Her ne kadar kar ve yağmur beklediğimiz kadar olmasa da Mevla bizlere rahmetini afetsiz ikram etti Elhamdülillah.
Geçtiğimiz günlerde yağmurun yağdığı bir gün yolda yürümekteydim. O rahmetin yağışını yolda yürürken ıslanarak seyrettim. Baktım herkesin başına yağıyor. Hiç insan ayrımı mekan ayrımı yapmıyor. Bankanın önünde elinde para çantası ile hızla arabasına giden iş adamının üstüne de yağıyor. Karşıda kaldırım kenarında yalın ayak ceketi olmayan mendil satmak için müşteri bekleyen gariban çocuğun başına da yağıyor. Ne kadar adilsin Ya rabbi dedim. Karşıma baktım her caddeye her çatıya yağıyor. Bunun fırtınası seli de var diyenler olur belki, evet var ama niye var? Örnek bir anne evladını çok sever, hata yapmaması konusunda uyarır, bir uyarır, iki uyarır, üçüncü evlat söz dinlemez, anne evladın kulağını çeker. Çünkü terbiyede disiplin şarttır. Mevla da bizleri bir uyarıyor, iki uyarıyor, Bakıyor biz kullar sağırız duymuyoruz. Üçüncü defa ikaz ağır geliyor. Yağmur rahmetin cisimleşmiş hali gibidir. Yağmura dikkatli bakmak lazım, Gönlünce şekiller alıyor her damlası, yağmurda ıslanırken bir şey daha düşündüm. İnsan yağmur gibi olmalı, topluma güzel ahlak hayır yardım tebliğ yağdırmalı. İnsan sözünü de yağmur gibi yumuşak indirmeli kulaklara, taş atar gibi kırıp dökmemeli, şefkatli olmalı kafa göz yarmamalı, kimseyi küçümsememelidir. İnsan yağmur gibi gelmeli, bir görünmeli bir saklanmalı, kimseyi bıktırmamalıdır. İnsan Yağmur gibi ince naif olmalı, ihtiyaç duyulduğunda dizi dibinde olmalı, ihtiyaç bitince şikayetsiz kaybolmalıdır. Karın ve yağmurun yağışı çok derin mesajlar verir insana. Kar yeryüzüne yağsın o rahmettir berekettir. Yeter ki gönüller kalpler buz tutmasın. Kar yeryüzüne o ilahi kurulmuş mükemmel düzeniyle yağsın. Yeryüzünü bembeyaz yaptığı gibi, Hayat defterindeki sayfalar da kar misali temiz olsun. Kar yeryüzüne yağsın, ama yağarken insanlığa bir ders olsun, tanelerin birbiriyle çarpışmadan yere indikleri gibi, hayatı yaşarken biz insanların da kar taneleri misali bir ahenk bir düzenle hareket etmeleri gerekiyor ki; gereksiz yere çarpışmalar karışıklıklar olmasın.İnsan kar misali olmalı, kar taneleri yağarken ayrı ayrı yerlere inmiyorlar. Çarpışmadan yan yana beyaz ak çarçaf misali yeryüzünü beyaza boyuyorlar. İşte insan da çarpışmadan bölmeden ayırmadan parçalamadan temizce kara lekelere bulaşmadan bembeyaz yaşamayı öğrenmeli, aynen kar gibi. Sarp ve yokuş yolların yorgun yolcusu ey insan! Sen doğarken beyaz kundağa, ölürken beyaz kefene sarılıyorsun. Ak kundak ile ak kefenin arasındaki kısacık hayat defterini ak yazılarla doldur. Ak yaşa, ak yaşat, cennet akları bekliyor.Ey insan bir yağmur damlası bir kar tanesi rabbine karşı senden daha itaatkar değil mi? Yaratan o yağmur ve kar tanesini yeryüzüne gönderirken o talimatı veriyor. O gürle diyorsa gök gürlüyor. O inle diyorsa yer inliyor. O Bulutlara yağdırın yağmuru, yeryüzü kullarım için yeşersin dediği an bulutlar ağlıyor. Toprağa rahmet suyunu yağdırdım, artık yeşer dediği an toprak çatlıyor, ot çiçek bitki vs yeryüzüne bütün güzelliğiyle harika bir tablo oluşturuyor.Mevlanın sözlerine itaat etmeyen tek varlık var o da insan!Yağmur ve kar göklerden yere inen serinliktir. Yağmura ve kara rahmet diyenlere yağmur damlaları sayısınca rahmet okumalı vesselam.
Allah yar ve yardımcımız olsun.
Selam ve dua ile.










YORUMLAR