Evreni meydana getiren, yerde gezen karıncadan gökyüzünü süsleyen yıldızlara, aya, güneşe kadar, her mevcudun bir varoluş, hikmeti ve gayesi vardır.
Yüce Allah Ali İmran suresi 191. Ayeti kerimede mealen şöyle buyuruyor. Onlar göklerin ve yerin yaratılışını düşünürler. Rabbimiz sen bunu boşuna yaratmadın, sen her şeyden münezzehsin derler.
Zira cenabı hak Nebe suresinde şöyle buyuruyor.
Biz yeryüzünü rahat yaşamanız için bir beşik, dağları da onun için birer direk kılmadık mı? Uykunuzu dinlenme zamanı, geceyi de bir örtü yaptık. Gündüzü geçim sağlama vakti kıldık. Üstünüze yedi kat gök bina ettik. Parlak ışık veren güneşi var ettik. Bulutlardan bol bol yağmur yağdırdık.
Evet, evrende bulunan canlı cansız her varlıkta ve hadisenin gerisinde mutlaka bir ilahi hikmet vardır.
Âlem kimin için yaratıldı? İnsan için yaratıldı. İnsan niçin yaratıldı? Allaha kul olmak için yaratıldı.
Cenabı hak alemi ve içindekileri insan için var etmiş. İnsana ikram etmiştir. Gece ile gündüz, ay ile güneş, mevsimler, denizler, karalar, toprak, su, hava, ateş hulasa her şey insana hizmet için yaratılmıştır. Arı insan için bal yapar, Tavuk insan için yumurtlar. Koyun insan için süt verir, İnek insan için et verir.
Allah bu kadar ikramda bulunurken bize borç yazmamış. Bizden ücret de talep etmiyor. Sadece kulum iyiliğin farkında ol, şükret, hata yaparsan af dile. Seni yarattığımı, her şeyi senin için var ettiğimi, güce kuvvete sahip olduğumu bil, beni unutma, nankör olma buyuruyor.
Koca bir ömrü dünyaya hizmetkar olarak geçiren insan! seni var eden padişahlar padişahına zaman ayırmak nasıl sana zor gelebilir. Bir fincan kahveye on kere teşekkür ederken, rabbinden gelen bir imtihanı nasıl yedi düvele reklam edersin. Kimi kime şikayet edersin Ey insan!
Annemiz Hz Havva babamız Hz Adem,
İnsan olarak kimi cevher, kimisi ise maden,
Bir fincan kahveye, on kere teşekkür eden sen,
Söyle yaratana karşı acaba bu nankörlük neden?
Cenabı hak bizleri imtihan için bu aleme göndermiştir. Allah insanı hayatın bin bir çeşit zigzag ve virajlarıyla dener. Bu varoluşumuzun değişmez kuralıdır. Hayat Yemek içmek yatmak uyumak ve gezmekten ibaret değildir. Eşrefi mahluk yani varlığın en şereflisi olan insana ben seni başı boş o aleme göndermedim. Fani dünyada nefsin ve şeytanın karşısında aklın iraden ile ne yapacağını denemek için gönderdim buyuruyor.
Hayat ve insanlık yemek içmek, uyumak ve gezmekten ibaret değil. Sadece Ye iç yat uyu Tabiri caizse bunu ahırdaki inek de yapar. İnsanı hayvandan ayıran özellikler vardır. Bu da iman, edep, ahlak, ibadet, manevi şuur ve Allaha kulluktur.
Üstadımız necip fazıl ne güzel söyler:
Neler kaybetti insan kula kulluk uğruna,
Ah bir erebilseydik kul olmanın şuuruna.”
Allah bizleri zamanında kulluk borcunu yerine getirenlerden eylesin. Huzuruna kulluk borcu olmadan çıkacaklardan eylesin. Has sevdiği kullarından olmayı bizlere nasip eylesin.
Allah yar ve yardımcımız olsun.
Selam ve dua ile.










YORUMLAR