Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Yenigün Gazetesi
Yenigün Gazetesi

Sabır…

Günlük hayatımızda çok kullandığımız bir kelime sabır.Her hepimiz bir yakınını kaybeden tanıdığımıza “Allah sabır versin” yadabenzeri ifadeler kullanırız. Peki sabır nedir? “Allah sabır versin” derken nediyoruz: ölümün bir hakikat olduğunu anla, ölenin öldüğünü inkar yoluna gitme,Allah a isyan etme, ölen yakınına karşı vefa ve dini görevlerini yerine getir,ölen yakınızın hayatınızda oluşturduğu boşluğu; senin ve sorumlu olduğunkişilerin hayatının devam ettiğini düşünerek doldurmaya çalış… “ Allah sabırversin” derken ne çok şey diyormuşuz.

Hayatın hareketliliği ihtiyaçların karşılanması üzerinekurulmuştur.  Bu ihtiyaçlarınkarşılanması konusunda tam olarak hükmetme gücüne sahip değiliz. Gücümüzünyetmediği irademizin dışında kalan bu beklenti ve olaylar karşısında; gelişenduygu ve davranışlar bize iç huzuru veriyorsa, bu sabırdır. Hayatımızı devamettirmek için gerekli olan ihtiyaçların haricinde birde nefsin bitmek bilmezarzuları vardır. Bu ihtiyaç sınırının ötesindeki arzular kendimizi, bazen debaşkalarını sıkıntıya sokacak derecedir. Bunlar karşısında da sabır; sadeceduyguları bastırmak değildir. Burada sabır nefsi terbiye ile olur.

Sabır eylemsiz bir şekilde katlanma, erteleme, inkaretme, duyarsız kalma değildir. Sabır, olayı kritik edip bazen kendimize bazende kendimiz dışında etken ve kişilere karşı eylem geliştirmedir. Acımasız birzalim karşısında sessiz durup, sızlanmak, hiçbir şey yapmadan beklemek sabırdeğildir. Bu tutum çaresizlik ve korkaklıktır. Başa gelen bir musibetkarşısında hiçbir şey yapmadan beklemek sabır değil ahmaklıktır.  Sabır, insan olarak sınırımızı bilmek; Allah’ınmutlak otorite sahibi olduğunu idrak etmek ve ona göre davranış geliştirmektir.

İnsanoğlu acelecidir. İstediğinin hemen olmasını ister vebir ceht göstermeden olsun ister. Bu sabırsızlıktır. Sabır cehdetmektir. İlimtahsil ederken tembellikle, zalim karşısında korkaklıkla, cahil karşısındaöfkeyle, toplumun inkişafı dinin özü için cahillikle, zengin olma hırsıkarşısında kanaatsizlikle, hayırlı işler konusunda sebat etmek için bezginlikle,  aceleci ruhumuzla, savaşmaktır. Sabır kötüolan karşısında; o kötü durumdan kurtulmak için yapılan her türlü gayret vetevekkül iken iyi olanı devam ettirmektir. Sabır amacın gerçekleşmesi için oanki en uygun davranışı sergilemektir. Bu bazen dayanmak, bazen yorulmamak,bazen susmak, bazen beklemek, bazen iyiliği yapmak için gösterilen gayrettir.Sabır manevi bir terbiyedir.

Huzurevinde çalışan bir bakıcı, yaşlının odasını havalandırmakiçin pencereyi açıyor; bu durumdan rahatsız olan yaşlı odanın havalandırmasınakarşı çıkarak hemen pencerenin kapatılmasını istiyor. Bakıcı görevi icabıpencereyi kapatamayacağını belirtince; yaşlı tarafından yapılan “Ciğerlerin azındangelsin, çocuklarının ölüsünü göresin” beddualarına maruz kalıyor. Bu durum karşısındabakıcı her ne kadar yaşlıya kötü muamelede bulunmasa da;  söylenerek, sızlanarak işini yapması sabırdeğildir. Bakıcı, kendisi için neyin faydalı neyin zararlı olduğunu bilme melekesinikaybetmiş yaşlının bu bedduasına karşın; yaşlının özel durumlarını, yaptığıişin zor yönlerini içselleştirerek moral ve motivasyonunu bozmadan, pozitifenerjiyle, gülümseyip – işinin karşılığında kazandığı para harici Allahrızasını da kazanacağını düşünerek- işini yapmaya devam ediyor ve bir sonrakiyaşlıya giderken gözünde yaş suratında somurtkanlık yok, yüzünde işini iyiyapmanın getirdiği güzellik var ise sabrı yaşamış demektir.

Allah, Bakara Suresinin 177. Ayetinde  “Yüzlerinizidoğuya ve batıya çevirmeniz iyilik değildir. Ama iyilik, Allah’a, ahiretgününe, meleklere, Kitaba ve peygamberlere iman eden; mala olan sevgisinerağmen, onu yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışa, isteyip-dileneneve kölelere (özgürlükleri için) veren; namazı dosdoğru kılan, zekatı veren veahidleştiklerinde ahidlerine vefa gösterenler ile zorda, hastalıkta ve savaşınkızıştığı zamanlarda sabredenler(in tutum ve davranışlarıdır). İşte bunlar,doğru olanlardır ve müttaki olanlar da bunlardır”  buyurmuştur. Allah, zor zamanlarda,hastalıkta ve savaşın kızıştığı dönemlerde sabredenleri doğrular ve muttakilerolarak tanımlamıştır.  Şimdilerde hastalıkyapan bir virüs ile savaş halindeyiz. İşte size doğrulardan ve muttakilerdenolma fırsatı.

Zor zamanlarda olayın etkisini en aza indirmek ve krizifırsata çevirmek için metanetini korumak sabırdır. Bu günlerde bütün dünyayısaran virüs karşısında hiçbir tedbir almadan beklemek ahmaklık, tembellik,çaresizliktir. Virüsün yayılmasını önleme konusunda alınacak her türlütedbirleri isteyerek, iştiyakla bıkmadan usanmadan yerine getirmeye çalışmaksabırdır. Kısıtlı sokağa çıkma dönemlerinde çalışma ve gayretlerimizle zamanıplanlayıp evimizi huzur kaynağı ve kalesi yapabiliyorsak bu sabırdır.Bireylerin ve toplumun faydasına çalışma yapan, yetkililerin işinikolaylaştırma adına; yaptığımız her türlü eylem sabırdır. Sokağa çıkamadığıiçin desteğe ihtiyacı olan komşumuzun, bir ihtiyacını gidermek sabırdır.

 “Asra yemin ederim ki,  İnsan gerçektenziyandadır Ancak iman edip de sâlih (sevaplı) amel (ve hareket)lerdebulunanlar, hem de birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler hariçtir (onlarziyandan kurtulmuşlardır).” (AsrSuresi) Bu çetin günlerde ziyandan kurtulanlardan olmanızdileğiyle… Vesselam

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER