Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

MÜSİAD toplumsal vizyona kapı aralıyor: “Terörsüz Türkiye Çalışma Grubu” kuruldu 

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) tarafından Diyarbakır’da düzenlenen Şube Başkanları toplantısında “Terörsüz Türkiye Çalışma Grubu” kurulması kararlaştırıldı. Bu kapsamda, yerelden gelen raporlarla şekillenecek olan süreçte üretim, kardeşlik ve kalkınma temelli toplumsal vizyon kapılarını açacak. 

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) tarafından Diyarbakır'da düzenlenen Şube

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) tarafından yapılan açıklamaya göre, her iki yılda bir düzenlenen Olağan Genel Kurul’un ardından geleneksel olarak gerçekleştirilen Şube Başkanları İstişare Toplantısı, bu yıl Bursa’da yapılan Strateji Toplantısı’nda alınan karar doğrultusunda, Diyarbakır’da ve “Terörsüz Türkiye” temasıyla gerçekleştirildi.

14 Haziran 2025 tarihinde yapılan toplantıya, Türkiye’nin 81 ilindeki MÜSİAD Şube Başkanlarının yanı sıra yurt dışı temsilcilikler de eksiksiz katılım sağladı. Toplantının en önemli çıktısı, “Terörsüz Türkiye Çalışma Grubu”nun kurulmasına yönelik ortak karar oldu. MÜSİAD tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“14 Haziran 2025 tarihinde gerçekleştirilen bu anlamlı buluşmaya, 81 ilimizin şube başkanları ve yurt dışı başkanlarımız eksiksiz katılım sağlamış; terörün gölgesinden arınmış, üretimin ve kardeşliğin hüküm sürdüğü bir Türkiye idealine olan inançlarını hep birlikte ortaya koymuşlardır.

Toplantıda alınan en önemli ve tarihî kararlardan biri, bölge illerimizdeki şube başkanlarımızdan oluşan özel bir “Terörsüz Türkiye Çalışma Grubu”nun kurulması olmuştur. Ancak bu grup yalnızca iş dünyasının değil; ülkemizin fikir, bilim ve kanaat hayatının temsilcilerini de içerecek şekilde genişletilmiştir. Çalışma grubumuza katılmayı kabul eden Sayın Altan Tan, Sayın Prof. Dr. Orhan Atalay, Sayın Prof. Dr. Mustafa Çevik, Sayın Prof. Dr. Veysel Ayhan, Sayın Yaşar İçen, Sayın Adnan İnanç, Sayın Ebuzer Leblebici, Sayın Vahdettin İnce, Sayın Prof. Dr. Yusuf Kaplan, Sayın Fatma Ünsal, Sayın Füsun Kümet, Sayın Metin Tarhan ve Sayın Özgür Uslu’ya teşekkür ediyoruz.

Türkiye’nin en yakıcı meselelerinden biri olan terörle mücadelede yeni bir eşik, umut dolu bir bakış açısıyla aşılmaktadır. MÜSİAD öncülüğünde yürütülen “Terörsüz Türkiye Çalışma Grubu” faaliyetleri kapsamında hazırlanan detaylı rapor; güvenli bir gelecek için yalnızca güvenlik tedbirlerine değil, kalkınma, istihdam, eğitim ve sosyal bütünleşme odaklı çok yönlü bir mücadele modeline işaret etmektedir.

18 ilimizin şube başkanları ve bölge temsilcilerinin aktif katkısıyla il bazında raporlar hazırlanmış, bu raporların her ay ilgili çalışma gruplarında değerlendirilerek sürekli güncel hâle getirileceği belirtilmiştir. İnanıyoruz ki, hazırlanan bu raporlar yerelin sesini merkeze taşıyacaktır. İlk raporlarda Gaziantep’ten Hakkâri’ye, Van’dan Şırnak’a kadar her şehir için özgün aksiyon planları geliştirilmiş; özellikle gençlerimize ve kadınlara yeni bir yol haritası sunulmuştur.

Bu vizyon;

  • Gençlerin işsizliğe değil üretime yöneldiği,
  • Kadınların sosyal hayatta daha güçlü olduğu,
  • Ekonomik kalkınmanın güvenli yaşam alanları oluşturduğu,
  • Ahlaki ve manevi değerlerin yeniden ihya edildiği bir Türkiye’yi inşa etmeyi amaçlamaktadır.

 

Çalışma Grubumuzun temel yaklaşımı şudur:

 “Terörün damarlarını kesmenin yolu, gönüllere dokunmaktan geçer.”

Silahların sustuğu, fikirlerin konuştuğu ve kalkınmanın umut doğurduğu bir toplumsal atmosfer, hepimizin ortak idealidir. İl bazında hazırlanan raporların ortak olarak ortaya koyduğu gerçek ise şudur: “Terörsüz bir Türkiye, yalnızca bir güvenlik meselesi değil; aynı zamanda bir adalet, kalkınma ve vicdan meselesidir.”

Bugün ülke olarak bu hedefe bir adım daha yaklaştık. MÜSİAD olarak toplumun tüm kesimlerini bu vizyona katkı sunmaya, kardeşlik hukukunu büyütmeye, birlikte üretmeye ve birlikte yürümeye davet ediyoruz.”

Bu yeni süreçle ilgili değerlendirmelerde bulunan MÜSİAD Aksaray Başkanı Av. Sefa Göktaş ise şu açıklamaları paylaştı:

“Terör örgütünün silah bırakması yönündeki gelişmeler ve Sayın Cumhurbaşkanımızın yaptığı tarihi açıklamalar, Türkiye’nin sosyal, siyasal ve ekonomik geleceği açısından tarihi bir kırılma noktasıdır.

MÜSİAD olarak, devletimizin iradesiyle dile getirilen ‘Terörsüz Türkiye’ vizyonu artık kalkınma temelli bir gerçekliğe dönüşmektedir. Başta Doğu ve Güneydoğu Anadolu olmak üzere, terörden arındırılan bölgelerde özel sektör yatırımları hız kazanacak; OSB’ler, üretim tesisleri ve lojistik merkezleri gelişme zemini bulacaktır.

Güven ortamı sayesinde gençler doğdukları topraklarda kalacak, işgücü niteliği yükselecek ve sosyal istikrar üretimle birleşecektir. Biz bu büyük dönüşümde yalnızca bir parça değil, yön verici aktörlerden biri olma kararlılığındayız.”

MÜSİAD, kamuoyunu bilgilendirme amacıyla yayımladığı bu bildiride, tüm toplumsal kesimleri “Terörsüz Türkiye” vizyonuna katkı sunmaya, kardeşlik hukukunu büyütmeye, birlikte üretmeye ve birlikte yürümeye davet etti.

Askerî veya sivil tüm darbelerin en temel amacı, kaynak, servet ve gelir transferidir. Örneğin, 12 Eylül 1980 darbesinin özellikle gelir dağılımı üzerinde derin bir hasara yol açtığı bilinmektedir. Aynı şekilde, “post-modern darbe” olarak adlandırdığımız 28 Şubat sonrasındaki yıllarda artış gösteren banka hortumlamaları ve yolsuzluklar da bu amaca hizmet etmiştir. Tüm bu süreçler, Türkiye ekonomisinin 2001 yılında yaşanan büyük ekonomik krize sürükleyen başlıca etkenlerden biridir.

 

FETÖ terör örgütü tarafından gerçekleştirilen 15 Temmuz 2016’daki hain darbe girişimi de bu bağlamda değerlendirilmelidir. Bu nedenle 15 Temmuz’da hedef alınan: 2013 yılında IMF’ye olan borcunu ödeyen, 27 çeyrektir pozitif büyüme kaydeden, finansal ve mali disiplinini sağlamlaştıran ve birçok büyük projeyi hayata geçirmeye hazırlanan bir Türkiye ekonomisiydi. Her ne kadar 15 Temmuz’un hemen ardından ekonomi yönetiminin başarılı politikalarıyla piyasalar normale dönmüşse de bu girişimin ciddi maliyetleri olmuştur. İlk belirlemelere göre yaklaşık 300 milyar lira olan bu maliyetin, alt sektörlere olan etkisi de göz önüne alındığında daha da arttığını tahmin edebiliriz.

Elbette 14 Temmuz 2016 tarihinde 2,87 seviyesinde olan döviz kurunun darbe girişimi sonrası 3’ü aşması, piyasalarda oluşan satış baskısı, üretim ve ekonomik aktivitenin aksaması gibi etkenler, 15 Temmuz’un yarattığı ekonomik tahribatı daha da artırmıştır. O yılın ilk iki çeyreğinde sırasıyla %4,5 ve %4,7 oranında büyüyen Türkiye ekonomisi, darbe girişiminin yaşandığı yılın 3. çeyreğinde %0,2 oranında daralmıştı.

Bugün geldiğimiz noktada, tüm bu maliyetlerin son 20 yılda elde edilen ekonomik kazanımları gölgeleyemediğini görmekteyiz. Bu bağlamda 15 Temmuz’da iradesine sahip çıkan Türk milletinin koruduğu şey yalnızca demokrasi değil, aynı zamanda Türkiye ekonomisidir.

FETÖ terör örgütü, ekonomik kapasitemizi tahrip ettiği kadar beşerî sermayemizi de zehirlemeye çalışmış ve hedef almıştır. Milletimiz, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde FETÖ’nün bu hain darbe girişimini sonuçsuz bıraktığı gibi istiklal ve istikbalimizi hedef alan karanlık planlarını da bozmuştur.

MÜSİAD, her zaman millî iradenin yanında yer almış, darbelerle ve darbecilerle; FETÖ ve benzeri terör örgütleriyle ve uzantılarıyla mücadele etmiştir. Bundan sonra da duruşumuz, demokrasiden ve millî iradeden yana olmaya devam edecektir. 15 Temmuz, ülkemiz için bir milat olmuş, aziz milletimiz vatan sevgisinin ne demek olduğunu tüm dünyaya göstermiş ve darbeler dönemini bir daha açılmamak üzere kapatmıştır.

Bu duygu ve düşüncelerle, bu cennet vatan için can veren başta 15 Temmuz şehitlerimiz olmak üzere tüm kahramanlarımızı rahmetle, kahraman gazilerimizi minnetle anıyorum.

Bülten