Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

“Kan Arzusu” Romanı Epstein Skandalı Sonrası Yeniden Gündemde

Yazar İrfan Altan’ın yıllar önce yayımlanan “Kan Arzusu” romanı, Epstein skandalının ardından küresel çocuk ve kadın kaçakçılığı temasıyla yeniden tartışma başlattı.

Yazar İrfan Altan’ın yıllar önce yayımlanan “Kan Arzusu” romanı, Epstein

 

Epstein skandalının uluslararası kamuoyunda yeniden tartışılmasının ardından, yazar İrfan Altan’ın yıllar önce kaleme aldığı “Kan Arzusu” adlı romanı gündeme geldi. Romanın, küresel ölçekte çocuk ve kadın kaçakçılığı yaptığı iddia edilen güçlü bir organizasyonu konu alması, eserin bazı bölümlerinin güncel gelişmelerle benzerlik taşıdığı yönünde değerlendirmelere yol açtı.

“Kan Arzusu” romanında, dünyanın farklı bölgelerinde faaliyet gösteren kurgusal bir suç ağı ile bu yapıya karşı mücadele eden bir oluşumun hikâyesi anlatılıyor. Eserde Afrika, Hindistan ve Güney Amerika gibi coğrafyalarda geçen sahneler üzerinden, yoksulluk ve istismarın kesiştiği alanlara dikkat çekiliyor. Romanın merkezinde, para karşılığı çocukların satın alındığı, kaçırılan çocukların ağır suçlara maruz bırakıldığı ve uluslararası bağlantıları olan bir organizasyonun varlığına işaret eden bir kurgu yer alıyor.

Yazar İrfan Altan, romanın çıkış noktasına ilişkin yaptığı açıklamada, insanlık onurunu hedef alan suçlara dikkat çekmek istediğini belirtti. Altan, “Ben önce bir insanım, sonra babayım ve sonra da bir yazarım. Çocuklarımıza, kadınlarımıza uzanan kirli elleri perdeleyen küresel bir yalana verilecek cevap, çıplak gerçek olmalı diye düşündüm.” ifadelerini kullandı.

Okurlar tarafından yöneltilen “Bu benzerlik nasıl mümkün oldu?” sorusuna da yanıt veren Altan, romanın herhangi bir somut dosyaya dayanmadığını, ancak küresel ölçekteki karanlık yapılara dikkat çekmeyi amaçladığını söyledi. Altan, “İnanın bana, bunun bir önemi yok. Çok daha önemli olan şey, insan görünümlü ve önemli bir gücü elinde bulunduran, en hafif ifadesi ile ileri derecede psikopat olan bir kesimin bir virüs gibi insanlığı hasta edip çürütmesi gerçeğidir.” dedi.

Romanın bazı bölümlerinde, kurgusal bir adada organize edilen yasa dışı faaliyetler, gemi ve uçak trafiği üzerinden yürütülen insan ticareti ve genç kızların sistematik biçimde istismar edilmesine yönelik sahneler yer alıyor. Bu sahneler, kamuoyunda Epstein davasında gündeme gelen iddialarla benzerlik kurulmasına neden oldu. Eserde ayrıca sokakta yaşayan çocukların hedef alındığı, yoksulluk ve sahipsizlik üzerinden kurulan suç ağlarına dikkat çekiliyor.

Altan, küresel ölçekteki bu tür suçlara karşı toplumsal refleksin zayıf kalmasından duyduğu rahatsızlığı da dile getirdi. “Bu skandaldan sonra dünyanın sarsılması gerekirken, neredeyse tepkisizlik ve sessizlik beni gerçekten endişelendiriyor.” diyen yazar, konunun yalnızca bir dava başlığı olarak değil, insanlık meselesi olarak ele alınması gerektiğini ifade etti.

Serinin hazırlık aşamasındaki son kitabına ilişkin soruyu da yanıtlayan Altan, sistemlerin tarihsel döngüsüne işaret etti. “Her sistem doğar, gelişir, zayıflar ve yok olur. İçinde yaşadığımız sistemin de çözülme sürecine dair bazı işaretler var. Artan savaşlara dikkat edin, çözülme başladı.” değerlendirmesinde bulundu. Yazar, yeni kitaba dair ayrıntı vermekten kaçındı.

“Kan Arzusu”, küresel insan ticareti ve çocuk istismarı iddialarının yeniden dünya gündemine taşındığı bir dönemde, kurgu ile gerçek arasındaki sınırın tartışıldığı eserler arasında yer alıyor.

Celil Acar