuranı kerimdekonunun nasıl işlendiğini değerlendirmeye çalışacağım.

Birleşmiş Milletler Kadınlara Karşı Her TürlüAyrımcılığın Önlenmesi Komitesinin çalışmalarını ve İstanbul Sözleşmesini vediğer batılı modelleri incelediğimizde “sex” ile kişinin biyolojik ve anatomiközellikleri, “gender” ile de sosyal ve kültürel roller ifade edildiğinigörmekteyiz. Batılı bu modellerde ki kavramlar Türkçeye geçerken  “sex” için cins (erkek, dişi) , “gender” içintoplumsal cinsiyet yaygın olarak kullanılmıştır. Birleşmiş milletlerin bualanda ki çalışmaları, İstanbul Sözleşmesinden sonra ülkemizde ki resmi kurumlarınfaaliyetleri ve sivil toplum örgütlerinin faaliyetlerinden “sosyal cinsiyeteşitliği” çalışmalarının; toplumların kültürden (dinde dahil) kaynaklı cinsiyetfarklılıklarına dayalı aile ve toplumsal rolleri eşitleyerek, kadına yönelikşiddeti bitirmeyi hedeflediği anlaşılmaktadır. Bu görüş insanı cins olarakerkek ve kadın olarak tanımlarken aile ve toplumsal rollerinin eşit olmasıgerektiğini savunmaktadır.

Kuranı Kerim yaratılış olarak aynı kaynaktan olduklarını“Ey insanlar, sizi bir tek nefistenyarattık” (nisa 1), cins olarak erkekve dişi “Rahme atılan nutfeden(spermden) erkek ve dişi çiftini yaratan O’dur.” (Necm, 45-46),  kulolarak eşit olduklarını “Erkek veyakadın, kim mü’min olarak iyi iş işlerse, elbette ona hoş bir hayat yaşatacağızve onların mükâfatlarını yapmakta olduklarının en güzeli ile vereceğiz.”(nahıl 97), “…Ben,erkek olsun kadın olsun -ki hep birbirinizdensiniz- içinizden, çalışan hiçbirkimsenin yaptığını boşa çıkarmayacağım…”(Al-iimran 195) bir birlerinin dostu ve yardımcıları olduklarını “Mümin erkeklerle mümin kadınlar dabirbirlerinin velileridir…” (Tevbe 71)kullukta eşit oldukları gibi yaptıkları iyi davranışlar sonucunda eşit olaraködüllendirileceklerini “Allah müminerkeklere ve mümin kadınlara, temelli kalacakları, içlerinden ırmaklar akancennetler, Adn cennetlerinde hoş meskenler vadetmiştir…” (Tevbe72), “Erkekolsun, kadın olsun, her kim de mümin olarak iyi işler yaparsa, işte onlarcennete girerler ve zerre kadar haksızlığa uğratılmazlar.”(nisa 124) bildirmiştir. Ancak aile ve toplumsalrollerinin farklılıklar arz edebileceğini  “…(Kocalarının)onlar üzerinde örfe uygun olan (haklar)ı gibi, onların da (kocaları üzerinde hakları)vardır. Fakat erkekler için onların üzerine bir derece(bir üstünlük)vardır. ..(Bakara228) …erkekler kadınların yöneticisi vekoruyucusudur…(nisa34)  açıklamıştır.

Kuran değer verme açısından her iki cinsiyete de aynıdeğeri verip dünyada ki görevlerini rollerini psikolojik ve beden durumlarınıdikkate alarak yapmıştır. Günümüzdeki batı modelleri ise cinsiyete özgüpsikolojik özellikleri ve bedensel yapıya özgü farklılıkları inkar edercesine toplumsalcinsiyet eşitliğini dayatmıştır. “Dayatmıştır” diyorum çünkü “ToplumsalCinsiyet Eşitliği” çalışmaları toplumların talebi ile olmamıştır. Bununla dakalınmayıp pozitif ayrımcılık adı altında kadın ve erkek arasında sosyalcinsiyet eşitliği ile oluşturulan rekabet kızıştırılmıştır.

Sosyal cinsiyet eşitliği ile kadının maruz kaldığışiddetin önlenmesi amaç edinilmişti ya; hem erkek hem de kadın cinsindenşiddete maruz kalan çocuklara yönelik şiddeti sonlandırmak için –sosyalcinsiyet eşitliği mantığı ile yola çıkarak- bir öneride bulunmak istiyorum.“Toplumsal Yaş Eşitliği” sağlar isek çocukları şiddet mağduru olmaktankoruyabiliriz. Nasıl uygulanacağını bir örnekle somutlaştıralım.  On bir yaşında ki Merve arkadaşlarıyla takıldığıiçin, bir gece eve gelmedi; anne(kadın) ve babasının(erkek) azarlayarakpsikolojik şiddetinden, sonrasında evden dışarı çıkmasını yasaklayarakhürriyetinin kısıtlanmasından korkarak şikayette bulunması durumunda  anne ve babayı evden uzaklaştırarak;  bir buçuk yaşında ki Burak’ın ağlamasınedeniyle annesi tarafından psikolojik şiddete ayriyeten zamanındaemzirilmediği için biyolojik ve psikolojik şiddete maruz kaldığında  (şikayete bağlı olmaksızın) anneyi evdenuzaklaştırma kararı vererek; örneklerde ki çocukları kadın ve erkek şiddetindenkoruyabiliriz. Sanırım komik ve saçma buldunuz. Bence de delil aranmaksızınsadece kadının beyanı ile yaptırım uygulanarak “kocalık rolünün” engellenmesikadar yukarıda ki örneklerde “anne rolü”, “baba rolü” nün engellenmesisaçmadır.

Eğer “ Sosyal Cinsiyet Eşitliğinden” kasıt Cennetayakları altında olan analarımızın, huzur kaynağımız, hayat arkadaşımızeşlerimizin, gözümüzün nuru kızlarımızın ikinci sınıf vatandaş olmaları,aşağılanmaları -söz konusu  ise-  bununla mücadele edelim; yok bu değil decinsiyete dayalı beden ve psikolojik yapıya uygun  din ve örf kaynaklı aile içi ve toplumsalrolleri ortadan kaldırmak ise bu mantığa da bilmede aykırıdır. Gerçek amacıbulmak için sonuca bakmak gerekir. Sosyal cinsiyet eşitliğinin sonucu  uniseks oyuncaklarla giysilerle oyunlarlayetişen çocuklar, erkek ve kadın rolünü yerine getiremeyen yetişkinler, karşıcinsten beklediğini bulamayan huzursuz kadın ve erkekler, daha az çocuk üretimi,huzursuz aile huzursuz toplum, olacaktır.

Bazıları “Toplumsal Cinsiyet Eşitliğini” savunurken;amaçlarının dinimiz ve kültürümüzün kadına verdiği önemi vurgulamak olduğunuayet ve hadislerden örnekler vererek açıklama yaptıklarını görüyorum. Ben duvarustasıyım, şunu bilirim ki eğri temel üstüne doğru duvar yapılamaz. Eğeramacınız dinimizde ve kültürümüzde kadına verilen değeri vurgulamak ve bukonuda farkındalık oluşturmak ise referansınızın  çıkış  noktanızın orası olması gerekir. Vesselam 

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER