..
Çocuklarımızı yetiştirmeye çabalarken; ahlaki, hukuki veörfi değerleri hangi yöntemlerle veriyoruz? Şimdiki nesilde durum çok değişmesede bizim nesilde yöntem ‘’Cıss’’yöntemiydi. Ayıp, günah, yasak, tehlikeli…vb.diye verilecek kavramları neden tehlikeli, neden ayıp, neden yasak ya da günahdiye değil; kestirme yoldan ‘’Cıss’’ diye öğrenirdik. Çocuklar zaten saf vemasum zihin yapılarıyla soyut kavramları anlamakta zorluk çekerler. Bir de biz,o yapıyı iyice karmaşıklaştıralım diye ‘’Cıss’’ terimini ekliyoruz. Başkaterimlerimiz de var tabi, tehlikeli görülen bir yere gitmemesi için uyarıyıgenelde, ‘’Bak oradan düşersen seni döverim’’ diye, yalan söylerse ‘’Dilinikeserim’’, yaramazlık yaparsan’ ’İğneciye götürürüm’’ ‘’Polis çağırırım seni hapseatar’’, ‘’Seni canavara veririm’’ ‘’Öcü geliyor’’ gibi sayısız travmatik cümle söylenir.Mesela ‘’Taş olursun’’ deyimi var ki beni çocukluğumda bir dönem baya yormuştu.Çocukken bana, yalan söylersen ‘’Allah taş yapar.’’ demişlerdi. Tabi yalannedir? Neden söylenmemelidir? diye bir öğreti mekanizmamızçalıştırılamadığından bu söylem daha kolay görünüyor. Öyle ki çocukluğumda gördüğüm tüm heykelleri,yalan söylediği için taş olmuş kimseler sanırdım. Şimdi bana da çok komikgeliyor ama o dönemde benim için baya korkutucuydu.
Genel manada bakıldığında da çocukluğumuzdan itibarenkorkutularak verilmek istenen değerlerimiz pek çok görünüyor. Hoşgörü ileörüntülenen dinimiz (istisnai durum ve kişiler dışında) nedense hep cehennemkorkusuyla öğretilmeye çalışılır. Hâlbuki, korkuyla öğrenilen hangi davranışkalıcı ve sürdürülebilir olmuş değil mi? Bazen çocuklardan öğrenilecek çokşeyimizin olduğunu düşünüyorum. Cennet ve Cehennem ile ilgili meraklı sorularsoran bir çocuğumuza Cehennemin korkutuculuğundansa, Cennetin muhteşemliğiniövsek sevgiyle ve hevesle bağlamış oluruz. Yıllarca namazı neden kılmamızgerektiğini sorduğum çoğu insan; ’’Çünkü farz!’’ diye açıkladı. Sadece turistgibi gidersem ve etkilenemezsem diye korkarak gittiğim ama sevdiğim birini bırakıpdönmüşüm gibi bir bağlanmayla döndüğüm, Umre ibadetim esnasında, 5-6 yaşlarındanamaz kılan bir kız çocuğuyla Kâbe’de aynı safta yan yana denk geldik.Çocukların olaylara ve dünyaya bakış açıları her zaman etkileyici olduğuiçin ‘’Neden namaz kılıyorsun’’ diyesordum. Bana gülümsedi ve ‘’Bu çok kolay ve komik bir soru’’, dedi. ‘’Peki,cevabını söyleyebilir misin’’, dedim. ‘’Çünkü Allah’la buluşup sohbetediyorum.’’ dedi. İşte bu kadar basitti! Yıllarca anlam yüklemeye çalıştığımneden? diye sorguladığım sorunun cevabını küçük bir kız çocuğu kafamda bir ışıkyakarak vermişti. Aslında çocuklar her şeyi bizim sandığımızın aksine öylekolay ve güzel anlayıp yorumlayabiliyorlar ki, sadece anlaşılır halde değervererek konuşmamız yeterli.
Biz yetişkinler nasıl aklımızın yatmadığı, iknaolmadığımız konularda sorgulayıcı davranıyor ve direnç gösteriyorsak,çocuklarımızın da masum ve saf zihinlerini gereksiz safsata ve korkucümleleriyle doldurarak aslında seveceği ya da ilgi göstereceği konularıonlardan uzaklaştırmış olabiliriz. Eleştirip açık arayan değil deheveslendirip, destekleyen tavırlar sergilersek çocuklarımızda istenilendavranışları kalıcı hale getirebiliriz. Yoksa anlamlandıramadığı öğretileri;korkuyla kalıcı yapmalarına imkân yoktur. Değişen ve gelişen dünyadayöntemlerimizi de değiştirmek ve güncellemek zorundayız. Hele ki zamaneçocukları çok zeki ve çabuk öğreniyorlar. Teknolojiyi kullanma konusunda hemçok şanslılar hem de çok büyük risk altındalar bu yüzden öğreti ve örnekdavranış dilimizi ‘’Cıss’’ dilinden çıkartıp, ‘’sevgi ve hoşgörü’’ dili halinegetirmek mecburiyetindeyiz. Zira şimdiki çocuklar bizim nesiller gibi kolayikna da olmuyorlar. Misafir geldiğinde annelerimiz bizi kaşıyla gözüyle idareedip hizmet yaptırırlardı. Bir arkadaşım kızına kaşı gözüyle mutfağa git,komutunu vermek istediğinde 10 yaşındaki kızı annesine; ‘’Ne kaşın gözünoynuyor düzgünce söylesene’’ diye komut gibi komut vermişti.
Değişiyoruz vebu değişim dünyasından bizler kopuk kalamıyoruz. O halde edeple ve güzellikleahlaki, örfi ve hukuki davranışları kazandırmak istiyorsak, hepimiz sevgi vehoşgörü dilini öğrenmeli ve harekete geçirmeliyiz. Yoksa maazallah hepimizkomut gibi komutlar almak zorunda kalırız.










YORUMLAR