Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Yenigün Gazetesi
Yenigün Gazetesi

HUZUR HAREKETLİDİR

..

Mutluluk kısa sürelerle yaşantılarımıza misafir olabilir.Tıpkı acı ve hüzün gibi. Gelip geçen ama iz bırakan bir etkisi var. İkisininde. Bazı insanlar bunu ‘kadere’ mal eder. Bazısı ‘şanslıyım’ der. Bazısı’nasipli’ olduğunu söyler. Kimi de ‘bahtım kapalı’ der. 

Hayatı istediği gibi gitmeyen insanlardan ‘kaderim karayazılmış’ tarzında cümleler duyabilirsiniz. Bu tarz durumları daha iyigözlemlemeniz için bu yazıyı yazıyorum. Ben de kısa bir süre önce öğrendim. İnsanlarınacıyı ve mutluluğu nasıl karşıladığını seyretmek onları tanımak adına anahtarolabiliyor bazen.

”Hayatın/kaderin bana verdikleri %90, benimyaptıklarım/yapacaklarım %10 etkiye sahip. Ben ne yaparsam yapayımdeğişmeyecek.” Birçok insanda bu inanca, anlayışa denk gelebilirsiniz. Dahaçok ‘pes etme, hayatını olumlu yönde değiştirebileceğine inanmama, etkisizliğikabullenme, kendinde etki edebilme gücünü bulamama vb.’ hallerine/düşüncelerinetanık olabilirsiniz. Oysa kendini gerçekleştirme, kaderini tayin etmebecerilerini geliştirebilen insanlarda durum böyle gözlemlenmez. ‘Mücadeleetme, problemlerle baş etmek için bin bir çeşit çaba sarf etme’durumundadırlar. Çevresini de iyi değerlendirirler. İçindeki sağlıklı sesekulak vermektedirler. Bu insanlarda ”hayatın/kaderin bana verdikleri %10, benim yaptıklarım/yapacaklarım%90 etkiye sahip” tutumu mevcut. Problemi ya da müjdeyi karşılama hali kendidonanımıyla orantılı gitmektedir. İşte bu gözlemde ‘Hadi!’ diyen ve yaşamınınhuzuru için uğraşan, kaderini inşa eden insanlara tanık olmaktasınız.

Hadi bunu örneklendirelim.

-”3 yıl önceydi. Eşim araba kazası geçirdi. Mahvolduk!Bize birşey olmadı. Ama eşim sakatlandı. Tekrar yürüme şansı varmış. Ama olmayada bilirdi. Ya olmazsa diye çok korkuyordum. Başımıza bu da mı gelecekti. Şimdiçocuklarım ne yapar, ben ne yaparım. Hastanede camdan bakıyordum eşime. Niyeben, neden benim eşim. Biz ne yaptık da başımıza bunlar geldi diye çokdüşündüm. Kaderim ne kara yazılmıştı! Birkaç hafta sonra hastaneden çıkmıştık.Eşim tekerlekli sandalyesinde. Kayınvalidem bizimle kalıyordu artık. Evdekiherşeye karışırlardı. Ben de çalışmaya başlamıştım. Merdiven siliyordum. Hiçkendimi çalışmaya hazırlamamıştım. Kaldıramıyordum bunları. Hala da öyle.İnsanlarla bir araya gelince mutluluklarına katlanamıyordum. Herkes ne kadarmutluydu. 3 yıl geçti. Ama nasıl geçti. Saçlarımda aklar var şimdi. Eşimyürüyor. Ama işte topallıyor. Eskisi gibi değil. Onu böyle gördükçekahroluyorum. Keşke o kaza olmasaydı. Keşke o güne geri dönebilsek de eşimledışarıya çıkmamış olsak…” Acı, keder ve sitemle bütünleşmiş cümleler.Elbette zor bir durum. Elbette acısı önemlidir insanların. Ben bu örnektekikadını ”kaderinin yanına oturup uzun süre kaderiyle ağlaşan” insan şeklindegörüyorum. İnsanların hayat rengini keşfetmek istiyorsanız acıyı ve mutluluğumisafir etme anlarını gözlemleyin derim. Bu olay karşısında bir kadınınyapabileceği birçok adım da mevcut. Aslında örnekteki kadın sorumluluk almamışda değil. Ama ”problemi hiç yaşamamak, uğraşmak istememek ya da problemle başedebileceğine inanmamak” hali var gibi görünüyor.

