Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Yenigün Gazetesi
Yenigün Gazetesi

KUR’ANİ TALİMATLAR HİKMET DOLU TELKİNLER

Misafir olarak geldiğimiz bu alemde bize doğru ile yanlışı, aydınlık ile karanlığı gösteren bir hayat rehberimiz var, Kur’anı kerim. 
İkincisi de Kuranı kendine rehber, sünneti yol edinmiş hikmet ehli zatlar var. Bu muhterem zatlar tasavvuf mektebinde yetiştiler. Günümüzde bu manevi cevherlerin farkında olmayıp tasavvuf hakkında ileri geri konuşan cahil cühela kesimi var. 
Altının kıymetini ve ayarını ancak sarraf bilir. Mevlanalar, yunuslar, imamı rabbaniler, geylaniler hepsi tasavvuf mektebinde yetişmiş şahsiyetlerdir.  
Bu ihlaslı mektepte yetişen önemli isimlerinden biri de Yunus emredir. Derviş Yunus’un şiirleri, arı duru tasavvufun tercümanı oldu. İslam’ın özünü ve derununu aksettirdi.
Yunus ile Mevlana’nın sözlerini derin bir tefekkürle okuyan kişi tasavvufun kuran ve sünnet ışığında manevi bir mektep olduğunu anlar.  
Yedi asır önce yaşayan ne yunuslar ne Celaleddinler vardı geldiler, geçtiler, unutuldular. Ama Yunus emre, Mevlana Celaleddin unutulmuyor.
Cenabı hak Meryem suresi 96. Ayeti kerimede 
İman edip Salih amel işleyenlere gelince rahman onlara karşı gönüllerde bir sevgi yaratacaktır buyuruyor. 
Bu vesileyle yunus emre hazretlerinin hikmet dolu sözlerinden birkaçını zikredelim. 
Gelin tanış olalım, işi kolay kılalım, sevelim sevilelim, dünya kimseye kalmaz!
Ölüm haberi gelmeden
Ecel kapımızı çalmadan
Azrail hamle kılmadan
Gel dosta gidelim gönül!
Ben bir acep ile geldim,
Kimse halim bilmez benim!
Ben söylerim ben dinlerim,
Kimse dilim bilmez benim.
Benim dilim kuş dilidir,
Benim ilim dost ilidir,
Benim gülüm dost gülüdür,
Bilin gülün solmaz benim. 
Okumaktan mana ne,
Kişi hakkı bilmektir,
Çün okudun bilmezsin, 
Ha bir kuru emektir.
Yunus bu derin mısralardan ilmin iki gayesini bildiriyor. Birincisi marifetullah, ikincisi ise kendini bilmek, haddini bilmek kulluğun ve hiçliğin idrakine varmak. 
Öğrenci kimya dersinde elementler tablosunu tahsil ediyor. Lakin atomun temeldeki dizilişlerle kainatta bunca farklı sanatı temaşa ettiren faili mutlak’a yüceler yücesi sanatkara gidebiliyor mu? 
Öğrenci tarih okuyor, okurken geçmiş kavimlerin isyan, ahlaksızlık, küfür ve sapkınlıkları nedeni ile nasıl helak olduklarını dünyanın fani olduğunu bu dünyada tek hakikatin iyi bir kul olmak olduğunu idrak edebiliyor mu?
Biyoloji, fen ve tıp okuyanlar öğrendikleri ilimle sanattan sanatkara, sebepten müsebbibe, eserden müessire ulaşabiliyor mu?
Yoksa dünyevi ilimler ahiret ve maneviyat unutturularak hakikat görmezden gelinerek mi okutuluyor?
İşte yunusun kuru emek dediği şey budur. Cenabı hak gaşiye suresi 3. Ayette çalışmış fakat boşa yorulmuşlar buyuruyor.
Tasavvuf nefis terbiyesinin görüldüğü mekteptir. Mesela tabduk baba yunusu sır ve hikmet eşiğinde yoğurdu. Onu gurur ve fanilik tozlarından arındırdı. Ben kelimesini unutturdu, biliyorum yerine ben bilmem dersi verdi. 
İşte bu terbiye sürecini yunus şu güzel mısralarla ifade ediyor.
Tapdukun tapusunda,
Kul olduk kapusunda,
Yunus miskin çiğ idik
Piştik Elhamdülillah.
Ardına yunus şu güzel sedayı ve selamı bıraktı:
Biz dünyadan gider olduk.
Kalanlara selam olsun!
Bizim için hayır dua,
Kılanlara selam olsun!..
Allah yar ve yardımcımız olsun.
Selam ve dua ile.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER