Süreç Nasıl Başladı
İsrail, Şubat 2006’da yapılan Filistin seçimlerinin ardından, Gazze’ye siyasi ve ekonomik yaptırım uygulamaya başladı. 2007’den itibaren bu yaptırımları daha da artırdı. Gazze’yi havadan, karadan ve denizden ablukaya aldı. İnsan ve ticari mal giriş çıkışı sınırlandırdı. İsrail’in Aralık 2008-Ocak 2009’da 22 gün boyunca sürdürdüğü Dökme Kurşun Operasyonu’yla da tüm yaşam kaynakları kurutulan Gazze’de tarım arazileri, okullar, iş yerleri ve evler yerle bir edildi.

Halen Gazze’de Gazze yaklaşık 2,3 milyon Filistinli, 7 Ekim 2023’ten bu yana süregelen ağır saldırılar ve İsrail’in sınır kapılarını kapatarak bölgeye insani yardım girişini engellemesi sonucu temel ihtiyaçlarını karşılayamıyor ve açlık sınırında hayatta kalmaya çalışıyor.
Filistin’in tamamında ve doğal olarak Gazze’de yaşanan insani trajedinin geçmişi sadece bu olaylara dayanmıyor. Bu sorun 70 yıldan fazladır Ortadoğu ve Avrupa’yı yakından ilgilendiren ve şu ana kadar çözüme ulaştırılamayan “en büyük uluslararası problem” olarak tarihteki yerini almış durumda. Sömürgecilik geçmişi nedeniyle Filistin sorunu doğrudan Avrupalı devletlerin sorumluluğu altındadır. Filistin meselesi 1947’den bu yana Avrupa’nın da sorunudur.
Rotamız Filistin, Yükümüz Özgürlük
2010 Mayıs ayında 6 uluslararası sivil toplum örgütü (İHH İnsani Yardım Vakfı, Free Gaza Movement, European Campaign to End the Siege on Gaza, Ship to Gaza Greece, Ship to Gaza Sweden ve The International Committee to Lift the Siege on Gaza) toplanan bağışlarla temin edilen 6 bin tonluk insani yardımı Gazze’ye ulaştırmak için bir yardım filosu oluşturdu. Filo insani yardımla birlikte 750 aktivisti de taşıyordu. Almanya, Kuveyt, İsrail, İrlanda, İsveç, Yunanistan, Güney Kıbrıs, Fas, Yemen, Mısır ve Cezayir gibi 36 ülkeden gelen aktivistler arasında 15’ den fazla milletvekili, 60’ın üzerinde uluslararası basın mensubu, sanatçılar ve Nobel Barış Ödüllü aktivistler de yer alıyordu.
Gazze’ye insani yardım götürmek amacıyla Rotamız Filistin, Yükümüz Özgürlük sloganıyla yola çıkan ve sadece yardım gönüllüleri ile insani yardım malzemesi taşıyan Mavi Marmara, Sfendoni, Challenger I, Eleftheri Mesogios, Gazze I ve Defne Y gemilerinden oluşan Gazze Özgürlük Filosu, 31.05.2010 günü İsrail askerlerinin hukuk dışı saldırı ve müdahalesiyle karşı karşıya kaldı. Bu saldırı esnasında ve devam eden süreçte 10 insani yardım gönüllüsü hayatını kaybetti, 56’sı ağır yaralandı. Filo katılımcıları hiçbir yasal dayanak olmaksızın hapsedildi, yaralılara kelepçe takıldı, bazı yaralılar günlerce hücrelerde alıkonuldu ve kendilerine işkence ve kötü muamelede bulunuldu. Filo katılımcılarının tamamı kötü muameleye maruz bırakıldı, hapsedildi, şahsi eşyalarına el konuldu ve gemilere çeşitli maddi zararlar verilerek birçok haksız uygulama yapıldı.
Aksaray İnsani Yardım Derneği İHH, katliamın 15. Yılında Mavi Marmara Gazisi Ahmet Aydan Bekar’ın katılımlarıyla ‘Mavi Marmara’yı unutmadık, unutmayacağız isimli bir konferans düzenledi.
