Araştırmaya göre vatandaşların evlerinde suçtan korunmak amacıyla en çok tercih ettiği güvenlik önlemi %70,7 ile zırhlı/çelik kapı oldu. Bunu %35,5 ile güvenlik kamerası, %28 ile pencere korkuluğu ve panjur uygulamaları izledi. En düşük tercih edilen önlemler ise hırsız alarmı, bekçi köpeği ve biber gazı/elektro şok cihazları olarak kaydedildi.
Kent-kır ayrımında ise dikkat çekici farklılıklar ortaya çıktı. Ateşli silah ve bekçi köpeği kullanımının kırsal bölgelerde daha yaygın olduğu görülürken, güvenlik kamerası, alarm sistemi ve özel güvenlik gibi önlemlerin yoğun kentlerde daha fazla tercih edildiği belirlendi.
Araştırmanın suç mağduriyetine ilişkin sonuçlarında ise bilişim suçları ve dolandırıcılık öne çıktı. Son bir yıl içinde:
- Bireylerin %4,6’sı cinsel olmayan tacize,
- %3,5’i bilişim suçlarına,
- %2,8’i tüketici dolandırıcılığına maruz kaldığını belirtti.
Araç hırsızlığı ve yağma gibi suçların ise daha düşük oranlarda görüldüğü açıklandı.
Öte yandan mağdurların resmi makamlara başvuru oranlarında ciddi farklılıklar dikkat çekti. Araç hırsızlığı mağdurlarının %81,3’ü olayı resmi mercilere bildirirken, bu oran motosiklet/moped hırsızlığında %68,4, saldırı ve yaralanmada %53,3 oldu.
En düşük bildirim oranları ise rüşvet, cinsel taciz ve sözlü taciz vakalarında görüldü. Araştırmaya göre rüşvet mağdurlarının yalnızca %5,1’i, cinsel taciz mağdurlarının %11’i resmi başvuruda bulundu.
Uzmanlar, özellikle bilişim suçları ve dolandırıcılık vakalarının yükselişinin dijital güvenlik risklerini artırdığına dikkat çekerken, düşük şikâyet oranlarının ise bazı suç türlerinde “görünmeyen mağduriyet” sorununu ortaya koyduğunu değerlendiriyor.
Haber Merkezi