-” 3 sene önceydi. Ailece yolculuk yapıyorduk. Bir kazaoldu. Gözlerimi hastanede açtım. Çocuklarımız ve ben iyiydik. Bir kaç küçükyara vardı. Eşimi göremedim ilkin. Farklı bir odadaydı. Kazada bedensel zarargörmüş. Boylu boyunca yatıyordu. Canım eşim, çok güzeldi. Canı çok acıyormuydu? Biran evvel kendime gelmem lazımdı. Çocukları sakinleştirmeye çalıştım.Ailelerimize haber verdim. Birkaç hafta sonra eşime tekerlekli sandalye aldık.Sosyal yardım olarak verildi. Bir kriz yaşıyorduk. Eşime sıkıntıları doğrudanyansıtmak istemiyordum. Bir şey yapamıyor diye çok üzülüyordu. Bunlarıhalletmem için bana güvenmesi lazımdı. Bir süre kayınvalidem bir süre annembizim evde kalmıştı. Onları da zorladı bu süreç ama yardım etmelerigerekiyordu. Ettiler de. Gün içerisinde eşimle ilgilendiler. Ben de bir işbuldum. Bulaşık yıkıyordum. Ne iş yaptığıma çok odaklanmamıştım. Kalanvakitlerimde ev ile ilgileniyordum. Eşimi fizik tedaviye götürürken hep yanındaolmaya çalıştım. Zor günlerdi. Elimden geleni yapıp zamana sığındım. 3 yılgeçti. Eşim yürüyor. Eskisi gibi değil ama kazadan sonra olabileceği en iyidurumda. Şimdi ekmek almak için fırına gitti. Pencereden bakıyorum. Çiseleyen yağmurunaltında yavaş yavaş, yalpalayarak yürüyen bir eşim var. Eve gelmesinibekliyorum. Gözlerimdeki yaşlara bakmayın. Şükür ediyorum. Teşekkür ediyorum.Kaderime, kendime ve aileme… ” Acı, keder, mücadele, çaba, baş etme, yenidenyapılanma, takdir etme ile bütünleşmiş cümleler. Bu örnekteki kadın ” kaderinikucağına almış, eskisine göre daha farklı ama onu huzura götürebilen” birşekilde yürüyor. Bazı insanların gözyaşlarında acı ve mutluluk aynı anda yeredinebiliyor.

Evet, ben de kaderin var olduğuna inanıyorum. Karşımızahiç beklemediğimiz bir anda zor durumlar çıkabilir. Var olan düzenimizbozulabilir. Üzülebiliriz. Fakat, ”harekete kimse mani olamaz (Aşık Veysel Şatıroğlu)” diyor ya türküde.Kaderimizi tayin ediyoruz. Karşılaştıklarımıza tepkiler geliştiriyoruz. Hayatmotomod ilerlemiyor. Hayattan beklentilerimiz var elbettte, ama hayat bizdenalıyor da biraz, rengimizi değiştirebiliyor. Bu iki örnekte anlattığımmodellerden farklı tepkiler geliştirenler de vardır illaki. Bu ve benzeriproblemleri hayatına konuk etmiş insanlara rastladım. Kendimde, ailemde,yakın-uzak akrabalarımda, sonradan tanıdığım insanların öykülerinde,kendilerini tanımadığım ama sorunlarını gözlemleme fırsatı bulduğumyabancılarda… Sosyal çevremizde her insanın derdi sorunu olduğunuduymaktayız. Biraz izlerseniz rotalarını; acıyı kucaklayarak yürüyebilen ya daacıyla teması reddeden yanında oturup baka baka kendini karartan çeşitli birçokinsan görebilirsiniz.

Peki siz hangi gruptasınız, hangisi var rotanızda

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER