Yeni bir yıla girmiş bulunmaktayız. Ömrümüzden giden bir yılı daha geride bıraktık.
Müslüman yeni yılda geçmiş yılın muhasebesini, gelecek günlerin de plan ve programını yapmalı.
Yıl başı eğlence zamanı değil,
Geçen yılın muhasebe zamanıdır.
Ömrümüzden geçen giden 365 gün bir daha gelmeyecek.
Yılbaşı geçen bir yıl boyunca Allah için ne yaptım? Sorusunu sorma zamanı,
Yeni yıl bizi yaşatan, türlü nimetleriyle bizi donatan ve hala kulluk yapmamız için bize fırsat sunan yüce Allah’a teşekkür etme zamanı.
Bizi biz yapan, bizi millet olarak kardeşçe yaşamamızı sağlayan Müslüman kimliğimizdir.
Tarih sahnesinden silinen milletler yabancı kültürlerin etkisinde kalmış, onları taklit ederek kendi öz kimliklerine yabancılaşmışlardır.
Şu soruyu sormak istiyoruz. Siz hiç Ramazan Bayramı kutlayan bir Yahudi, Kurban Bayramı kutlayan kurban kesen bir Hristiyan gördünüz mü? Cevap hayır.
Öyleyse biz de başka dinlerin örf ve kültürlerine hayranlık duymamalıyız.
Kafirun suresi 6. Ayeti kerimede cenabı hak şöyle buyuruyor:
Sizin dininiz size, benim dinim banadır.
Bizim dinimiz o kadar güzelliklerle dolu ki; başka dinlerin örf ve ananelerine ihtiyacımız yoktur.
Bilge adam Aliya İzzetbegoviç şöyle der:
Savaş ölünce değil, düşmana benzeyince kaybedilir.
2026 yılının İslam alemine ve tüm insanlığa hayırlar getirmesini temenni ediyorum.
Kan ve gözyaşının akmadığı, bir yıl olması duasıyla.
Allah yar ve yardımcımız olsun.
Selam ve dua ile.









