İrfan Altan, yalnızca hikâye anlatmakla kalmıyor; yazdığı her satırda insan ruhuna dokunmayı hedefliyor. Yeni kitabı Kan Arzusu, hem olay örgüsüyle hem de felsefi altyapısıyla okuyucuyu düşünmeye, kendini sorgulamaya ve içsel bir yolculuğa çıkmaya davet ediyor.
Altan, kitapla ilgili yaptığı açıklamada;Ben insanı hem tüm zamanlardaki bir bütün olarak görüyorum, hem de her insanı ayrı bir evren olarak değerlendiriyorum. Bence insan tükenmeyen bir hazine gibi. Ve bu hazineye hem ışık, hem de ayna tutmak misyonlarımdan biri olduğuna inanıyorum.”
sözleriyle edebi yaklaşımını ortaya koydu.
Kitabın lansman etkinliğinde genç bir okuyucunun yönelttiği, “Görünenin ötesindeki İrfan Altan’dan biraz bahseder misiniz?” sorusuna verdiği yanıt ise salondaki duygusal havayı derinleştirdi:
“Bağrı ezilmişler kervanında bir devenin yularından tutmuş, dertlerimi kendime götürüyorum. Yüreğimde biriken kuru gazellerin bir yangına dönüşmesi an meselesidir. Ne zaman ağlayan bir çocuğun gözyaşına gizlensem, sonunda toprak kokar oluyorum. Şükürler olsun ki değerli ve hassas okuyucularım ile bunları paylaşacak şansa sahibim dedi.
Edebiyat çevrelerinden tam not alan Sirius’un Kızı serisinin önceki kitapları İkiz Alev ve Bumerang, hem içerdiği metaforik derinlikle hem de anlatım gücüyle geniş bir okuyucu kitlesine ulaşmıştı. Kan Arzusu ise bu seriye yepyeni bir boyut kazandırarak, karakterlerin evrimini daha da ileriye taşıyor.
Okuyucuların kitaba nasıl tepkiler vereceği merak konusu olurken, İrfan Altan’ın kaleminden çıkan her yeni eser gibi Kan Arzusu da edebiyat dünyasında iz bırakmaya aday görünüyor.
Bir şehrin sokaklarından doğup ülkeye mal olan bir yazarın içsel evrenini yansıttığı Sirius’un Kızı 3: Kan Arzusu, kitap raflarında yerini aldı. Ruhunu satır aralarına işleyen Altan, bu eserle bir kez daha “insanı anlamak” arayışına güçlü bir katkı sunuyor.
Avni Kuru

