Herkes eğitimden şikayetçi, gençler dağınık, aileler yorgun, stres anksiyete artmış, toplum gergin, bilgi artıyor, hikmet azalıyor.
Diplomalı isimler çoğalıyor, şahsiyetli kişiler azalıyor. Herkes başarıya odaklanmış durumda, kimse adamlıktan mertlikten bahsetmiyor…
Oysa eğitim sadece bilgi değil, eğitim bir toplumun ruhunu inşa etmektir. Bugün yaşadığımız sadece müfredat krizi değil, anlam krizi maneviyat krizi var.
Sınav odaklı bir toplum olduk, böyle bir anlayış insanı büyütmez, olgunlaştırmaz.
Kur’an’ın ilk emri oku, ama insanca adamca oku… hakikati oku, okuduğun bilgi sana Rabbini bildirsin, haddini bildirsin.
Bilginin teknolojinin paranın gücün olduğu yerde eğer vicdan adalet dürüstlük yok ise orada ahlaki kriz başlar.
İşte burada eğitim denince akla nebevi eğitim geliyor. Sevgili peygamberimiz (s.a.v.) insan yetiştiren bir muallimdi.
Kur’an peygamberimizin görevini şöyle tarif eder:
O ayetleri okur, onları arındırır. Onlara kitabı hikmeti öğretir. Bu ayet eğitimin üç temel direğini gösteriyor.
Okutmak, arındırmak, hikmet kazandırmak.
Yani nebevi eğitimde sadece bilgi değil tezkiye, sadece öğretim değil terbiye var. İnsanı içten inşa etmek var.









