Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Erel Öğretmenler Adına Konuştu

İyİ parti aksaray milletvekili ayhan erel , Üniversitelerimizineğitim fakültelerinden mezun

İyİ parti aksaray milletvekili ayhan erel , Üniversitelerimizineğitim fakültelerinden mezun olan ve ataması yapılamayan öğretmen sayılarındakiartışın sebepleri ve bu hızlı artışın ortaya çıkardığı etkilerin ve sonuçlarıntüm yönleriyle araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıylavermiş olduğu meclis araştırma önergesi hakkında tbmm genel kurulda konuşmagerçekleştirdi. 

milletvekili erel’in yapmış olduğu konuşma;

 “ben öğretmenolmak istiyorum/ben şairimin mısralarında dil/genç kızımın gergefinde nakışnakış gül/aşığımın sazında tel/Öpülesi bir el olmak istiyorum/ben öğretmenolmak istiyorum/’ben öğretmen olmalıyım’ diyorum/Çünkü inanıyorumallah’ıma/İnanıyorum ‘beşikten mezara kadar oku’ diyen peygamber’ime/İnanıyorum’ne mutlu türk’üm’ diyen atatürk’üme.”

günümüzde 70 değil, 700 değil, 7 bin değil, yaklaşık 700bin öğretmen atama bekliyor. Şimdi, bir ana olarak, bir baba olarak empatiyapalım: on iki yıl boyunca ilkokul, ortaokul, lise; çocuğunuzu her türlüfedakârlığı yaparak okutuyorsunuz, neticede yarış atı gibi yarıştırdığınızevladınızın, soktuğunuz üniversite seçme sınavları sonucunda bir üniversiteninsosyal bilgiler öğretmenliği bölümünü kazandığını sevinçle duyuyorsunuz,hissediyorsunuz. yine, o üniversite hayatı boyunca bir anne olarak, bir babaolarak yemiyorsunuz, içmiyorsunuz, giymiyorsunuz; çocuğunuz gurbet ellerdeperişan olmasın, aç susuz kalmasın diye yeri geliyor siz aç susuz kalıyorsunuz,çocuğunuzun okumasını sağlıyorsunuz. dört sene başarılı bir şekilde eğitimöğretim hayatını tamamlayan genç, bu üniversiteden mezun olduğunda “hayır,benim sana ihtiyacım yok.” diyorsunuz.

bir de atanamayan öğretmenin yerine kendimizi koyalım:gençliğini, çocukluğunu dört duvar arasında geçiriyor, netice itibarıylayaptığı hazırlıklar sonrasında girdiği üniversite sınavında başarılı oluyor vedemin söylediğim gibi güzel bir üniversitenin sosyal bilgiler öğretmenliğibölümünü kazanıyor. dört yıl boyunca öğretmenlik üzerine türküler diziyor,şiirler söylüyor, hayaller ve düşler kuruyor. dört senenin sonunda başarıylaokulunu bitirdiğinde de önüne Çin seddi gibi bir duvar “hayır, senöğretmen olamazsın.”

bakın “yahu bir sürü öğretmenimiz var, boştageziyor; resim öğretmeni matematik, müzik öğretmeni beden eğitimi dersinegiriyor. Öğretmen ihtiyacı var ama bakın ki siz bunları sınavla alıyorsunuz, o zamanniye okutuyorsunuz? bu öğrencilere yazık değil mi? ‘Öğretmen almıyorum.’ de, buevlatlarım okumasın boşuna ama biz iktidar olunca boşta öğretmen adayıkalmayacak.” “sisteme bak, 72 bin öğretmen açığı var, sen sınavlaöğretmen seçiyorsun, hangi akla hizmet ediyorsun, bırak da öğretmenlerimiz okulseçsin, göreve başlasın; önüne neden engel koyuyorsun? İnşallah, biz hükûmetikurduğumuzda bütün öğretmenleri göreve başlatacağız, bu öncelikli eğitimsorununu çözeceğiz.”

“buradan sözüm tüm genç öğretmen adaylarına: sizmerak etmeyin, biz geldiğimizde üniversiteyi bitirdiğinizde ‘sınavıkazanamazsam ne yapacağım?’ korkun olmayacak çünkü sınav olmayacak.”

“birçok gencimiz, özellikle öğretmen adaylarımızişsiz kaldı. Ülkede eğitim çökmüş, köy okulları kapanmış, merkezdeki okullarbile ‘öğretmen’ diye can çekişiyor, sen sınavla öğretmen almaya çalışıyorsun.bıraksana genç öğretmenlerimiz gitsin çalışsın. o kadar sene beklet, sonra al,o adamda artık heves mi kalır, öğretmenlik yapabilir mi? ama inşallah, biz iktidarolunca öğretmenler okulun bittiği gün hazırlıklarını yapacak, ertesi gün görevaşkıyla okuluna gidecek, hiç merak etmeyin.”

bu sözlerin altına burada bulunan tüm vekillerle birlikte82 milyon milletimiz imza atar.

kime ait bu sözler? bu sözler, 2002 yılında,gaziantep’te, samsun’da, İstanbul’da ve İzmit’te seçim öncesi konuşmalarınıyapan bugünkü sayın cumhurbaşkanımıza ait.

ben de şimdi buradan soruyorum: mademki ihtiyacınız yok,niçin beş sene bizim gençlerimizin hayalleriyle, düşleriyle oynuyorsunuz,onların hayallerinin katili oluyorsunuz? yazık, günah değil mi? her ileüniversite açmak marifet değil, marifet üniversiteden mezun ettiğiniz gençlereiş bulabilmek. ne yapsın bu çocuk? ne yapsın bu genç?

Öğretmen olma hevesiyle, öğretmen olma düşüyle, öğretmenolma ülküsüyle dört senesini harcamış “sana ihtiyacım yok.” diyorsun.ne yapacak? gelin, bu sorunu çözelim. yani her şeyi planlayan, her bilgiyeerişen bürokratlar, türkiye’nin ne kadar öğretmene, hangi branşta öğretmeneihtiyacı olduğunu bilemiyor mu? her yıl eğitim fakülteleri, öğretmen yetiştirenkurumlar, 50 bin genci gene dört sene, beş sene oyalayacak. almayın arkadaşlar,yapmayın, yazıktır gençlerimize.

bakın, geçen de söyledim, bu memlekette, Çanakkalesavaşlarında 250 bin vatan evladı, cumhuriyetin ön sözünü yazmak adınacanlarını heba etmiştir ama günümüzde 3 milyona yakın gencin gençliği hiçbirişe yaramadan heba olmaktadır. gelin, bir anne olarak, bir baba olarak, biröğretmen adayı abisi olarak, ablası olarak bu gençlerimizin derdine dermanolmaya bakalım, ne yapabiliriz diye araştıralım. bundan sonra geleceklerinümitlerini öldürmeyelim, bunlar atanıncaya kadar en azından eğitimfakültelerine öğrenci almayalım diyor, hepinizi duyarlılığa davet ediyorum”dedi.

haber merkezi

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

Aksaray-Ulukışla demiryolu projesi için mahalle ve köylerde başlayan sosyal değerlendirme
Sıradaki Haber Aksaray-Ulukışla demiryolu için sahada değerlendirme çalışması başladı!