Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Yenigün Gazetesi
Yenigün Gazetesi

HOŞ GELDİN YA ŞEHR-İ RAMAZAN AH NEREDE O ESKİ BEN!

..

 Bu günlerde on bir ayınsultanı, Allah’ın kullarına bahşettiği lütuf, bereket ve mağfiret ayı,  gökten rahmetin sağanak sağanak yağdığı,nefis şeytanlarımızın bağlandığı, tokluğa alışmış bedenimizi nadasa aldığımız,ruhumuzu beslediğimiz, yenilenme, arınma, sıhhat bulma, ilahi rahmete mazharolma, hasat toplama, toparlanma ayı, İlahi mucizenin ilk defa yeryüzüne teşrifettiği Kuran ayı, içinde bin aydan daha hayırlı nimet gecelerini saklayankazanma ayı olan Ramazan ayı içerisinde manevi bir iklimdeyiz. Etrafımızı bumanevi iklimin çevirdiği, onun büyüsüyle dolup taşmamız gereken bu günlerde,biraz da ülkemizin ve dünyanın içinde bulunduğu salgın ve onun getirmiş olduğutedbirlerin oluşturduğu karamsar hava içerisinde geçmiş yıllarda duymayaalıştığımız ama şimdilerde daha sık kullandığımız ‘Nerde o eski Ramazanlar’klişesini daha da abarttığımız,  bu ayıbaşkalaştırdığımız bir hal içerisindeyiz.

Bu Ramazan farklı, garip, eskisigibi değil gibi algılarla bize sunulan nimeti elimizin tersiyle itiyoruz… Ah oeski Ramazanlar deyip eski tadı bulamadığımızı iddia ediyoruz ya her seferinde.Peki ne değişti Ramazan ayında neden eskisi gibi değil hiç düşündük mü? DeğişenRamazan ayı mı yoksa biz miyiz? Şöyle bir bakacak olursak; orucun tutulmaşeklinde var mı bir değişiklik, ya da ayın günleri fahiş arttı ya da eksildimi? Ben kendi mi bildim bileli 29 ila 30 günden ibarettir Ramazan ayı. PekiRamazan orucuna Allah katında verilen sevap, yapılacak iltifat değişti mi? Yada sahur ve iftar vakitleri onların bereketi, sevinci… Hayır dediğinizi duyargibiyim.

Öyle de zaten bundan 4000 küsüryıl önce biz Müslümanlara oruç farz kılındığında gelen hükümler ve bu ay neyseyüzyıllardır aynı, hiç değişmedi. Ha şunu da inkar etmemek lazım; değişen tekşey Hicri ay sebebi ile her yıl on gün öne gelen Ramazan ayının tarihi. O daöyle bir ilahi lütuf ki her mevsim oruç tutma nimetine mazhar olup yaz-kış,uzun-kısa her hal ile sınanıyoruz. Ama ayın bereketinden hiçbir şeykaybetmiyoruz. Peki değişen ne o zaman? Bize iç çektirip ah o eski Ramazanlardedirten… Tabii ki de biziz, kendi benliğimiz, düşünce yapımız, bakışımız,iyice semirtip manevi lezzet duyusunu kaybettiğimiz nefsimiz, enemizenaniyetimiz. En çok da çocuklukta tutulan oruca o eski Ramazanlara bir özlemvardır. Çünkü hayatımızın en masum, en saf duygularına sahip olduğumuz, ensamimi halimizle idrak ettiğimiz dönemler, tuttuğumuz oruçlar, yad ettiğimizgünlerdir o günler. Emin olun bizim eskiye özlemle hayıflandığımız bu günlerdeoruç tutan bir çocuk da yıllar sonra aynı cümleleri kuracaktır. Bu lezzetibulamayacaktır. Bu zor zamanlardan geçtiğimiz günlerde ne değişti geçen senekiRamazanla bu Ramazan arasında bir bakalım: Oruç aynı, farz derecesi aynı amatutmamak için mazeretlerimiz değişti. İftar aynı ama abartılı hazırlandığımız,israfın ziyadesini yaptığımız, eş dost ile açılan iftarlar değişti. Fakatsofranda ağırlayamasan da bir ihtiyaç sahibinin kapısına bırakacağın yiyeceklerdenonlara iftar ettirmişçesine alacağın sevap değişmedi. Belki işten eve giderkenher canımızın çektiğini alamaz olduk ama iftar sevincine eklediğimiz israfgünahı, çöplerimizin doluluk oranı değişti. İftarı beklerken okunan ezanlar,atılan toplar, sahurda gelen davul sesleri aynı ama iftar sonrası dolan mesirealanları, cafeler sokaklar, sahura kadar kahvehanelerdeki alemler değişti. Pekibu ayın ruhundan bir şey kaybedildi mi? Hayır.

Belki yüreğimizi burkan,camilerde kılınan teravihler değişti ama teravihin sevabı, evde cemaat olmagüzelliği,  cemaat olunmasa bile evdekılabilme özelliği değişmedi. Mukabele meclisleri yok belki ama Kuran okumanın,Kuran ayında onu anlayıp, idrakine varıp hayatımıza uygulamanın hikmetideğişmedi. Bin aydan daha hayırlı Kuran’ın indirildiği Kadir gecesininbüyüklüğü, gizemi, bereketi değişmedi… İftardan önceki sıcak pide kuyruklarıdeğişti bir de onu unutmamak lazım tabii. Ama sıcak olmasa da pide yiyebilmepotansiyelimiz değişmedi. Komşumuzu çağıramasak da iftara ona sunacağımız birkap yemekle sofrasına misafir olmak değişmedi. Akrabalarla beraber,  kalabalık iftar sofraları yoksa da bu Ramazan,telefonla da olsa Sıla-i Rahim yapıp onun sevabını kazanmak değişmedi. Yeter kideğişmesini istemeyin bir şeylerin, siz değişmeyin yeter ki! Ramazan aynı Ramazanemin olun. Sağlıkla, sıhhatle, sevdiklerimizle beraber bu sene de kavuştuğumuziçin bu mübarek aya çokça şükredip, önce kendimizi, tembelliğimizi vezihniyetimizi değiştirip ah o eski Ramazanlar demek yerine, fabrika ayarlarımızadönüp, kaybettiğimiz çocukluk yıllarına terk ettiğimiz eski benliğimiziaramanın vakti gelmedi mi? Geçiyor bile vesselam…

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER