Karşılıksız ve yalnızca Allah(c.c.) için yapılan tüm güzel hareketlerin adıdıriyilik. Oysa zamanımızdaiyilik yapmanın masumiyeti giderekgüzelliğini kaybediyor. Yapılan iyiliklere karşıherhangi bir beklentinin oluşması iyiliğin özüne zararveriyor. Herhangi birinden yardımisterken “Sanabir çay söyleyim de şuişimiyapıver.”düşüncesi bulaşıcı hastalık gibi giderek yayılıyor. Çocuklarımıza bile aldığımız hediyeyi vermeden önce “Önce öpücük ver” diyebiliyor, farkında olmadan çıkarcı davranışları öğretebiliyoruz. Hattabazen daha da ileri giderek yemeğini yemek istemeyen çocuğumuza “Yemeğini yemezsen senisevmem” diyerek sevgimize koşul katabiliyoruz. Halbuki iyilik demekkoşulsuzsevmek, koşulsuzvermek, koşulsuzkabullenmek demektir. Çoğumuzunfarkındabile olmadığıbu durum iyiliğiiyilik olmaktan çıkarıyor, karşılığındabeklenilen şeyedönüştürüyoryani dünyevileştiriyor.Halbuki iyilik uhrevidir, manevidir,soyuttur. Müslüman ahlakının en güzel örneğidir ve diğer bütün ahlakierdemlerle bir bütündür. Nitekim Hz.Peygamber’e(S.A.V) iyilik sorulduğunda“iyilikgüzel ahlâktır,kötülük, kalbini tırmalayanve insanlarınduymasını istemediğin şeydir” buyurmuştur.
Karşılıksız iyilik yapmak karşıdaki insana fayda verdiği gibi en çok da kendi özümüze fayda veriyor. İyilikyapmanın,bir insana yardımcı olmanın getirdiği manevi tatmin insanı gerçekten çok farklı duygular kazandırıyor. Bütün bu kazanılan güzel duyguların yanı sıra kişi, yaptığıiyilikle hem bu dünyasınahem de öteki dünyasına yatırım yapıyor.Yüce Allah bukainatta öyle bir sistem kurmuşki yapılaniyilikler evrene dağılıyor, dolaşıyorve sonunda yapan kişiyebelki de çok daha fazlasıylageri dönüyor. Kainat kitabının yaratıcısının evrende oluşturduğu bu sisteme bakmayı öğrenebilirsek budurumun çok rahat farkındaolabiliriz. Nitekim iyilik üzerine İsra Süresi 7. Ayette: “Eğer iyilik edersenizkendiniz için iyilik etmişolursunuz; kötülük ederseniz yine kendinize edersiniz.” Ayeti Kerimesi bize bu durumu çok net anlatıyor.
İyilikyaparken önemli olan bir diğer ayrıntı ise başkalarına iyilik yaptığımız gibi kendimize deyapmamızgerektiğidir.Kendimizin de bir birey olduğunun bilincinde olarak kendi hakkımıza, kendi hukukumuzagirmeden bu yetiyi devam ettirebilmek çok önemlidir. Kendini düşünmeden, sürekli başkalarını düşünmek ve iyilik yapmak belli bir zamandan sonra kişiyi yorar ve tükenmişlik hissi uyandırır. O yüzden iyilik yaparken başkalarını gözettiğimiz gibi kendimizide gözetmeliyiz. Aradaki bu ince dengenin kurulmasıbirey ve toplum sağlığıaçısından çok önemlidir.
Sekülerleşme ve kapitalizminetkisiyle kaybetmeye yüz tuttuğumuzdeğerlerimiziyeniden inşaetmeliyiz. Toplum olarak yeniden iyilik yapmanın güzelliğini sahiplenerek çoğaltmalıyız. “Sadece benimyapmamla hiçbir şeyolmaz” düşüncesiçok yanlışbir düşüncedir.Sadece bir kişininyapmasıylabaşlayaniyilik dalgası, sadece o kişiyle kalmaz. İyilik yaptığıkişilerde dahil olmak üzere silsile halinde devam eder ve kocaman bir kartopuna dönüşebilir. O halde kendimizi ihmal etmedenve herhangi bir beklentiye girmeden iyilik denilen bu ahlaki erdemi yerine getirmeli ve bu silsileninbüyümesine vesile olmalıyız.










YORUMLAR