Gerçek ilim, sadece dünyevi bilgileri değil, insanı yaratan, Rabbini tanıtan, ruhu olgunlaştıran hem dünya hem de ahiret saadetini hedefleyen faydalı bilgidir.
Bu vesileyle Yunus emre hazretlerinin hikmet dolu sözlerinden birkaçını zikredelim.
İlim ilim bilmektir,
İlim kendini bilmektir,
Sen kendini bilmez isen,
Ya nice okumaktır.,
Hakiki İlim kendini bilmek, haddini bilmek kulluğun ve hiçliğin idrakine varmaktır.
Öğrenci kimya dersinde elementler tablosunu okuyor. Lakin atomun temeldeki dizilişlerle kâinatta bunca farklı sanatı temaşa ettiren faili mutlak’a yüceler yücesi sanatkara gidebiliyor mu?
Öğrenci tarih okuyor, okurken geçmiş kavimlerin isyan, ahlaksızlık, küfür ve sapkınlıkları nedeni ile nasıl helak olduklarını dünyanın fani olduğunu bu dünyada tek hakikatin iyi bir kul olmak olduğunu idrak edebiliyor mu?
Biyoloji, fen ve tıp okuyanlar öğrendikleri ilimle sanattan sanatkara, sebepten müsebbibe, eserden müessire ulaşabiliyor mu?
Öğrenci dini ilimler öğreniyor, öğrendiği sadece kuru bilgi mi? Yoksa uygulama var mı? Dini ilimler haddini bilmeye Rabbini gerçek manada tanımaya kulluk yapmaya vesile oluyor mu?
İşte yunusun kuru emek dediği şey budur.
Tabduk baba yunusu sır ve hikmet eşiğinde yoğurdu. Onu gurur ve fanilik tozlarından arındırdı.
İşte bu terbiye sürecini yunus şu güzel mısralarla ifade ediyor.
Tapduk’un tapusunda,
Kul olduk kapusunda,
Yunus miskin çiğ idik
Piştik Elhamdülillah.
Karanlığa ışık olacak, insanlığa faydalı, Marifetullaha ulaştıracak ilme sahip olanlardan, Manevi olgunluğa erenlerden, haddini ve Rabbini bilen kullardan olmak duasıyla.
Allah yar ve yardımcımız olsun.
Selam ve dua ile.









