..
Değerli Dostlarım !
Bu Hafta ki Sorularla İslamiyet Köşemizde Oruç konusunu işleyeceğiz.
SORU: Oruç Nedir ?Ramazan Orucunun Hükmü Nedir ? Ramazan Orucunun önemi ve faziletleri nelerdir ?
CEVAP: Oruç konusu önemli bir konu olduğu için birkaçhafta bu konuyu işleyeceğiz. Oruç Farsçadaki Rûze kelimesinin Türkçeleşmişşeklidir. Arapçası savm ve sıyâmdır. Savm kelimesi Arapça ’da “bir şeyden uzakdurmak, bir şeye karşı kendini tutmak,engellemek” anlamında kullanılır. Oruç, imsak vaktinden iftar vaktine kadar,bir amaç uğruna ve bilinçli olarak, yeme içme ve cinsel ilişkiden uzak durmakdemektir. İmsak Nedir: İmsak, Arapça ‘da, “kendini tutmak, engellemek” anlamınagelir. İmsak vakti tabiri, dilimizde, oruç yasaklarından (yeme içme ve cinselilişki) uzak durma vaktinin başlangıcı anlamında kullanılır.
İmsak vakti, tan yerinin ağarması (fecr-i sâdık ) vaktiolup, bu andan itibaren yatsı namazının vakti çıkmış, sabah namazının vaktigirmiş olur; bu vakit aynı zamanda sahurun sona erip orucun başlaması vaktidir.İftar Vakti nedir: İftar vakti ise, oruç yasaklarının sona erdiği vakitanlamında olup, güneşin batma vaktidir. Bu vakitle birlikte akşam namazınınvakti de girmiş olur. İmsak’ın, ikinci fecirle başlayacağı konusunda fakihlerarasında görüş birliği olmakla birlikte, kimi fakihler bu hususta, dahaihtiyatlı olduğu gerekçesiyle fecr-i sâdıkın ilk doğuş anına, kimileri ise oruçtutanlar lehine olduğu gerekçesiyle ışığın biraz uzayıp dağılmaya başladığızamana itibar edilmesini önermişlerdir. Oruç ne zaman başlar ne zaman biter:Ayette orucun başlangıç ve bitiş vakti, mecazi bir anlatımla şöyle belirtilir:“…Fecrin beyaz ipliği (aydınlığı) siyah ipliğinden (siyahlığından) ayırtedilecek hale gelinceye kadar yiyip içiniz; sonra, akşama kadar orucutamamlayın…” (el-Bakara 2/187) Orucun farz kılınmasının sebebi: İslam’ın beşşartından biri olan Oruç, hicretten bir buçuk yıl sonra, Şaban ayında ( Şubat624) Medine’de ve Bedir Savaşından önce farz kılınmıştır. Ramazan orucunun farzibadetlerden olduğu, kitap, sünnet ve icma ile sabittir.
Orucun farz olduğunu inkar eden kişi dinden çıkmış olur.Peygamberimiz bu hususu “İslâm beş şey üzerine kurulmuştur: Allah’tan başkailah olmadığına ve Hz. Muhammed’in (s.a.v) O’nun kulu ve elçisi olduğunatanıklık etmek; namaz kılmak, zekât vermek, ramazan orucunu tutmak ve gücüyetenler için Beytullah’ı ziyaret etmektir (hac)” diyerek bildirmiştir.(Buhari, “İman”, 34, 40; “İlim”, 25; Müslim, “İman”, 8) Orucun farz kılındığınıbildiren ayetler de şunlardır: “Ey iman edenler! Sizden öncekilere olduğu gibi,size de oruç tutma yükümlülüğü getirilmiştir; bu sayede kendinizikoruyacaksınız. Oruç sayılı günlerdedir. İçinizden hasta veya yolculuktaolanlar başka günlerde tutabilirler; hasta veya yolcu olmadığı halde oruçtutmakta zorlananlar ise bir fakir doyumluğu fidye vermelidir. Daha fazlasınıveren, kendine daha fazla iyilik etmiş olur; fakat yine de, eğer bilirseniz,oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır.” (el-Bakara 2/183-184) Oruç riyanın en az karışacağı biribadet olduğu için sevabı en fazla olan ibadetlerden sayılmıştır. Peygamberimiz‘den nakledildiğine göre, orucun bu yönüne ilişkin olarak Allah, “Oruç benimiçindir; onun karşılığını ben vereceğim.” (Buhari, “Savm”, 2, 9; Müslim,“Sıyâm”, 30) buyurmuştur. Bu bakımdan oruç tutmanın sevap olarak karşılığıoldukça yüksektir. Cennetin özel olarak oruç tutanların girmesi için ayrılmışbulunan “Reyyan” adlı kapısından oruç tutanların girme hakkı (Buhari,“Savm”, 4) vardır.
