İnşaat Mühendisleri Odası Aksaray İl Temsilciliği Başkanı İsmail Murat Doğan basın açıklaması yaparak Türkiye’de ve Aksaray’da inşaat sektöründe yaşanan problemleri dile getirdi ve olası bir felakette en az hasarın alınması için yapılması gerekenleri aktardı.
Kahramanmaraş’ta meydana gelen, 11 ilde yıkıma yol açan ve asrın felaketi olarak adlandırılan depremlerden sonra açıklama yapan İnşaat Mühendisleri Odası Aksaray İl Temsilciliği Başkanı İsmail Murat Doğan, İnşaat Mühendisleri Odası’nın depremden sonra yaptığı çalışmaları belirterek; “Ülkemizde yaşanan depremlerden dolayı derin bir üzüntü içerisindeyiz. Yaşamını kaybedenlere Allah’tan rahmet yakınlarına ve milletimize başsağlığı ve sabırlar dileriz. İnşaat Mühendisleri Odası olarak tüm üyelerimizle ilk günden itibaren gerek işgücü olarak gerekse ayni ve nakdi yardım olarak sahada bulunduğumuzu ifade etmek isteriz. Kurumlarda görev alan üyelerimiz haricinde gönüllü olarak sahada çalışan üyelerimiz 2400’ün üzerinde yapıyı yerinde incelemiş ve hasar tespit çalışmalarına katkı sağlamıştır” dedi.
Türkiye’deki müteahhit sayısına ve yapı denetim sistemindeki eksiklere vurgu yapan Doğan; “Ülkemizin neredeyse her bölgesinin deprem riski altında olduğu gerçeğini bir kez daha acı bir şekilde tecrübe ettik. Ülkemizde durum bu iken müteahhitlik sistemini sadece finansörlükten ibaret gören zihniyet sebebiyle ülkemizdeki müteahhit sayısı tüm Avrupa ülkelerinde bulunan müteahhit sayısının 10 katından daha fazladır. Yapı denetim sisteminde 2019 yılından bu yana Bakanlık tarafından otomatik dağıtım sağlanması ile denetim mekanizmasındaki bazı kaygılar giderilse de, bu tarihten önce sözde finansörlerin yapı denetim şirketleriyle veya teknik uygulama sorumlularıyla kendilerinin anlaşması söz konusu idi. Bu anlaşmalar ticari manada rekabete yol açıp yapı denetim firmalarını teknik elemanlarının maaşlarını ödeyemeyecek duruma getirmesi ve bunun sonucunda kontrol elemanı, proje ve uygulama denetçisi gibi çok önemli pozisyonlarda çalışması gereken meslektaşlarımızın yerine tabiri caizse ‘diploma kiralama’ yöntemiyle ucuz iş gücüne giderek denetim zafiyetine itmiştir” diye konuştu.
Dile getirdiği sorunların çözümlerini de aktaran Doğan; “Müteahhit ile başlayıp proje müellifi, yapı denetim firması, ilgili idare ve laboratuvar şeklinde devam eden sistem çarklısında yer alan üyelerimizin haklarını korumak ve olası hataların ve eksikliklerin önüne geçmek adına;
1-Denetçi ve kontrol elemanı olarak yapı denetim ve laboratuvar firmalarında çalışan üyelerimizin ve şantiye şefi olarak görev alan üyelerimizin sadece imza olarak değil sahada aktif bir şekilde görev almasının sağlanması, bu firmaların gayri resmî de olsa özellikle sektör içinde başkaca işler yapmamasının sağlanması
2-Şantiye şefinin de tıpkı yapı denetim firmalarında olduğu gibi merkezi sistem ile atanması,
3-Özellikle zemin etüdü, geoteknik rapor, statik projelendirme hizmetlerinde ticari rekabet oluşturmayacak düzenlemenin hazırlanması. Bu hizmetleri veren mühendislerin meslek içi eğitimlere katılmasının sürekli hale getirilmesi,
4-Mevcut yada yeni hazırlanması planlanan imar planlarının, saha çalışmaları sonucu ortaya çıkan jeolojik veriler dikkate alınarak yapılması, gerekirse revize edilmesi,
5-Statik projeleri deprem yükleri açısından ciddi sıkıntıya sokan TAKS, KAKS gibi konuların ilgili idareler tarafından tekrar gözden geçirilmesi ve statik projeleri güçlendirecek şekilde esnetilmesi,
6-Zemin açısından deprem ivmelerini artıran bölgelerin belirlenip, ilgili idareler tarafından zemin özelliklerinin iyileştirilmesinin zorunlu hale getirilmesi. Zemin etütlerinde geoteknik raporlamanın geoteknik alanında uzman inşaat mühendislerince yapılması,
7-Her yapının en geç 5 yıl içerisinde tekraren denetlemesinin sağlanması,
8-Ülkemizde olduğu gibi ilimizde de mevcut yapı stoklarının acil bir şekilde teknik ekipler tarafından kontrol edilmesi,depreme dirençsiz yapılar üzerinde kentsel dönüşümün ivedilikle gündeme alınması,
9-Şantiyede görevli olan ustaların, ustalık belgelerinin kontrolünün sağlanması ve ustalık belgesi bulunmayanların şantiyede görev almasının engellenmesi,
Acil ve zaruri ihtiyaçtır. Yukarıda belirttiğimiz maddeler hususunda kurumlarca oluşturulacak komisyonlarda görev almayı, verilecek olan görevleri en üstün gayretlerimizle yerine getireceğimizi kamuoyuna bildiririz. Bu depremde olduğu gibi büyük acılar yaşanmaması için elimizden gelenin en iyisini yapacağımızı bilmenizi isteriz. Bu kadar olumsuzluklar içerisinde işlerini en iyi şekilde icra etmeye çalışan üyelerimizin ve paydaşlarımızın sonuna kadar arkasında olacağımızı beyan ederiz. Çok fazla olumsuzluk saymış olsak dahi gelecekten umutluyuz, kalifiye iş gücü, akıl ve bilimle her türlü zorluğu aşabileceğimize inancımız sonsuzdur” diyerek yetkililere seslendi.
Haber. Yaşar Karatay