Gazze’ye Yardımlarımız Artarak Devam Edecek
Aksaray İnsani Yardım Derneği Başkanı Eyüp Dağdaş, ‘15. Yılında Mavi Marmara’yı ve bu katliamı unutmadık, unutmayacağız. Bu katliamda şehit olan kardeşlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Bütün engellemelere rağmen Gazze’ye yardımlarımızı ve desteğimizi arttırarak devam edeceğiz’ dedi.
Kuranı Kerim tilavetiyle başlayan konferansa çok sayıda katılımcı eşlik etti. Program Mavi Marmara Filosu ile ilgili sinevizyon gösteri ile devam etti. Mavi Marmara Gazisi Ahmet Aydan Bekar’ ın konuşması ile ilerleyen program yoğun ilgi gördü.
Bekar, “Rotamız Filistin, Yükümüz Özgürlük” sloganıyla yola çıktıklarını, amaçlarının sadece ambargo altındaki Gazze’ye insani yardım ulaştırmak olduğunu dile getirdi.
Konuşmasına devam eden Bekar, 31 Mayıs 2010 sabahı İsrail askerleri tarafından uluslararası sularda gerçekleştirilen saldırıyla filomuz engellendi. Gemilerdeki herkes zorla İsrail’e götürüldü ve gemilerin yüklerine ve insanların özel eşyalarına el konuldu. 6 gemiden oluşan insani yardım filosunda 36 ülkeden 700’den fazla kişi bulunuyordu. Filoyu oluşturan gemiler, 30 Mayıs günü Güney Kıbrıs açıklarında bir araya geldi. Aynı gün saat 16.30 sularında güneye doğru hareket eden gemilerin rotası, açık denizden kıyıya paralel olarak 70-80 mil mesafede idi. Gemiler ertesi sabah saat 10.00 sularında Gazze kıyılarının 75 mil açığına ulaştıktan sonra rotalarını Gazze yönüne çevirerek gündüz saatlerinde Gazze Limanı’na varmayı hedefliyordu. İsrail tarafından gönderilen mesajlara Mavi Marmara gemisi kaptanı her defasında “yaklaşık 600 katılımcı ile açık denizden hareketle güneye doğru gidilmekte olunduğunu ve filoda bulunan insani yardım malzemelerinin Gazze’ye götürüleceğini” tekrar tekrar iletti. Ancak uluslararası sularda seyir hâlinde olan gemiye yönelik İsrail’in tehdit ve taciz mesajları devam etti. Saat 04.30 sularında yüzleri maskeli, elleri silahlı askerleri taşıyan hücumbotlar gemiye yanaştı. Her bir botta en az 10 İsrail askeri bulunuyordu. Botlardaki askerler gemiye çıkmaya çalışırken gemiye ateş edilmeye de başlanmıştı. Bu gelişmeler yaşanırken bir yandan da silahlı askerlerle dolu askerî helikopterler geminin üzerine gelerek gemiye asker indirmeye başladılar. Gemiye inen askerler etrafa gelişigüzel ateş ediyorlardı. Bu esnada tamamen silahsız olan gemi yolcularından birkaçı İsrail askerleri tarafından yakın mesafeden kafalarından vurularak öldürüldü, pek çoğu da yaralandı. Amaçları katılımcıları öldürmekti, öldürmek için gelmişlerdi ifadelerini kullandı.
Mavi Marmara şehitleri Ali Haydar Bengi, Cengiz Songür, Çetin Topçuoğlu, Necdet Yıldırım, Cevdet Kılıçlar, İbrahim Bilgen, Fahri Yaldız, Furkan Doğan, Cengiz Akyüz ve Uğur Süleyman Söylemez dualarla anıldı.
Aksaray İnsani Yardım Derneği Başkanı Dağdaş, konuşmalarından dolayı Ahmet Aydan Bekar’ a teşekkür etti. Katılımlarından dolayı plaket takdim etti.
Bülten