Hz. Peygamber (s.a.v) birçok hadislerinde orucunfaziletlerini açıklarken, samimi bir inançla Allah’ın hoşnutluğunu kazanmaküzere ramazan ayını oruçla geçirenin günahlarının bağışlanacağını veoruçluların cennette yüksek derecelere nail olacağını bizlere haber vermiştirAllah Resûlü (s.a.v)şöyle buyurur “Kim, faziletine inanarak ve karşılığınıAllah’tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa, geçmiş günahları affedilir.”(Buhari, İman, 28; Savm, 6; Müslim, Sıyâm, 203). Bizler, Farz olan Ramazan orucunututunca, hem Allah’ın rızasını kazanıyor sevap elde ediyoruz, hem de tutuğumuzbu oruçlar bizim günahlarımıza kefaret oluyor. Bu hususta Peygamber (s.a.v.)Efendimiz şöyle buyuruyor: “Kişi büyük günahlardan kaçındığı takdirde, beşvakit namazlar, cumadan cumaya ve Ramazan’dan Ramazan’a, aralarında işlenengünahlara kefarettir.” Oruç, kişiyi kötülüklerden ve günahlardan koruyan birkalkandır. “Oruç sahibini koruyan bir kalkandır. Oruçlu kimse saygısızlıkyapmasın, ahlaksızca konuşmasın. Eğer birisi kendisiyle dövüşmeye veyasövüşmeye kalkışırsa, iki defa, “Ben oruçluyum, ben oruçluyum” desin, Onabulaşmasın.” İbn Mace’de bulunan başka bir rivayette ise, Efendimiz (s.a.v.)şöyle buyuruyor: “Kalkan savaşta sizi koruduğu gibi oruç da cehennem ateşindensizi korur. Oruçlunun kazanacağı ecir ve mükafat, Allah katında garantilidir.
Garantisi şu hadislerdir. “Canım elinde olan Allah’ayemin ederim ki, oruçlunun ağız kokusu Allah nezdinde misk kokusundan çok dahahoştur”. (Zira Allah (cc) buyuruyor ki): “ Oruçlu yemesini içmesini veşehvetini sırf benim için terk ediyor. Bu nedenle onun mükafatını benvereceğim. İyiliğin karşılığı ise on misliyledir.” Aynı konuda Müslim’de şurivayet vardır : “ Yüce Allah (cc) şöyle buyurmaktadır: “Adem oğlunun her amelikendisinindir. Yalnız oruç müstesna, o benimdir. Onun mükafatını verecek olanda benim.” Oruç, Yüce Allah’ın bize verdiği nimetlere karşı bir teşekkürdür.“Her şeyin bir zekatı vardır. Bedenin zekatı da oruçtur.” “Oruç sabrınyarısıdır.” Oruç, bizlere sabretmesiniöğretmektedir.
Oruç sayesinde kazandığımız sabrımızı devam ettirmeliyiz.Oruç tuttuğumuz zaman iftar vakti olunca seviniyor, yemeğe ve suya kavuşuncarahatlıyoruz. Oysa asıl ferahlık ve rahatlığı oruçlular Allah’a kavuşuncayaşayacaklar: “Oruçlu için biri iftar ettiğinde, diğeri ise Rabbiylekarşılaştığında olmak üzere iki sevinç zamanı vardır”. İmkânlarımız nispetince,oruç tutan kimselere iftar soframızda yer ayıralım. İftar soframızıdostlarımıza, komşularımıza ve özellikle fakir ve muhtaçlara açalım. Ecir vesevap kazanalım.” Her kim bir oruçluya iftar ettirirse, kendisine onun sevabıkadar sevap verilir. Oruçlunun ecrinden de hiçbir şey eksilmez.” “Hz. Peygamber (s.a.v.) insanlarla birlikteiftar ettiğinde şöyle derdi: “Yanınızda oruçlular iftar etsin, yemeğiniziiyiler yesin ve üzerinize melekler insin”. Oruç tutan kişinin cennetegirebilmesi için diğer dini görevlerinin (farzlar) dışında büyük günahlardan dasakınması gerekir. Şu Hadis-i Şerif bu hususu ifade eder: “Beş vakit namazınıkılan, Ramazan orucunu tutan, zekatını veren, yedi büyük günahlardan sakınanhiçbir Müslüman yoktur ki, cennetin kapıları onun için açılmış olmasın. Ona“güven içinde Cennete gir” denilir.” Son Söz: Ecri ve sevabı bu kadar çok olanRamazan orucunu mazeretsiz terk etmeyelim. Nefsimize ve yanlış telkinlereuymayalım. Farz olan Orucumuzu zamanında tutalım. Mazeretsiz oruç tutmamakbüyük günahtır. Dinde geçerli bir mazereti olmadığı halde orucunu tutmayan kişiAllah’a isyan etmiş, pek çok sevaptan ve manevi nimetten yoksun kalmış olur.Büyük günah işlemiş olur. Yüce Allah tuttuğumuz ve tutacağımız oruçlarımızıkabul eylesin. Ramazan- ı Şerifi en iyi şekilde değerlendiren bahtiyarkullarından eylesin. Bizleri Kadir Gecesine ve Ramazan Bayramına, sağlık sıhhatve afiyetle ve sevdiklerimizle kavuştursun. Amin.
Selam ve Dua İle










YORUMLAR