Kimse bu günkü haline aldanmasın, akıbetimizin ne olacağını kimse bilmez. Çünkü sonumuzu yazma salahiyetine sahip değiliz. O ilahi takdire göre şekillenecektir.
Onun için başarılı olduğumuz her işte Allah diledi, gayret ettik sonuç olumlu oldu demek gerekir. Çünkü rota bir anda terse dönebilir. Tarih bu gibi vakalarla doludur.
Kendimize güvenmek yerine Allaha güvenirsek, kendimizi beğenmek yerine, ilahi düzene hayranlık duyarsak her şey umduğumuzdan daha güzel olabilir.
Çünkü bizim yazmadığımız bir piyesin içinde senaryonun ne olduğunu bilmeden oynayan kör oyuncular gibiyiz.
Selçuklu sultanı Alparslan’ın Malazgirt zaferinden sonra uğradığı feci akıbet bizleri derin düşünceye sevk etmektedir.
Alparslan Karahanlılar topraklarına girdi. Bugün haritadan silinmiş Berzem kalesini kuşattı, kalede komutan Yusuf el Harezmi esir edilerek, elleri bağlı vaziyette sultanın huzuruna getirildi, Alparslan esiri hesaba çekti, kendisine ok atılarak öldürülme cezası verdi.
Harezmi o an bağırmaya başlar, hiç utanmaz mısın eli kolu bağlı birini öldürteceksin, bu yiğitlik mi? Elimi ayağımı çöz, öldürürsen yine öldür diyerek sultanı tahrik eder, sultan Alpaslan:
Çözün bakalım ne yapacak diye emir verir. Çözerler, Yusuf Harezmi olanca hızıyla sultanın üzerine koşar, çizmesindeki gizlediği kesici aletle sultanı yaralar.
Orada harezmi etkisiz hale getirilir, ama sultan ağır yaralanır. Sultanın Vasiyetini yaptıktan sonra son sözleri şunlar olur:
Her nereye yönelirsem Allah’ın yardımını isterdim. Dün bir tepeye çıktım, ordumun azametinden, askerimin çokluğundan bana bir gurur geldi. Kendi kendime ben cihanın padişahıyım, bana kimsenin gücü yetmez dedim.
Bu yüzden Allah beni yarattıklarının en zayıfı karşısında aciz bıraktı. Allahtan mağfiret diler, bu düşüncemden dolayı beni affetmesini niyaz ederim” Dedi.
Sultan Alpaslan dört gün sonra son nefesini verdiğinde tarihler 24 Kasım 1072’yi gösteriyor. Selçuklu tahtında sultan Melikşah oturuyordu.
Bu kıssadan alacağımız büyük bir hisse var, insan ne olursa olsun, azametin ve kuvvetin yalnızca Allaha ait olduğunu unutmamalı, Allah’ın verdiği de vermediği de imtihandır bunun bilincinde olmalı. İnsan elde ettiği her ne olursa olsun kibirden şımarıklıktan ve riyadan kaçınmalıdır.
Kaynaklar: muharrem kesik, sultan Alpaslan nasıl öldürüldü? USAD, güz 2016: (5) 95- 115.
Erkan Göksu, Selçuklular, kronik: 2019.
Allah yar ve yardımcımız olsun.
Selam ve dua ile.









