Varlıklar alemini ve bilhassa insanlığın değerini Hz Muhammed’le zirveleştiren, ayrıca onu izzet ve şeref menbaı kılan, bizleri ona ümmet olma bahtiyarlığına erdiren, Allaha sonsuz hamdü senalar olsun. O varlık nurunun ulvi teşrifiyle c
Varlıklar alemini ve bilhassa insanlığın değerini Hz Muhammed’le zirveleştiren, ayrıca onu izzet ve şeref menbaı kılan, bizleri ona ümmet olma bahtiyarlığına erdiren, Allaha sonsuz hamdü senalar olsun. O varlık nurunun ulvi teşrifiyle cihanın kararmış ufukları nura gark oldu. İnsanlığın beklediği yeni bir saadet sabahı doğdu. Sana şahit sonsuzlar, ezelden beri her an, Sana şahit ayetler, her zerre ve her mekan. Senden uzak kalmaya nasıl dayanır ki can,Sen her canda canansın ya Hz Muhammed.Biliriz ki hükmü yok bu dünya nimetinin, Gönüldür sermayesi, ahiret servetinin,Sana salat selam gönderen ümmetinin,Cennetler şahidi ol ya Hz Muhammed.
Tüm şairler şiir yazsalar, tüm yazarlar kalemi ele alsalar, o iki cihan serverinin güzelliğini tam anlamıyla ifade edemezler.Muhabbetin zirvesi O’dur kahramanlığın zirvesi O’dur. Sabrın sebatın zirvesi O’dur. Yaralı gönüllerin tabibi O’dur. Doğruluğun eminliğin zirvesi O’dur. İrfanın ve ihsanın zirvesi O’dur. Eğitim ve öğretimin, ilahi edep ve terbiyenin zirvesi O’dur. Sultanım, efendim, müjdecim ,azametli öğreticim, doğruluk timsalim, önderim, en güzel örneğim, dünyayı şereflendirdiğin bir mevlid kandilinde daha ümmetin seni anıyor. Gönüller muhabbetinle yanıyor. Ümmetin livaul hamd sancağı altında senle beraber huzur yurdunda vuslatı bulmayı diliyor.Yaşadığımız buhranlı çağda bazı nasipsizlerin iki cihan serveri yüce Allah’ın habibi hakkında yakışık olmayan saygısızca hakaret içeren sözlerini duyuyoruz.
Rahmetli Arif Nihat Asya’nın meşhur naat şiiri vardır. Gerçekten baştan sona mesajlar içeren, her devrin ebu cehillerini ele veren muhteşem bir şiir. Ne demek istediğimizi naattan bir kısmını aktararak çağın ebu cehillerini tanımaya çalışalım: Elçi geldin, elçiler gönderdin. Ruhunu Allaha, elini ümmetine verdin. Beşiğin, yurdun yuvan Mekke’den bunalırsan, Medine’ye göçerdin. Biz bu dünyadan nereye göçelim? ya Hz Muhammed.Yeryüzünde riya, inkar, hıyanet; altın devrini yaşıyor.Diller satırlar ebu lehep öldü diyorlar.Ebu lehep ölmedi, ebu cehil kıtalar dolaşıyor. Neler duydu şu dünyada mevlidine hayran kulaklarımız,Ne adlar ezberledi nebi adına alışkan dudaklarımız,Artık yolunu bilmiyor, artık yoruldu ayaklarımız.Rahmetli arif Nihat Asya yaşadığı çağın sözde Müslümanlarından bizar olduğunu ve peygamberimize karşı olan sevgisini özlemini de dile getirmiş. Bu dizlerden anlıyoruz ki, her çağda hak ile batıl aydınlık ile karanlık doğru ile yanlış mücadele edecektir. Biliyoruz ebu lehepler ölmedi, ebu cehiller kıtalar dolaşıyor. Ama bütün dünya bilsin ki: Ebu leheplerin ebu cehillerin karşısında Muhammedler Ömerler Osmanlar Halitler fatihler kıyamete kadar bu mücadeleye devam edecekler. Allah nurunu tamamlayacaktır. Her kim ne derse desin, elbet bir gün zafer İslam’ın olacaktır.
Sevgili peygamberimizin mübarek ellerinden Kevser suyu içmek, ahirette kendisine yakın olabilmek duasıyla, bütün İslam aleminin mevlid kandili mübarek olsun. Allah yar ve yardımcımız olsun.Selam ve dua ile…










YORUMLAR