Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Yenigün Gazetesi
Yenigün Gazetesi

KAKTIRMAYIN ANAM, KAKTIRMAYIN!

..

Değişen dünya hali, ihtiyaçlar, beklentiler, harcamalar,teknolojik gelişmeler, bazı değerlerimizi kaybetmemiz ve kişisel bencilliğinöne çıkmasına yol açıyor. Yeni bir dünya hali oluşuyor. Saflık, doğallık vemasumiyet kayboluyor yerine bencil uyanıklık prim kazanıyor. Eski dünyainsanlarının çevrelerine ve olaylara bakış açıları ilginç derecede safolabiliyordu. Bu saflığın gelişmesi; yaşadıkları yer, mizaç, kültür, görü vegöreneklerini yaşatma biçimlerinden kaynaklanıyordu. Bahsettiğim saflık; tümdünyayı yaşadığı yer gibi sanması, tüm insanların kendinin konuştuğu dili bilipkonuşması, teknolojiye uzaylı gibi davranması, aile içi dinamiklerinin,fikirlerinin, tüm konulardaki tavır ve tutumlarının tüm insanlıkla aynıolduğunu düşünmesi ile ilgili bir saflık. Bu saflık seviyesine genellikle dahayaşlı kesim sahiptir. Son jenarasyonda bırakın böyle bir saflığı, küçücükçocuklar bile neredeyse bizi sulu götürüp susuz getirecek uyanıklıktalar.

Ben, bahsettiğim bu saflığı, doğallığı özlüyorum sanki!İnsanlığın her şeyi bu kadar apaçık bilmesi ve birbiriyle uyanıklıkta yarışıyorolması beni rahatsız ediyor. Bundan 10 yıl önce henüz yirmili yaşlarımiçindeyken, gördüğüm bir rüyanın nasibi ve hikmetiyle Umre ibadetim için kutsaltopraklara gitmek nasip oldu. Diyanetin hizmetiyle,  2 amca ve Diyanetingörevlisi dışında hepsi 60 yaş civarı ve üzeri bayanlarla aynı kafileye denkgeldik. Bu bayanların çoğu Aksaray’ın ilçe ve köylerinden. Hatta bir kısmı okuryazar bile değildi. Zaten hem yanında eşi, çocukları ya da bir yakını olmadan,üstelik okuma yazma ve başka bir dil bilmeden başka bir ülkeye gidebilmecesaretini taşıyor olmak ancak Yaradan’a duyulan sevgi ve bahsettiğim saflıklailgili olabilirdi.

Kafiledeki bayanlar beni gördüklerinde pek mutlu oldular.”Aman kızım bize orada sen mihmandarlık et” dediler. Zaten bir askerarkadaşlığı bir de Hac_Umre arkadaşlığı unutulmaz, sık sık anılır veanlatılırmış. Kafiledeki teyzelerden birisi beyaz, tonton ve güler yüzlü olduğuiçin ona ben “Pamuğum ” diye hitap ediyordum. Pamuğum klasik yurdumteyzesi, eşi vefat etmiş, çocuklarına çok rica etmiş ama kimse onunlagelebilecek gönüllülükte olmayınca, ben giderim, deyip cesaret etmiş.Kardeşinin hanımı da çok gelmek için dua eder, hayal kurarmış onun da beyimüsaade etmemiş. Görümcesinden cesaret alıp, o da ikna etmiş eşini ve gelingörümce çıkmışlar kutsal toprak yollarına. İkisinin de cesareti var ama okumayazmaları yok. Orada birbirimize yoldaşlık ettik. Bazen yaşadığımızolaylarda  nasıl bu kadar saflar, sorusunu kendime soruyordum. Her yereama gerçekten her yere beraber gidiyorduk. Tıpkı tren ve birbirine bağlıvagonları gibi ard arda hareket ediyorduk. Ben, yanımda  annem, arkamdapamuğum ve gelini birbirimize yapışık hareket ediyorduk. Pamuğum farklı ülkeinsanlarını, hal ve hareketlerini, ibadet şekillerini gördükçe şaşkınlık içindekalıyor. Şaşkınlığını “Aboov, git anam git, naadar değişikler” gibiefsane tanımlarla tamamlıyordu. Farklı milletten biriyle denk gelişimizdekianlarda, tüm merak ettiklerini bana sorduruyordu. Malezyalı bir bayanla olansohbetimizde İngilizce anlaşmaya çalışmıştık. Konuştuğumuz bayan, evli ve 2çocuğunun olduğunu, eşinin ülkesinde küçük çocuklarına bakmak için kaldığınısöylemişti. Bunu çevirip, söylediğimde; “iii naadar iyi herifi varmış anam,bizimkiler olsa töbe kalmazlar daa, salmazlardaaa” diye efsane yorumdabulunmuştu. 

Medine’de peygamberimizin makamını ziyaret edip, yeşilhalıda namaz kılabilmek için o mahşeri kalabalığa girdiğimizde, ekiparkadaşlarımı birbirimizden ayrılmamız için sıkı sıkı tembihledim. İlkdurağımız Medine olduğu için ilk kalabalıkla karşılaşmamızda birbirini itipkakan, hatta ezilen onlarca farklı milletten bayanın bir arada oluşu Pamukteyzemi şoka sokmuştu. O, herkesin kendisi gibi düşündüğünü ve şaşırdığını bellieden tepkisiyle; kendisini ittiğini düşündüğü İranlı kadına, bir hışımla kan teriçinde dönüp, “kaktırmayın anam kaktırmayın ne kaktırırsınız, biz de sizikaktırırız bak!” diye ayar verdiğinde; kendisine anlamsız gözlerle bakıpkendi dilinde anlamadığını söyleyen kadına baktığı gibi bir saflığı içimdesarıp sarmalıyorum.

Yüzümde aydınlık bir gülümsemeye sebep olan bu anımı herhatırladığımda ve kendimi daralmış, bunalmış, bitkin hissettiğim ve çokçauyanıklığa maruz kaldığım anlarımda; tüm insanlara dönüp,” Kaktırmayınanam kaktırmayın, ne kaktırırsınız, biz de sizi kaktırırız bak!” demekistiyorum.

Keşke yeni dünya halini oluştururken heybemizeözentisiz bu saf hallerimizi de ekleseydik, diyorum. İçinde saflığı, doğallığıkoruyabilen herkese selam olsun. Hepimizde saf yönlerin hep kalması, bu günündua yerine geçmesi temennisi ile…

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER