TÜRK KONUKSEVERLİĞİNİN SİMGESİ: KERVANSARAYLAR

Gazneliler, Karahanlılar ve Selçuklular gibi tarihteönemli yer etmiş Türk devletlerince önce Orta Asya'da sonra Anadolu'da inşaedilen kervansaraylar, hem konukseverliğin hem de ince mimari anlayış ve ticarihassasiyetin izlerini taşıyor.

TÜRK KONUKSEVERLİĞİNİN SİMGESİ: KERVANSARAYLAR
22.09.2018 / 15:49 1251

Anadolu'da geçmişte doğudan batıya güneyden kuzeye birçokgüzergahta yaptırılan yüzlerce kervansaray da Türklerin ticarete verdiği önemi,konukseverliğini ve sosyal devlet anlayışını yansıtan en önemli eserlerarasında bulunuyor. 

Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) Sosyal ve BeşeriBilimler Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Zekeriya Şimşir, AAmuhabirine yaptığı açıklamada, Türk-İslam tarihinde kervansarayların ilkörneklerine Orta Asya'da "ribat" adıyla rastlandığını söyledi.

Önce sınır boylarında askeri amaçla yapılan bu yapılarındaha sonra tekke, zaviye ve hanlara dönüştüğünü belirten Şimşir, "İlkkervansaray olarak Gazneli Mahmut döneminde yapılan 'Ribat-ı Mahi' dediğimizbir yapı var. Daha sonra Karahanlılar ve Büyük Selçuklu döneminde Orta Asya'da,Horasan bölgesinde çeşitli kervansarayların yapıldığını biliyoruz." dedi.

- Yol emniyetineönem verilmiş

Anadolu Selçuklu döneminde 12. yüzyıldan itibaren yoğunbir kervansaray faaliyetine rastlandığına işaret eden Şimşir, şöyle konuştu:

"Selçuklu sultanları ticaretin gelişmesi için yolemniyetine önem vermiş, yaklaşık 30-40 kilometre aralıklarla kervansaraylaryaptırmıştır. Yol güzergahında kervanların konakladığı mekanlar halinde Anadolukuzeyden güneye, doğudan batıya kervansaraylarla donatılmıştır. Kervansaraylarhem ticari hem de meskun mahal dışında olduğu için askeri nitelikte yapılardır.Çünkü her an düşman veya eşkiya taarruzuna maruz kalabilir. Onun için daha çokiçe dönük karakterde yapılardır. Dıştan masif, yüksek duvarlarla çevrilidir vetek girişi vardır. Pencereler genellikle mazgal şeklindedir. Çok güvenliyerlerdir. Kervandaki kişiler buraya geliyor, 3 güne kadar ücretsizkalabiliyor. Yeme, içme ücretsiz sunuluyor. Bazı kervansaraylarda doktorlarındahi bulunduğunu biliyoruz. Bazılarında veterinerler kervanda bulunan hayvanlarınbakımıyla ilgileniyor."

Şimşir, bu yapıların devrin sultanları, emirleri veönemli devlet adamları tarafından yapıldığını dile getirerek, şunları kaydetti:

"Bu, Türklerin sosyal devlet anlayışını gösteriyor.İnsanlar kervansaraylarda 3 güne kadar ücretsiz kalıyorlar ve herhangi birminnet göstermeleri beklenmiyor. Aksaray'daki Sultanhanı'nın taç kapısıüzerinde, 'El-minnetü lillah' yazar. Minnet, sadece Allah'adır. Orayı yaptırankişilere, sultanlara minnet duyulmasına gerek yok, minnet edilecek olan sadeceAllah'tır. Dolayısıyla bunlar sosyal devlet anlayışının birer yansıması olarakgörülebilir."

"Her türlüihtiyacını kervansaraylarda giderebiliyor"

Açık ve kapalı avludan oluşan mimarinin, kervansaraylardaen yaygın görülen plan olduğuna dikkati çeken Şimşir, şöyle devam etti:

"Örnekleri Anadolu'da çoktur. Konya civarındaKızılören ve Kuruçeşme, Aksaray'daki Sultanhanı, Ağzıkara ve Alay Han,Kayseri'deki Karatay Hanı bu yaygın modele göre yapılmıştır. Sadece kapalıkısımdan oluşan kervansaraylar da vardır ve örnekleri son derece sınırlıdır.Alanya yakınlarındaki Şarapsa Hanı buna örnektir. Bir de karma tip dediğimizhanlar var. Bunlar da iç içe mekanlardan oluşur. Avluda kervan geldiğindeyüklerini boşaltabilir. Yazın insanlar orada barınır, ambar olarak kullanılır.Kapalı kısımda yine barınma yerleri var. Sahanlara göre düzenleme yapılmış.Hamamlar ve çeşmeler bulunuyor. Suyun az olduğu yerlerde sarnıçlar yapılmış.İnsanlar her türlü ihtiyacını kervansaraylarda giderebiliyor."

Şimşir, daha çok taştan yapılan kervansarayların endikkati çeken bölümlerinin taç kapıları olduğuna değinerek, şu bilgileriaktardı:

"Kervansaraylar geleneksel mimarimizi yansıtaneserlerdir. Özellikle taç kapılar ana cephede yapının ihtişamını ve yaptırankişinin prestijini yansıtmak üzere en özenli malzemelerin seçildiği, en güzelsüslemenin bulunduğu mekanlardır. Diğer yapılarda olduğu gibi kervansaraylardada geometrik süslemenin yoğun kullanıldığını görüyoruz. Bunun yanında Rumimotifler, yapıların kitabelerinde ayet ve hadislerin yer aldığını görüyoruz.Açık ve kapalı avlulu kervansaraylarda iki taç kapının varlığını görüyoruz.Sultanhanı bunun uygulandığı en güzel örneklerden biridir."

En önemli örneğiSultanhanı

Alaaddin Keykubat döneminde 1223 yılında yaptırılan Sultanhanı'nınen güzide eserlerden biri olduğunu vurgulayan Şimşir, şunları kaydetti:

"Taç kapısı mermerden yapılmış, süsleme açısındanson derece yoğun ve güzel bezemelere sahiptir. Konya'daki Alaaddin Camisi'niyapan Şamlı usta Muhammet Bin Havlan tarafından yapılmıştır. Kızılören Hanı,Konya'ya yaklaşık 30-40 kilometre mesafededir. 1206 yılında 1. GıyasettinKeyhüsrev’in ikinci saltanat döneminde yapılmıştır. Sultanların yaptırdığıhanlara sultan hanları diyoruz. Bunun dışında Obruk Han, Ağzıkarahan, Alay Han,Isparta'daki Eğirdir Hanı, Denizli'deki Akhan, Afyon yakınlarındaki İshaklıKervansarayı önemli örneklerdendir."

Anadolu'da doğudan batıya, güneyden kuzeye, birçokgüzergahta ayakta kalmış yapılar bulunduğunu bildiren Şimşir, şu görüşleri dilegetirdi:

"Sadece izini bildiğimiz, hiç izi kalmamış amatarihi kaynaklardan bildiğimiz yüzlerce, belki binlerce kervansaray var. Kültürve Turizm Bakanlığının çalışmaları sonucu bu kervansaraylar UNESCO Geçici MirasListesi'ne alınmıştır. Türk konukseverliğini ve ticarete verilen önemi gösterenkervansaraylar, mimarlık tarihi ve geleneksel süsleme sanatları açısından sonderece önemli yapılardır. Bunların iyi şekilde korunup, doğru fonksiyonlarverilerek, bizden sonra gelecek nesillere aktarılması için gerekli gayretgösterilmelidir."

AA


Yorum Ekle
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.