Yaşadığımız bu buhranlı çağın adı ahir zaman, bu çağda gizli ve açık çok düşmanlar var. Düşmandan kasıt nefis ile şeytan. Tehlikeli bir çağda yaşıyoruz. İmanı muhafaza etmenin zor olduğu bir zamanla mücadele ediyoruz.
Hayatın yaşam konforu arttı, teknoloji ilerledi, ama bunlar zorlukları ve buhranı da beraberinde getirdi. Tüketim çılgınlığı arttı. Nedir bu çılgınlık? giyemeyeceği kadar libas, yiyemeyeceği kadar aş almak ahlakını oluşturdu. Bu doyumsuzluğa neden oldu. Bir ay içinde Aksaray da dört kişi intihar etti. Bu gidişat nereye?
Dünyada Emperyalizm ve Siyonizm’in kirli oyunlarına alet olan milyarlarca insan var. Dünyayı tükettiren aynı zamanda insanı insana tükettiren ahlak bozan ve ülkeleri maddi manevi geride bıraktıran bu düzen hayatımıza çileden başka bir şey katmıyor. Böylece insanlığın ve toplumun ödediği bedel; acıyla çileyle mutsuzlukla dolu bir hayattan başkası da olmuyor.
LÜTFEN SADECE BİREYSEL KAFALARA TAŞ DÜŞÜNCE DERS ALINMASIN. ASLINDA BU AHLAKİ BOZUK DÜZENDEN DOLAYI İNSANLIĞIN BAŞINA KOCA KOCA TAŞLAR ÇARPIYOR.
Ne mutlu bu alemde misafir olduğunu bilip, hane sahibiyle dost olabilene, muhabbet bağı kurabilene, ne mutlu bu misafir hanede temiz kalabilene. Yüce dosta temiz gidebilene.
Mümin bilir ki; bir insan hayatta kahra düçar olmadan bu yolculuk bitmez. Hz Adem’den bu güne her insan imtihana tabi tutulmuştur. Nitekim efendimiz (S.A.V.) seni seviyorum diyen bir sahabeye, o halde bela ve musibete hazır ol buyuruyor. Dünyada her zorluktan sonra elbet bir kolaylık, her sıkıntıdan sonra bir sürur, ve her elemden sonra kalpte bir huzur ve rahatlık olur.
İmtihanların çetin olduğu bu çağda en büyük silahımız dua, yüce yaratanla bağımız sağlam olmalı. İletişim hiç kesilmemeli. Yoksa halimiz yaman olur.
Sultanım Rahmanım!
Bu eller sana açılmazsa ruhumuz felaha eremez. Bu kederli başlar secdeye varmazsa zihindeki düşünceler bitmez, gönül huzura eremez. En güzel dost en güzel yardımcı sensin. Sadakat timsali isminin her harfini senin nazar ettiğin kalplerimize yazdık. Sen ve senin zatın nakış nakış işlendi yüreğimize. Yeryüzü gökyüzü hava alıp verdiğimiz nefes ve tüm organlarımız hepsinin sahibi sensin. Bizim neyimiz var ki? Zengin olan sen, fakir olan biz, afedden sen, hata eden biziz.
Bu duayı bize yaptıran da sensin. Ey kalemle yazı yazmayı öğreten, verdiği akıl ile düşündüren, Alim ismi ile kullarına ilim veren yüce Rabbimiz! şu ahir zaman da sana kulluk yapmanın derdi içerisindeyiz.
Bakıyorum çağ ahir zaman
Ne dost belli ne de düşman.
İçte nefis dışarıda sinsi şeytan
Bide şeytana asker olmuş insan
Sen merhametlisin tut elimizden ey Rahman
Hanelerimizde televizyon
Ellerimizde zaman hırsızı akıllı telefon
Haramlar arttı, ahlak bozuldu, nereye gidiyor bu son?
Yürekler hüzün çanağı, haneler huzursuz.
Babalar haramda, çocuklar isyankar, anneler mutsuz.
Kuranın hitabını duymuyor kulaklarımız.
Helal yerine harama gider oldu ayaklarımız.
Bir türlü gıybete kapanmadı dudaklarımız.
Ey her şeyi gören ve işiten Allah’ım!
Tut günahkar ellerimizden,
Affet bizi gereksiz sözlerimizden,
Bizi takva sahiline çek.
Aşk ve Şuur limanında dinlendir. Yolculuk kısa hedefe az kaldı. Bizi sevdiklerin defterine yaz. Al bizi takva sahiline, tut ellerimizden, Yeter ki sen sev bizi Allah’ım! Amin.
Allah yar ve yardımcımız olsun.
Selam ve dua ile.










YORUMLAR