Dünyada her yıl çok çeşitli günler kutlanıyor, anneler günü babalar günü kadınlar günü sevgililer günü dünya çocuk hakları günü,
Bu kutlanan, anlam yüklenen şeyler madem o kadar önemliydi, soruyorum o zaman niye anneler babalar huzur evindeler?
Madem aşk muhabbet sevgi o kadar zirvedeydi, niye son bir asırdır dünyada her yıl binlerce kadın öldürülüyor, bir diğer soru dünyada çocuk hakları varsa hunharca öldürülen Suriyeli Iraklı Gazze’li çocuklar çocuk değil miydi?
Bir de 3 Aralık dünya engelliler günü var, o gün engelliler ziyaret ediliyor, fotoğraflar çekiliyor paylaşımlar yapılıyor.
Kimse engelli birine acıyarak bakmasın, çünkü bedendeki engel zorluğu bir şekilde aşılır, ama engel kalplerde düşüncelerde ise, işte asıl engel odur.
Engelli olan kardeşlerimizi yakından takip ediyorum, bir çoğunda tevekkül sabır ve sükûnet var. Allah onlara birçok insanda olmayan özellikler vermiştir.
Engelli yürüyemeyen bir kardeşimiz Allah benden yürüme gücünü aldı, ama bana onu sevecek bir kalp ve onu zikredecek dil verdi, ben onun bana verdiği hesapsız nimetlere karşı nasıl nankörlük ederim, nasıl yürüme gücünü benden aldığı için ona sitem ederim diyor.
Yazımı Çocukluğunda görme yetisini kaybetmiş türlü zorluklar ve vefasızlıklar yaşayan asıl engelin bedende değil kalpte ve insanlıkta olduğunu ifade eden Aşık Veysel’in mısralarıyla sonlandırmak istiyorum.
KARA TOPRAK
Dost dost diye nicesine sarıldım,
Benim sadık yârim kara topraktır,
Beyhude dolandım boşa yoruldum,
Benim sadık yârim kara topraktır,
Nice güzellere bağlandım kaldım,
Ne bir vefa gördüm, ne fayda buldum,
Karnın yardım kazma ile bel ile,
Yüzün yırttım tırmık ile el ile,
Yine karşıladı beni gül ile,
Benim sadık yârim kara topraktır.
Sözün kısası bedendeki engeller bir şekilde aşılır, yeter ki kalplerde ve fikirlerde engel olmasın.
Allah yar ve yardımcımız olsun.
Selam ve dua ile.









