Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Saffet Çalışkan
Saffet Çalışkan

7556 sayılı torba kanunda emekli-dul ve yetim aylıklarından kesilmesi öngörülen kesintiler

Sevgili okuyucular, öncelikle  özellikle yurtdışında çalışanlar ile  ev hanımı olarak resmi ikameti olan bayanlar  bu süreleri 3201sayılı kanun kapsamında borçlanmak istiyorlarsa , ayrıca askerlik veya doğum borçlanması yapacak olanlar ile Bağ-Kur prim borcu olup da bunu ihya etmeyi düşünenlerin  Aralık ayı çıkmadan bu işlemleri yapmalarında fayda olduğunu ifade ederek yazımıza başlamak istiyorum.
Bu haftaki konumuz 7566 s. kanun olacak. Bu torba kanun sonrasında emekli, dul ve yetim aylığından yapılacak kesintiler

7566 sayılı Kanunda Kurumdan gelir veya aylık alanların, kendisigortalılığı ve/veya hak sahibi olduğu kişinin sigortalılığı
nedeniyle oluşan genel sağlık sigortası primi dahil, prim ve prime ilişkin borçlarının %25 oranını geçmemek üzere gelir veya aylıklarından kesilmek suretiyle tahsil edileceğine yönelik bir düzenleme yer almaktadır.

Kanunda yer alan bu düzenlemeye istinaden gerek SGK’dan malullük ve yaşlılık aylığı alan kişilere ödenen aylıklardan, gerekse bu kişileri vefatı sonrasında hak sahibi olan eş, çocuk ve anne/babaya bağlanan ölüm aylıklarından, aylığa hak kazanmış kişinin veya hak sahiplerinin kendi sigortalılıklarından kaynaklanan ödeme vadesi geçmiş prim ve gecikme zammı borçlarının kesilmesi mümkün olacaktır.

Şunu da ifade edelim, Kanunda, aylık/gelirlerden yapılacak kesintilerin “Kurumdan gelir veya aylık alanlara” yönelik yapılacağı
belirtilmiş olup, “Kurum” ifadesi 5510 sayılı Kanunun tanımlar başlıklı 3. maddesinde “Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığını” ifade eder şeklinde tanımlandığından, yasada yer alan hükümler çerçevesinde506 sayılı Kanunun geçici 20. maddesine istinaden ilgili sandıklardan aylık/gelir alan kişi veya hak sahiplerinin sigortalılıklarından kaynaklanan ve SGK’ya olan prim borçları nedeniyle herhangi bir kesinti yapılamayacaktır.

HANGİ BORÇLAR KESİNTİYE KONU EDİLEBİLİR?

Malullük, yaşlılık ve ölüm aylığından; Aylık/gelir sahibi, aylık bağlanan kişinin kendisi ise bu kişilerin aylıklarından varsa, herhangi bir sosyal güvencesinin bulunmadığı sürelerde tahakkuk ettiği halde ödenmemiş genel sağlık sigortası (GSS)prim borçları için kesinti yapılabilecektir.

4/b (BAĞ-KUR) kapsamında emekli aylığı bağlanmış kişilere emekli aylığı bağlanmadan önce GSS prim borçlarının ödenmesi zorunlu olduğu, dolayısıyla 4/b statüsünden emekli aylığı bağlanmış kişinin GSS prim borcu olamayacağı dikkate alındığında 4/b statüsünden emekli olanların GSS borcu nedeniyle kesinti yapılması söz konusu olmayacaktır. Buna karşın 4/a (SSK) veya 4/c (Emekli Sandığı) statüsünden emekli aylığı bağlanan kişiler yönünden sosyal güvencesinin bulunmadığı süreler için GSS borcu tahakkuk etmiş olsa bile bu borçlar ödenmeden emekli aylığı bağlandığından, varsa emekli aylığının bağlanmasından önce tahakkuk etmiş GSS prim borçları kesintiye konu edilebilecektir.

Aylık/gelir sahibi, emekli vatandaşın vefatı sonrası ölüm aylığı bağlanan eş/çocuk/anne/baba ise Gerek vefat eden emekli vatandaşa gerekse hak sahibi olarak ölüm aylığı bağlanan kişiye ilişkin GSS prim borçları Hak sahibi olan kişilerin, 5510-4/b (Bağkur) kapsamındaki sigortalılık statüsünden kaynaklanan prim borçları, Şehir içi toplu taşıma araçları ile Kültür ve Turizm Bakanlığınca belirlenen alanlarda kısmi süreli iş sözleşmesiyle ayda 10 günden az çalışmaları nedeniyle 5510/Ek-6. Madde kapsamındaki sigortalılık statüsünden kaynaklanan prim borçları 2925 sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanununa tabi hizmet süreleri içinde tahakkuk etmiş prim borçları Aylık/gelirlerden kesilebilecektir.

5510/51. maddede düzenlenmiş olan isteğe bağlı sigortalılık ile 5510/Ek-5. maddede düzenlenmiş olan tarım veya orman işlerinde hizmet akdiyle süreksiz olarak çalışanların sigortalılığının, primi ödenmiş son günden itibaren sona erdirilmesinin mümkün olması, haliyle zorunlu sigortalılık statüsünde yer almaması nedeniyle, hak sahiplerinin bu kapsamdaki sigortalılık statüsünden kaynaklanan prim borçlarının kesintiye konu edilmesi mümkün değildir.

