Adalet hakka hukuka uygunluk hakları koruma ve gözetme, yapılan her işte alınan ve verilen her kararda dürüst olmaktır. Adalet hakka göre hüküm vermektir.
Adalet kur’anda ve sünnette düzen, denge, doğru yolu izleme, takvaya yönelme, dürüstlük ve tarafsızlık gibi anlamlarda kullanılmıştır.
Çağımızda her geçen gün hayatın her safhasında büyüyen iki problem var. Birincisi adaletsizlik, ikincisi adaletsizlikler karşısında derin bir sessizlik. Adaletsizlik karşısında susmak yanlış safta yer almak demektir. Her hangi bir yerdeki adaletsizlik her yerde adalete yönelik bir tehdittir.
Hukuk fakültesinde bir öğretim görevlisi derse girer. Bir öğrenciye adını sorar, öğrenci adım Aliş diye cevap verir. Öğretmen büyük bir öfkeyle defol sınıftan, bir daha dersime gelme der. Bütün öğrenciler şaşırırlar.
Hiç birinden ses çıkmaz.
Hoca derse geçer.
Ders esnasında kanunlar ne için vardır? diye sorar. Biri düzeni korumak için der, diğeri hak ve hürriyeti sağlamak için, diğeri yaşam hakları idame ettirmek için diye cevaplar verirler.
Hoca başka diye tekrar sorar.
Bir öğrenci de kanunlar adalet için vardır der. Hoca parmağı ile işaret ederek evet net cevap budur der.
Peki az önce arkadaşınıza karşı adaletsiz davrandım mı? Der. Öğrenciler hep bir ağızdan evet diye seslenirler.
Hoca kapıyı açar, dışarıdaki öğrenciyi sınıfa alır, Herkes bunun bir senaryo olduğunu anlar. Fakat hoca daha son sözünü söylememiştir henüz.
Peki buna hepiniz şahit oldunuz. Neden tepki göstermediniz? Neden arkadaşınızın hakkını savunmadınız? Herkes susar çıt yok.
Hoca bakın sevgili arkadaşlar! Bu olaydan hepinizin çıkarması gereken bir öğüt var. Size yüz saat ders versem anlatamazdım. Ve son sözlerini söyleyip dersi bitirir.
Asla bana dokunmayan yılan bin yaşasın zihniyetinde olmayın. O yılan bir gün mutlaka size de sokacaktır. Adaletsizliğe şahit olup göz yumanlar haysiyet ve onurlarını kaybetmeye mahkumlar.
Kim bir kötülük görürse onu eliyle değiştirsin. Şayet eli ile değiştirmeye gücü yetmezse diliyle değiştirsin. Diliyle değiştirmeye gücü yetmezse kalbiyle düzeltme cihetine gitsin. Bu imanın en zayıf derecesidir. Müslim iman 78. Tirmizi fiten 11. Nesai iman 17.
İçinizde hayra çağıran, iyiliği emredip kötülükten alıkoyan bir topluluk bulunsun. İşte bunlar kurtuluşa erenlerdir. Ali İmran suresi 104. Ayet.
Bu kıssadan Müslümanlar olarak hepimizin alacağı çok büyük bir hisse var.
Alemi İslam olarak yaşanan zulümlere karşı biz Müslümanlar mücadele edemedik. Ümmet olarak tam anlamıyla doğu Türkistanlı, Filistinli, Suriyeli, Yemenli, mısırlı mazlum kardeşlerimizin haykıran sesi olamadık.
Hocanın dediği gibi, bana değmeyen yılan bin yaşasın dersek, bir gün o yılan ejderha olur hepimize sokar.
Yazımı Mehmet akifin şu anlamlı dizeleriyle sonlandırmak istiyorum.
Zulmü alkışlayamam zalimi asla sevemem;
Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem.
Üç buçuk soysuzun ardından zağarlık yapamam,
Hele hak namına haksızlığa ölsem tapamam.
Doğduğumdan beridir aşığım istiklale,
Bana hiç tasmalık etmiş değil altın lale,
Yumuşak başlı isem kim demiş uysal koyunum,
Kesilir fakat çekmeye gelmez boynum.
Kanayan bir yara gördüm mü yanar ta ciğerim,
Onu dindirmek için kamçı yerim çifte yerim.
Adam aldırmada geç git! Diyemem aldırırım.
Çiğnerim çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım.
Allah yar ve yardımcımız olsun.
Selam ve dua ile.










YORUMLAR