Açıklanan verilere göre, gençlerin %17,7’si eğitimini yarıda bıraktığını veya bölüm değiştirdiğini ifade etti. Eğitim sürecini yarıda bırakma nedenleri arasında ekonomik gerekçeler %22,5 ile ilk sırada yer aldı. Bunu yüzde 17,2 ile eğitim programının beklentileri karşılamaması ve yüzde 14,1 ile ailevi nedenler izledi.
Araştırmada gençlerin mevcut iş yaşamına dair görüşleri de dikkat çekti. İstihdamda olan gençlerin %67,2’si eğitim seviyesi ile yaptığı işin gereksinimlerinin uyumlu olduğunu dile getirdi. Eğitim seviyesinin iş gereksiniminden daha yüksek olduğunu belirtenlerin oranı %25,4 olurken, daha düşük olduğunu belirtenlerin oranı %7,4 olarak kaydedildi. Özellikle 4 yıllık yükseköğretim mezunlarının %74,7’si eğitimleri ile işlerinin uyumlu olduğunu ifade etti.
Mesleki veya teknik lise mezunlarının %32,7’si eğitimlerinin yaptığı işten daha yüksek düzeyde olduğunu düşünürken, 2-3 yıllık yüksekokul mezunlarında bu oran %34,6 olarak gerçekleşti. Lise altı eğitimlilerde ise %11,7’lik bir kesim eğitim seviyesinin iş gereksinimlerinin altında olduğunu belirtti.
Gençlerin becerileri ile iş uyumu da araştırma kapsamında değerlendirildi. Lise ve üzeri eğitimli gençlerin %70,3’ü becerilerinin yaptığı iş ile uyumlu olduğunu ifade etti. Becerilerinin işlerinden daha yüksek olduğunu belirtenlerin oranı %27,1 olurken, düşük olduğunu belirtenler %2,6’da kaldı. 4 yıllık üniversite mezunlarında bu uyum oranı %77,7’ye yükselirken, meslek lisesi mezunlarında %62,3 seviyesinde gerçekleşti.
Gençlerin iş hayatına adım atma süreci ise istatistiklere çarpıcı bir şekilde yansıdı. Eğitime devam etmeyen gençlerin yalnızca %15,7’si eğitimden sonraki ilk altı ayda üç aydan uzun süreli iş bulduğunu belirtti. Bu oran erkeklerde %17,3, kadınlarda ise %14 oldu. Öte yandan eğitim sonrası uzun süreli işe başlayamayan gençlerin oranı %21,7 olarak açıklandı. Erkeklerde bu oran %10,6 ile daha düşük seyrederken, kadınlarda %33,9 gibi dikkat çekici bir seviyeye ulaştı.
TÜİK’in paylaştığı bu veriler, gençlerin eğitim sürecinde karşılaştığı zorlukları ve iş hayatına girişte yaşanan uyum problemlerini gözler önüne sererken, eğitim-istihdam dengesine yönelik politikaların önemini bir kez daha gündeme taşıdı.
Haber Merkezi

