Sevgili peygamberimiz Hz, Muhammed (S.A.V.) alemlere rahmet olarak gönderilen bütün varlıkların en üstünüdür.
Bizi peygamberler içerisinde son peygamber Hz, Muhammed’e ümmet olma şerefine erdiren yüce Rabbimize ne kadar şükretsek azdır.
Biz onu görmeden sevdik, ondan asırlar sonra ahir zamanda kirli bir çağda dünyaya geldik, İslam’ı yaşamanın kor ateşi elde tutmak kadar zor olduğu demleri yaşıyoruz, ümmetin garip kaldığı, ahlaki erozyonun her geçen gün arttığı, inanç ve itikadın tehlikeye girdiği bir zamanda mümin kalma mücadelesi vermekteyiz.
Hiçbir insan Allah resulünü değeri nispetinde medh edecek güce sahip değildir.
Sevgili peygamberimiz için okunan her naat, yazılan her yazı ve şiir sadece onun yoluna izine sevdalı olanların duygularının kısaca tercümanıdır. Onun mübarek zatını ve sıfatlarını tam anlamıyla anlatmaya kelam kifayet etmez.
O iki cihanın solmayan güneşi,
Var mı alemde onun benzeri eşi,
Sen hakikatin solmayan gülü,
Seni tanımayan kalpler ölü,
Alem sana olmuş hayran,
Canlar sana olsun kurban,
Muhammedül eminsin sen,
Hakikatı buldu sana gelen,
Sen taş atana gül uzattın,
Vahşiyi bile kervana kattın,
Uhud’da kırdılar mübarek dişini,
Kaybettin altı evladını ve eşini,
Öz vatanını çileyle terk ettin,
Mekke’den Medine’ye gittin,
Senden sonra ümmet perişan,
Hele Gazze’de durmuyor kan,
Her gün onlarca çocuk ölüyor,
Ümmetin ağlarken, kafir gülüyor,
Mazlumlar ümmetten davacı,
Büyüyor yüreğimizdeki sancı,
Affet sana layık ümmet olamadık,
Gidip gariplerin yarasını saramadık,
Efendim salat selam olsun sana,
Selam olsun aline ve ashabına…
Mevlidi nebi haftası vesilesiyle iki cihan güneşi sevgili peygamberimize salat selam olsun, mahşer günü ak bir yüzle karşısına çıkabilmek, Kevser havuzu başında kendisini selamlayabilmek duasıyla.
Allah yar ve yardımcımız olsun.
Selam ve dua ile.









