Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Otizmin sessiz Türkiye şampiyonu: Aksaraylı Koçak milli takımda!

20 yıllık bir mücadele, sabırla örülmüş bir başarı hikayesi… Otizmli sporcu Enes Tutku Koçak, ailesinin ve antrenörlerinin desteğiyle önce yüzmede, ardından tekvandoda başarı merdivenlerini hızla tırmandı. Şimdi ise Türkiye’yi uluslararası arenada temsil edecek bir milli sporcu!

20 yıllık bir mücadele, sabırla örülmüş bir başarı hikayesi… Otizmli

2004 doğumlu Enes Utku Koçak, küçük yaşlardan itibaren otizm tanısıyla hayatını farklı bir pencereden yaşamaya başladı. Ancak bu yolculuk, sıradan bir mücadele değil; sporun dönüştürücü gücüyle şekillenmiş özel bir hikâye.

Annesi Rukiye Koçak, oğlunun yeteneklerini keşfetme çabalarını şu sözlerle anlatıyor:
Enes Tutku Koçak’ın annesiyim. Oğlum 2004 doğumlu yaklaşık 20 yıllık bir otizm serüvenimiz var. Onun yetenekleriyle ilgili nasıl geliştirebiliriz neler yapabiliriz onu rehabilite etmek için ne gibi çalışmalar yapabiliriz diye düşünürken yüzme dersleri almaya başladık. Enes 8. sınıftaydı. Önce özel derslerle başladık zaten suyu da çok seven bir çocuktu. Yüzme çok hoşuna gitti. Antrenörü beğendi Enes’i başladığımız bir spor hayatımızda çok önemli bir yere oturdu. Enes’e çok şeyler katkı. Mücadele etmeyi, azimli olmayı, çalışmayı, disiplini hayatımıza çok olumlu etkilerini gördük. Gerçekten yüzmenin iyileştirici etkilerini hayatımızda hep birlikte yaşadık. Sonrasında tanıştığımız hocamız onu para poomsae dalında yarışlara götürmek istediğini söyledi. Uğratışımız zaman üç aylık bir süreç, üç ay öncesinde yaşadık bunu. Enes’in hoşuna gitti yeni şeyler denemeye seven bir çocuk Enes. Uğraşmayı seven, sevdiği şeyleri güzel yapan bir çocuk, bir şeyden hoşlandığında onu gerçekten en güzel şekilde yapabilen bir çocuk. O gerçekten yetenekli bir çocuk, bizde elimizden geldiğince ona destek olmaya çalışıyoruz. Hayatımızı ona göre şekillendiriyoruz. Onun yeteneklerini iyileştirmek için neler yapabiliriz diye düşünüyoruz. Hocalarımız sağ olsun, antrenörlerimiz bize çok destek oluyorlar bu konuda. Onlara da çok teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

Enes’in spordaki bu yükselişini en yakından takip edenlerden biri de babası Murat Koçak. Türkçe öğretmeni olan baba Koçak, oğlunun başarıları hakkında; “Türkçe öğretmeniyim. Enes Tutku Koçak’ın babasıyım. Enes otizmli bir birey. Yedi yıl önce biz amatörce zamanı geçsin, ilgilenebileceği bir şeyler olsun düşüncesiyle yüzme dersleri almaya başladık. Enes yüzmeyi gerçekten sevdi. Daha sonra yarışmalara katılmaya karar verdik. Katıldığımız yarışmalarda Türkiye birincilikleri, ikincilikleri, üçüncülükleri oldu. Enes’in spora meyilli olduğunu fark edince tekvando hocamız Enes’i ve diğer arkadaşlarını Türkiye para poomsae şampiyonasına götürdü. Orada Enes ilk 4’ün içine girdi. Antalya’da yapılan uluslararası şampiyonada milli takımı temsilen yarışma hakkı kazandı. Oradaki mücadelesi sonrasında da milli takım sporcusu oldu. Çalışmalarına hocalarımızın eşliğinde onların yarımıyla devam ediyoruz.” dedi

Enes ise gözlerinde parlayan heyecanla duygularını şöyle dile getiriyor:
“Milli takıma girdiğim için çok mutluyum. Spor yapmayı, özellikle yüzmeyi çok seviyorum. Spor yaparken kendimi çok iyi hissediyorum, rahatlıyorum ve mutlu oluyorum.”

Bu başarı hikâyesi, sadece bir sporcunun değil, bir ailenin, bir toplumun birlikte attığı umut dolu adımları anlatıyor. Enes’in azmi, ailesinin inancı ve antrenörlerinin desteğiyle yazılan bu başarı öyküsü, hem otizmli bireylere hem de onların yakınlarına ilham kaynağı olmaya devam ediyor.Enes tutku milli sporcu olmasının yanında aynı zamanda saz çalıp türkü söylüyor. Söylediği şarkılar yüreklerde iz bırakıyor.

Otizmin sınır tanımayan gücünü ve sporun iyileştirici etkisini gözler önüne seren Enes Tutku Koçak’ın milli takıma yükselişi, “yeter ki destek olunsun” cümlesinin yaşayan bir kanıtı…

Fatma Altınok