HANGİ ORANDA KESİNTİ YAPILABİLİR?

Yasada, prim borçları nedeniyle yapılacak kesintinin, gelir/aylığın “% 25’ini geçmemek üzere” yapılacağı öngörülmektedir.

Diğer taraftan kamu alacaklarının takip ve tahsiline yönelik çıkartılmış 6183 sayılı Kanunun 71. maddesine göre SGK’ya olan prim
borçları için emekli aylıklarından haczolunacak miktarın aylığın üçte birinden çok dörtte birinden az olamayacağına, ayrıca “asgari ücreti aşmayan aylık gelirlerin onda birinden fazlasının haczolunamayacağına“ hükmedilmiştir.

Haliyle torba kanunda emekli aylığından yapılacak kesintilerle ilgili usul ve esasların Kurum tarafından düzenleneceği öngörüldüğünden, SGK tarafından belirlenecek usul ve esaslarda, “% 25’i geçmemek üzere” ibaresiyle ilgili olarak 6183 sayılı Kanunda öngörüldüğü şekilde aylık asgari ücretin altında gelir ve aylık alan vatandaşlardan yapılacak olan kesintinin, aylık/gelirin %10’unundan fazla olamayacağına dair bir düzenleme yapılmasında fayda var düşüncesindeyiz.

KESİNTİ ÖNCESİ BİLGİ/İHTAR YAZISI GÖNDERİLİR Mİ?
Yasaya göre genel sağlık sigortası dahil prim borçlarına yönelik yapılacak kesinti için ilgililer aleyhine icra takibine geçilmeksizin haliyle ödeme emri gönderilmeksizin borçların aylık/gelirlerden kesilmesi mümkün bulunmaktadır.

Bilindiği üzere, evvelce emekli aylığı bağlanan vatandaşların BAĞ-KUR kapsamında ticari faaliyette bulunmaları halinde 29/2/2016 tarihinden önce aylıklarından herhangi bir bildirim yapılmaksızın sosyal güvenlik destek primi kesilmekte idi.

Ancak torba kanunda yapılan düzenleme sonrasında, özellikle GSS prim borçlarında, ilgili kurumlardan alınan bilgilerdeki eksiklikler
nedeniyle kimi zaman yersiz prim borcu tahakkuk ettirildiği görülebilmektedir. Ayrıca aylık/gelir alan kişilerin daha fazla gecikme zammı tahakkuk ettirilmeksizin aylıklarından kesinti yapılması yerine bu borçları defaten ödemeleri de söz konusu olabileceğinden, kesinti yapılmadan önce ilgililere, kesilecek borcun nedeni, dönemi ve tutarı da belirtilmek suretiyle bir yazı gönderilerek, ödeme ve itiraz
için bir mehil süresi verilmesi gerektiği kanaatindeyiz.

Bu hafta son olarak yurtdışında çalışan vatandaşlarımızın bu sürelerin tamamını mı borçlanması gerekir sorusuna açıklık getirmek
istiyoruz. Yurt dışında geçen sürelerin tamamını borçlanmak zorunda değilsiniz. Tüm süreleri borçlanabileceğiniz gibi, ibelirli bir kısmını veya diğer bir ifadeyle aylık olmanıza yetecek kadar olan süreyi borçlanabilirsiniz. Bunlardan hangisi size uygun ise başvuru sırasında bunu açıkça belirtmeniz gerekiyor.
Şunu da ifade edelim. Yurt dışı sürelerinin bir kısmını borçlanmış olanlar, kalan süreleri için ihtiyaç hasıl olursa yeni  bir başvuru yapabileceklerdir.
Ancak torba kanunda yapılan düzenleme sonrasında, özellikle GSS prim borçlarında, ilgili kurumlardan alınan bilgilerdeki eksiklikler nedeniyle kimi zaman yersiz prim borcu tahakkuk ettirildiği görülebilmektedir. Ayrıca aylık/gelir alan kişilerin daha fazla gecikme zammı tahakkuk ettirilmeksizin aylıklarından kesinti yapılması yerine bu borçları defaten ödemeleri de söz konusu olabileceğinden, kesinti yapılmadan önce ilgililere, kesilecek borcun nedeni, dönemi ve tutarı da belirtilmek suretiyle bir yazı gönderilerek, ödeme ve itiraz için bir mehil süresi verilmesinin yararlı olacağı kanaatindeyiz.
Sevgili okuyucularımız, Aksaray’daki emeklilik ofisimizde yurt dışındaki vatandaşlarımızın her türlü borçlanma ve emeklilik
işlemlerine yardımcı olunmaktadır. İrtibat tlf. 0 532 541 02 70  Şayet yurtdışı borçlanması yapmayı düşünen varsa önümüzdeki  hafta çalıştığı ülkenin çalışma kasasından alacağı yazıyı tercümesiyle birlikte bize ulaştırması halinde mevcut tutarlardan işlemi
yapılabileceğini de ifade edelim.
Gelecek hafta yeni konularda buluşmak üzere hoşça kalın efendim.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER