“CİMER’in bir mobing aracı haline gelmesi kabul edilemez” diyen Toprak, hiçbir somut dayanağı olmayan, gerçek dışı iddialarla yapılan başvuruların çalışanlar üzerinde haksız soruşturmalara yol açtığını vurguladı. Bu tür başvuruların kamu hizmetinin kalitesini düşürdüğünü ve personelin huzurunu bozduğunu dile getirdi.
Toprak, konuyla ilgili olarak üç maddelik çözüm önerisi sundu. İlk olarak, CİMER başvurularının belirli bir ücret karşılığında yapılmasını isteyen Toprak, bu yolla hem gereksiz başvuruların önüne geçileceğini hem de sistemin daha verimli işleyeceğini savundu. İkinci olarak, iftira ve itham içeren başvuruların tespit edilmesi halinde başvuru sahiplerine hukuki ve mali yaptırım uygulanmasını önerdi. Üçüncü olarak da, iftiraya uğrayan kamu çalışanlarına tazminat hakkı tanınması gerektiğini belirtti.
CİMER başvurularının vatandaşın denetim hakkını temsil ettiğini ancak bu hakkın kötüye kullanılmasının önüne geçilmesi gerektiğini ifade eden Toprak, “Kamu çalışanlarının itibarı, mesleki onuru ve huzuru korunmalıdır” dedi.
Toprak, ilgili kurumları bu konuda duyarlılığa davet ederken, Türk Eğitim-Sen olarak bu sürecin takipçisi olacaklarını da sözlerine ekledi.
Haber Merkezi

