Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Yenigün Gazetesi
Yenigün Gazetesi

SABIR ALLAHIM SABIR

İnsan olarak gözümüzü bu aleme açtık, şükürler olsun. Başladı kulluk yolculuğumuz, öyle bir yolculuk ki; babamız Hz Adem ile annemiz Hz Havva’nın gözyaşları ile başladığı yolculuk. 
Cenabı hakkın ahzap suresi 72. Ayette buyurduğu göklere, yerküreye, dağlara ve arza teklif ettiğinde onların yüklenmeye çekindikleri kulluk yükünü yüklenerek gözlerimizi açtık hayata, 
Hangimiz ağlamadık ki o an, hiç düşündük mü, bir bebek dünyaya gelince neden o kadar ağlar? 
Hayat kolay olsaydı doğarken ağlamazdık.
Ölüm kolay olsaydı sekeratta inlemezdik. 
Cenabı hak bu zor yolculukta bize iki cihanın sultanı Hz Muhammedi numune olarak yol gösterici gönderdi. 
Rehberimiz Kur’anda bize hayat dersleri verdi. 
Rabbimiz hayatın sabırdan ibaret olduğunu bize bildirdi.
Bakara suresi 155. Ayette andolsun, biz sizi biraz korku, açlık ve bir parça mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle imtihan edeceğiz. Sabır gösterenleri müjdele buyuruyor.
Dikkat edersek hayatın her aşaması farklı imtihanlarla dolu, geçen yıllar imtihanları bitirmiyor, sadece imtihanın şekli değişiyor. 
Kişi annesiyle, babasıyla, kardeşiyle, akrabalarıyla, eşiyle, çocuklarıyla, amiriyle, memuruyla, malıyla, sağlığıyla nefsiyle bin bir türlü imtihanlara tabi tutuluyor. 
Hepsinin karşısında engin bir sabra ihtiyaç var.
Hayatta zor olan nedir? deseniz insan derim. Çünkü insanın her türüyle muhatapsın. Cahiliyle, nankörüyle, egoistiyle, vefasızıyla muhatapsın. Bir diplomayla veyahut üç kitap okumakla kendini Alim zannedenlerle de muhatapsın. Öğrendiği az bir bilgi ile veyahut yaptığı ibadetlerle kendini başkalarından üstün gören nefsini beğenme gafletine düşenlerle de muhatapsın. Maşallah bakıyorum herkes filozof, herkes alim, herkes hakim, herkes haklı herkes sütten ak kaşık. Hangi gün kendimize ayna tutacağız ki? Acaba…
Biz kişileri düşünceleri fikirleri ile baş başa bırakarak kadim dostumuz kaleme anlatalım derdimizi.
Yaz kalemim! yorulmuş yürekten çıkan sessiz feryadı yaz. Sağırlar pazarında name okumak ipe un sermek gibidir. Söz gümüş ise sukut altındır diyerek birgün lal olsa da konuşmasa da dillerim. Sen yine durmayacak yazacaksın kalemim. Dil bir yerden sonra konuşmayı anlatmayı kesebilir, fakat kalp ve yürek her daim sessiz sessiz akla fısıldayacak, o kelamlar önce sana gelecek, senden de mısralara dökülecektir. 
Şimdi yaz kalemim! Vakit yazma vakti…
Doğduğum gece ne çok ağladım,
Büyüdükçe bir gün güleceğim sandım,
Her geçen gün ayrı bir kederle yandım,
Yolun sonu görünüyor artık yavaş yavaş
Garibim bu diyarda her taraf bana yabancı,
Yol uzun, yük ağır, çok yorgunum be hancı,
Yıllardır aldığım yarada kımıldıyor bir sancı,
Sabır Allah’ım sabır diye, gidiyorum yavaş yavaş,
Allah yar ve yardımcımız olsun.
Selam ve dua ile.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER