Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Yenigün Gazetesi
Yenigün Gazetesi

SON BAHAR HAZAN YAPRAKLARI

Bir sonbahar daha geçiyor ömrümüzden.

Yaz dönemi üstadımla beraber hasandağı, selime, ıhlara, helva dere ve mamasın bölgelerini gezeriz. Aslında bu vakit geçirmelik bir gezme değil, ilahi sanat harikasını görebilmek için yapılan bir yolculuk.

Baktığın yüksek dağların heybetinde, ağaçların yapraklarının her kımıldayışının aslında yüce yaratanı zikrettiklerini düşünmede, pınarların akan suyun akışındaki huzurda, ilahi nakkaşın ne muazzam bir mimar olduğunu görüyorsun.

Hafta sonu yine doğayı gezdik dolaştık, ilahi sanat harikasını seyrettiğim sırada Karşımda duran ağaca baktım. Dalları kurumuş, yaprakları sararmıştı, bu son baharın habercisi, ağaçların yaprakları yazın yeşil iken sonbaharda sararıyor. İnsan da gençliğinde dinamik iken, ömründen geçen her yılla beraber enerjisini, gücünü dinamikliğini kaybediyor.

Karşımdaki yaprakları sararmış ağaca bakarken, baktım kolumdaki saat de dakika dakika ilerliyordu, saat işliyor zaman ilerliyor ömür geçiyordu. Mutluluklar hüzünler bir bir gelip misafir olup gidiyorlardı.

Baktım esen serin bir rüzgar vardı, Selime’nin ağaçları sallanıyor, düşen yapraklar ise yerde savruluyorlardı,

Yine hayatla bağdaştırdım bu rüzgarı, insan hayatta sararmış solmuş bir gazeli savuran mutlaka bir rüzgarla karşılaşıyor.

Aldım başımı iki elimin arasına sordum sahi hayat dediğin nedir? İçimden bir ses cevap verdi bu soruya: hayat dediğin tek giriş ve tek çıkışlı bir kapıdan ibaret değil midir?

Kapıdan girmek kaderse bizler için, çıkışı da kaderin bir gereği değil mi? Hayat dediğin Ezanla başlanan kulluk yolunun sela ile sona ermesi değil mi?

Hayat dediğin kimine şükür sebebi, kimine ise sabır sebebi değil mi? Hayat dediğin ne sadece mutluluk, ne de sadece hüzün, hayat mevlanın kullarına bahşettiği bazen acı, bazen tatlı, bazen sarp yokuş, bazen ise rahat düz bir yolculuktur.

Ya ömür?Üstadın ifadesiyle bir göz kırpmaktan ne farksızdır? Doğmak yaşamak ve ölme karası yolculuk uzun gibi görünse de gerçeği göz kırpacak zaman kadar kısadır.

Zaman mı yenik düşüyor insan! Ya da gerçekten zamanın farkına mı varamıyor? Ya da zamandan hasıl olan hakikati mi idrak etmekten aciziz?

Sonbahar her insanın ahiret yolculuğuna son hazırlanışı…ve dünya hayatının son demleri…

Sonbahar habercisi Eylül hoş geldin, gelirken ömre dair mesajlar verdin, senle beraber havalar değişti, yapraklar sarardı, aslında hepimizi muhasebeye davet ediyorsun.

Son baharın hazan yapraklarını seyrederken, üstat necip fazılın şu dizeleri kulaklarımda çınladı.

Göz kaptırdığım renkten,

Kulak verdiğim sesten,

Affet senden habersiz

Aldığım her nefesten.

Allah yar ve yardımcımız olsun.

Selam ve dua ile.

 

 

 

 

 

 

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER