Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Yenigün Gazetesi
Yenigün Gazetesi

Aidiyet Duygusu Ve Aile

….

İnsanlar aidiyet duygularısayesinde sosyalleşirler. Bu duygu sayesinde futbol takımları,  sivil toplum örgütleri, ideolojiler, toplumlar,devletler, dinler… taraftar toplar. Bu duygu sayesinde insanlar ortak yaşamkurarlar. İnsanlarda ki aidiyet duygusu toplumda düzenin sağlanmasında olumlukullanıldığı gibi; bazen art niyetli toplum bilimcilerin, davranış bilimcilerinrehberliğinde; bazen de çıkarcı kişilerin etkisinde, insanları köleleştiren vekörü körüne itaate zorlayan sistem ve örgütler tarafından; ailelerindeihmaliyle, kişilerin iradesini etkisiz hale getirerek, toplumların ve hattainsanlığın zararına bir örgüt fedaisi yetiştirmede  kullanılmaktadır.

İnsanın temelihtiyaçlarından biride ait olma ihtiyacıdır. Giderilemeyen ihtiyaç o kişideisteği artırır ve kişi ihtiyacını gidermek için hep hazır oluş ve arayışiçindedir. Eğer aidiyet duygusu aile içinde karşılanmaz ise bu ihtiyacın sosyalmedyada, yasa dışı örgütlerde, kötü alışkanlık edinilecek gruplarda, yasakilişkilerde karşılanması muhtemeldir. 

Maslow “Alt düzeydekiihtiyaç karşılanmadan üst düzeydeki ihtiyacın karşılanması anlamsız” der. Kişiaidiyet duygusunu tatmin etmeden kendini gerçekleştiremez. Bireylerin ilkolarak aidiyet duygularını tatmin edecekleri yerler ailelerdir. Bu bebeğin, iyiki geldin, sana ve seni verene teşekkürler cümleleri ile karşılanmasıylabaşlar. Sana güveniyorum, ne olursa olsun sen bizim kızımız/oğlumuzsuncümleleriyle devam eder.

Ailenin fonksiyonlarındanbiride aidiyet duygusunun tatminidir. Aidiyet duygusunun gelişmesi içinfiziksel manada ve duygusal manada yer verilmesi gerekir. Hiç farkında olmadanbizimle olana bağlanırız, bağlandıkça da güven duyarız, güvendikçe ona aitoluruz. Eğer çiftler aynı evde yaşamalarına rağmen aynı yatağı paylaşmalarınarağmen yüreklerinde bir birine yer vermemişlerse; biri kendini diğerine aithissetmeyecek ve sonuç ya sürekli hastalık, psikolojik çöküntü ile huzursuz biryaşam olacak yada aldatma olacaktır. Yine ebeveynler çocuklarına haneleriniaçtıkları gibi yüreklerini açmıyorlarsa , kendini ifade etmesine izin vererekgüven içinde bir ilişki kuramıyorlarsa, her iki tarafında mutlu olduğuetkinlikler yapılmıyorsa, çocuklarının büyüdüğünde kendilerinin güçten düşüpilgi ve bakıma muhtaç oldukları dönemlerinde; çocuklarını yanlarındabulamayacaklardır. Zamanında çocuklarına aidiyet duygusunu yaşatmadıkları için,-muhtemelen- ileri yaş dönemlerinde kendi aidiyet duygularını huzurevlerinde tatminetmeye çalışacaklardır.

Birinin size aidiyetduygusu ile bağlı olup olmadığını anlamak için kendi duygu dünyanıza bakın;eğer o kişiyle ilgili “iyi ki varsın” “iyi ki dünyamdasın.” Diye biliyorsanız okişi size aittir. Bir danışanım babasına karşı kayıtsız ve öfkeli idi. Bununnedenini öğrenmeye çalıştığımda bana şu cevabı verdi. “Ben istenilmeyen birgebeliğin sonucunda olmuşum. Babam, ben doğduğumda sevinmeyi bırakın annemisuçlamış.” Bakın danışan kendisi yetişkin olduğu anne olduğu halde, ilkdoğduğunda yer verilmemesinin hala etkisinde ve şimdi baba ona ihtiyaçhissediyor ama o kendisini babaya ait hissetmiyor.

İnsan ait olmadığınıdüşündüğü yerde bedenen zorunlu var olsalda, ruhen asla olmaz. Aile bireyleriyuvaya(haneye) dönüşü; aynen bir gurbetçinin öldükten sonra kendini aithissettiği topraklara gömülmeyi arzu ettiği gibi istemelidir.

Aidiyet duygusu sürekli,etkili iletişim, taktir etme, paylaşma, fedakarlık, temsil etme yetkisi verme,ortak mutlu edici etkinlikler ile beslenmelidir. Beslenilmeyen aidiyet duygususöner. O zaman aile bireyleri arasında aidiyet bağları kopar. Her bir birey yeni bağlar ile başka yerlerebağlanır ki çoğu zaman bu bağlar istenilmeyen bağlardır. Vesselam.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER