mhp milletvekili ramazan kaşlı küçük esnafları kalkındırmak adına, büyük market zincirlerinin şehir merkezinde şube açmaları için asgari işyeri büyüklüğü standardı getirilmeli ve bu standarda uymayan mevcut şubelerin de bir program dâhilinde yerleşim yeri dışına taşınarak küçük esnaf aleyhine gelişen bu haksız rekabetin önüne geçilmelidir dedi.
mhp aksaray milletvekili ramazan kaşlı, tbmm genel kurulunda mhp adına türkiye odalar ve borsalar birliği ile odalar ve borsalar kanunu ile bazı kanunlarda ve 640 sayılı kanun hükmünde kararnamede değişiklik yapılmasına dair kanun teklifinin 1. bölümü üzerine konuşma yaptı.
milletvekili ramazan kaşlı burada yaptığı konuşmada; cumhuriyetimizin 100. yılı olan 2023 yılında ülkemizin ekonomik ve sosyal alanlarda izleyeceği politikalar özenle belirlenmiştir. türkiye yüzyılı vizyonuyla, “lider Ülke türkiye” hedefimiz inşallah cumhur İttifakı ile gerçekleşecektir. 2020 yılından bugüne özellikle kovid-19 salgınının olumsuz yansımalarıyla daralan dünya ekonomisi, 2022 yılında ise rusya-ukrayna savaşıyla başlayan jeopolitik gerilim küresel ekonomi üzerindeki riskleri ve belirsizlikleri önemli oranda artırmış bu küresel belirsizlikten ülkemizde önemli ölçüde etkilenmiştir dedi.
türkiye’nin ekonomi üzerindeki olumsuzluğu hafifletmeye çalıştığını belirten milletvekili kaşlı; bu süreçte özellikle uluslararası kuruluşların büyüme öngörülerinde kayda değer şekilde aşağı yönlü güncellemeler yapılmışken ülkemiz; vatandaşımıza sağlanan kısa çalışma ödenekleri, birçok sektörlerdeki vergi indirimleri, sgk prim ödemelerinin ertelenmesi, işletmelere yönelik hibe destekleri ve kredi uygulamaları gibi salgının ekonomi üzerindeki olumsuz etkilerini hafifletmeye yönelik politikalar oluşturarak ekonomiyi destekleyici düzenlemelere gitmiştir. bu düzenlemeler çerçevesinde şu an da görüşmekte olduğumuz türkiye odalar ve borsalar birliği ile ilgili kanunda da mevcut üyeler ile ilgili hukuki uyuşmazlık yaşamamaları adına çeşitli düzenlemelere gidilmiştir dedi.
söz konusu kanun hakkında bilgiler veren kaşlı; kanunun 1 ve 2. maddeleri ile kooperatif ve üst kuruluşları yönetim kurulu üyelerinin kooperatif bilgi sistemine (koopbİs) aktarmakla yükümlü olduğu bilgilerin neler olduğu belirgin hale getirilmekte, bununla birlikte ülke genelinde yaklaşık 60 bin kooperatifin 6,5 milyon ortağına ait verilerin girişinde yaşanacak sorunları en aza indirmek ve yönetim kurulu üyelerine cezai sorumluluk doğmasını önlemek amacıyla bilgi aktarımına ilişkin sürenin uzatılması sağlanmaktadır. Ülkemizin ihracatının artırılması noktasında önemli politika araçlarından biri olan serbest bölgeler ile ilgili düzenleme ise kanunun 3. ve 4. maddesinde yer almıştır. Ülkemizde aktif olarak faaliyet gösteren 19 serbest bölgede, 530’u yabancı olmak üzere 2.050 firma faaliyet göstermekte ve 90 binin üzerinde çalışan istihdam edilmektedir diye konuştu.
yurt dışına yapılan ihracatı verileriyle açıklayan milletvekili ramazan kaşlı; 2022 yılı sonu itibariyle serbest bölgelerin yurt dışına ihracatı, bir önceki yıla göre %17 oranında artarak 11,4 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. yapılan bu düzenleme ile serbest bölge işleticilerinin fiilen yapmakta oldukları doğal gaz yatırımı ve bölge içi doğal gaz dağıtım faaliyetlerinin yasal zemine oturtulması amaçlanmaktadır. kanunun 5 ve 6. maddesiyle yapılan düzenleme ile fiilen ticareti terk edenlerin vergi mükellefiyetini sonlandırmasına karşın ticaret sicili kaydını sildirmemesi nedeniyle oda ve borsa üyelikleri devam ettiğinden aidat tahakkukları da devam etmesi nedeniyle beklenmedik borçlarla karşılaşılabilmesine karşın vergi kaydı silinen oda ve borsa üyelerinin, üyelikleri askıya alınarak aidat tahakkukları durdurulmaktadır. bu sayede ticareti terk etmiş olanlar için oda ve borsa aidat borçlarının birikmesinin ve bu hususta mağduriyet yaşanmasının önüne geçilmiş olacaktır dedi.
kanun hakkında bilgi vermeye devam eden kaşlı; kanunun 7. maddesi ile asıl ve ikincillerin toplamı asgari ücretin yarısını geçmeyen ve zamanaşımı süresine bir yıldan az kalan aidat borçlarının silinebilmesine yönelik düzenleme yapılmaktadır. tobb genel kurulu tarafından bu sınırı aşmamak üzere her yıl üst sınır belirlenecek, oda ve borsa meclisleri ise alacak durumları ve takip masrafları gibi hususları dikkate alarak düşük tutarlı aidat borçlarını silebilecektir. kanunun 9 ve 10. maddesi ise lisanslı depoculuk ile ilgili düzenlemeler içermektedir. sistemin hukuki altyapısı, 5300 sayılı tarım Ürünleri lisanslı depoculuk kanunun 2005 yılında yürürlüğe konulması ile oluşturulmuş, Ülkemizde ilk lisanslı depo işletmesi 2011 yılında ankara’nın polatlı ilçesinde 40 bin ton kapasite ile faaliyete geçmiştir. lisanlı depoculuk için bugüne kadar, 307 adet şirket kuruluş için izin almış bunların 169’u lisans alarak faaliyetlerine başlamıştır. bu depoların ise toplam kapasitesi 9 milyon tona ulaşmış durumdadır. ayrıca, lisanslı depoculuk sistemi tarım ürünlerinin elektronik ortamda kolay ve güvenli bir biçimde alınıp satılabilmesini sağlayarak, bu sayede güvenilir, etkin ve istikrarlı bir piyasa oluşumunu temin etmektedir. bu maddelerde yapılacak değişiklikler ile lisanslı depoculuk mevzuatı kapsamında 5300 sayılı tarım Ürünleri lisanslı depoculuk kanuna göre ilgili işletmelere verilen iki yıllık lisans süresi üç yıla çıkarılacaktır dedi.
kanunun alışveriş merkezleriyle ilgili olan kısmını da açıklayan kaşlı; kanunun öngördüğü genel düzenlemelerden en önemlisi ise alışveriş merkezleri ile ilgili olan düzenlemedir. alışveriş merkezlerinin ortak gelirlerinin tasarrufu ve giderlerinin paylaşımına ilişkin sorunların ortaya çıkması, alışveriş merkezi malikleri ile perakende işletmeler arasında sorunların oluşmasına yol açmış ve bu yasal düzenlemeyle hakkaniyetli bir yaklaşım sağlanmıştır. alışveriş merkezlerinin sayısı hızla artıyor olmasının önemli bir sonucu olarak bugün bu merkezlerin toplumun tüm kesimi için sosyal alanlar haline gelmesi ile birlikte fiziki ticaretin de artık bu merkezlerden sağlanıyor olmasıdır dedi.
küçük işletmelere de değinen kaşlı; toplumsal ve iktisadi dönüşümlerin meydan okuması karşısında biçare olan düşük sermayeye sahip küçük işletmeler ne yazık ki artık tümüyle bu dönüşüme teslim olmaya başlamıştır. teknoloji ve küresel ekonomiye toplumsal adaptasyon seviyesinin ilerlemesiyle birlikte türkiye’deki küçük işletmelerin hayatta kalma şartlarının giderek zorlaşmıştır. ticaret, imalat ve hizmet sektörlerinde yer alan çeşitli iş sahalarında küresel veya büyük aktörler pazar paylarını büyütmekte bu nedenle küçük işletmelerin faaliyet sahaları ve rekabet imkânları azalmaktadır. küçük esnaf değişime ayak uydurma konusunda aciz ve yetersiz kalmakta ve daha da önemlisi türk toplumunun tüketim alışkanlıkları ve hayat tarzı hızla köklü bir biçimde dönüşmekte, bu da bazı iş kollarının daralmasıyla neticelenmektedir diye konuşan kaşlı; sözlerinin devamında; evinizin anahtarını bıraktığınız, çocuğunuzu emanet ettiğiniz, paranız yetişmediğinde borç para aldığınız, cenazenizde, hastalığınızda yanınızda olan, beraber ağlayıp, beraber güldüğünüz mahalle bakkalınıza, fırıncınıza, lokantacı, pastaneci gibi her türlü temel gıda işletmeleri başta olmak üzere; giyim, ayakkabı, mobilya, beyaz eşya satan yerel esnafınıza, tuhafiyeci, zücaciyeci yani kısaca tüm esnafımızın sorunlarını bir nebze çözebilmek adına; büyük market zincirlerinin şehir merkezinde şube açmaları için asgari işyeri büyüklüğü standardı getirilmeli ve bu standarda uymayan mevcut şubelerin de bir program dâhilinde yerleşim yeri dışına taşınarak küçük esnaf aleyhine gelişen bu haksız rekabetin önüne geçilmelidir dedi.
cumhur İttifakı olarak çalışmaya devam edeceklerini açıklayan kaşlı; Ülkemizin istikrarı, kalkınması ve dinamizmi açısından vazgeçilmez bir unsur olarak bugün sayıları 1 milyon 923 bin olan esnafımızı anlamak, tüm problemlerini yerinde ve doğru tespitlerle çözüme kavuşturmak için, yeni yüzyılın türkiye yüzyılı olması için cumhur İttifakı olarak; lider Ülke türkiye hedefimize; durmadan, yorulmadan, yılmadan, yıkılmadan, var gücümüzle çalıştığımızı ve önümüzdeki süreçte daha çok çalışacağımızı bir kez daha bu kürsüden beyan ediyorum diye konuştu.
haber: yaşar karatay

