İsraf: gereksiz harcama, gereksiz tüketim, savurganlık, ve tutumsuzluk tur.Dinimizin gayesi fert ve toplum hayatını güzel ve anlamlı hale getirecek manevi disiplini sağlamaktır. Dinimize göre israf haramdır…
İsraf çağımızın tedavisi zor olan bir hastalığıdır. her geçen gün ağırlaşan bu hastalık hayatın her safhasında baş göstermeye başladı.
Mümin müsrif olamaz. Dünyanın ücra köşelerinde temiz içecek su bulamayan, diğer yanda bir öğün yemekle hayat mücadelesi veren fakirler var iken, bu tarafta Allah’ın verdiği nimetleri boş yerlerde heba etmek, hesabı zor manevi bir hastalıktır.
Almanya’dan Nijer’e gıda yardımı dağıtmak için giden bir kardeşimiz anlatıyor diyor ki: yarım litre su ile nasıl abdest alınırmış orada öğrendim. Evlerinin içerisi kum,, çatıları ottan yapılmış çadır, fakat sabah namazı vakti camileri gençler ile dolu. Onlara dedim ki; bize dua edin, biz sizden daha kötü durumdayız; israf hastalığına tutulmuşuz.”
Günümüz düğünlerinde yapılan masraflara ne demeli?Gösterişli şatafatlı bir düğün yapmak uğruna bilmem kaç milyara üç saat için tutulan düğün salonları için, sandıklarda kalacak resimler için özel dış çekimler, gelinin sadece üç dört saat giyeceği gelinlik ve gece elbiseleri için, okunduktan sonra yırtılıp atılacak davetiyeler için, milyarlarca paralar harcanıyor. Ev eşyasında yapılan israftan hiç bahsetmeyeceğim.
Ne oluyor Allah aşkına bu israflar yapılınca mutlu yuvalarımı kuruluyor? Maalesef her geçen gün mutsuz ailelerin sayısı artıyor. Çarşamba evlenip Perşembe boşanan çiftlerin sayısı da hat safhada.
Bu yuvalardan daha çok fatihler yavuzlar Alparslanlar bekleriz nafile. Haram, riya, ve israf ile temelleri inşa edilmiş hanelerden manevi olarak bir şey beklememiz beyhude olur.
Yüce Rabbimiz ayeti kerimede müminlerin vasıflarını tanıtırken şöyle buyuruyor: onlar harcama yaptıklarında ne israf ederler, ne de cimri davranırlar, bu ikisi arasında bir yol tutarlar.”
Cenabı hak Araf suresi 31. ayette Ey adem oğulları yiyin için fakat israf etmeyin, Allah israf edenleri sevmez buyuruyor.
Biz toplum olarak israfı sadece düğünlerde yapmıyoruz, hayatımızın her anı israf olmuş. Kılık kıyafetimiz masadaki yemeklerimiz, musluklarımızdan akan sular, yanan lambalarımıza kadar israf ediyoruz. Bir ev yetmiyor ikinci ev talep ediliyor,üç artı bir yetmiyor, dört artı bir talep ediliyor. Dolaplar elbiseleri almaz oldu; çünkü AVM gezme çılgınlığı bir moda haline geldi.
Erkeklerin Sigaraya kolaya, Kadınların makyaja, ve dolaplar dolusu Markalı kıyafetlere verdikleri paraları toplasak, dünyanın her tarafına çok rahat medrese, okul, cami, su kuyusu inşa eder, aynı zamanda binlerce yetim yoksul çocuğun eğitim masraflarını karşılarız. Hiç olmazsa böylece insanlığa yatırım olmuş oluruz. Gök kubbede hoş bir seda kalır.
İsraf sadece eşyada yapılmıyor. Bilhassa Allah’ın bize hazine olarak verdiği, ve her gün tükenmeye devam eden zamanımızı da israf ediyoruz.
Kahve köşelerinde zaman öldüren erkekler, kısır yaparak günlerde dolaşıp dedikodu eden kadınlar, günahsız masum günlerini televizyon ve tablet ile geçiren çocuklar hepsi birer israf kurbanlarıdır.
Yapılan araştırmalara göre Türkiye’de gerek kurumlarda gerek fert ve toplumda yapılan israfın toplamı bilmem kaç katrilyon, bu tablo tek kelimeyle bir vahamet tablosudur. Bu gidişe mutlaka dur denilmelidir. Yoksa bir gün bu rahatlığın bu bolluğun kıtlığını yaşarız.
İsraf illetinin tuzağına düşmemek için azami gayret göstermeli, fert ve toplum olarak mutlu ve huzur dolu geleceğimiz için çok çalışmalı, ve harcama konusunda yüce Allah’ın koyduğu prensiplerden asla ve asla ayrılmamalıyız.
Dinini bilmeyen Müslümanlar kuranı israf ediyorlar. Gençlik israfı, sıhhat israfı, makam israfı, mal israfı, ilim israfı vs.
BU DEVİR İSRAF İLE İMTİHAN DEVRİ KAZANANLARA HELAL OLSUN
Allah yar ve yardımcımız olsun.
Selam ve dua ile.










YORUMLAR