Aksaray Jeoloji Mühendisleri Odası’nda konuşan Oda Başkanı Tayfun Aydın, bölgedeki kuraklıkla ilgili önemli değerlendirmelerde bulundu. Nisan ayında başlayan yağışların sevindirici olduğunu ancak kalıcı çözüm için yeterli olmadığını ifade eden Aydın, kuraklığın etkisinin her geçen yıl daha da ağırlaştığını belirtti.
“Kuraklıktan en fazla etkilenen kesim tarımla uğraşan çiftçilerimizdir,” diyen Aydın, tarımsal sulamada kullanılan kuyulara dikkat çekti. Devlet Su İşleri’nin 2008 verilerine göre Konya Kapalı Havzası’nda 35 bin ruhsatlı ve 65 bin kaçak olmak üzere toplam 100 bin kuyu bulunduğunu, günümüzde ise kaçak kuyu sayısının yaklaşık 140 bine ulaştığını aktardı.
Aydın, çiftçilerin daha az su isteyen ürünlere yönelmesi gerektiğini söyleyerek, “Buğday ve arpa gibi ürünler teşvik edilmeli. Yonca ve mısır gibi çok su isteyen ürünlerin ekimi azaltılmalı,” dedi.
Obruk Tehlikesi Kapıda
Aydın, kontrolsüz su çekiminin yer altı yapısını bozduğunu ve obruk oluşumuna neden olduğunu vurguladı. “Şu anda obruklar tarım arazilerinde görülüyor. Ancak bu denetimsizlik sürerse, yerleşim alanlarında da obruklar oluşabilir. Bu da doğal bir afetin habercisidir,” diyerek acil önlem çağrısında bulundu.
Deniz Suyu Projesi Masada
Aydın, dış havzalardan su getirme projelerinin gerçekçi olmadığını ifade ederek çarpıcı bir öneride bulundu: Deniz suyunun arıtılarak kullanılması. “Üniversitelerimizle birlikte yürüttüğümüz projede deniz suyunun güneş ve rüzgâr enerjisiyle arıtılması ve Toroslar üzerinden Konya Kapalı Havzası’na cazibe ile ulaştırılması planlanıyor,” diyen Aydın, bu sistemin Karaman, Niğde, Konya ve Aksaray’a can suyu olabileceğini söyledi.
Aydın’ın açıklamaları, Aksaray’da yaşanan kuraklık krizinin boyutlarını bir kez daha gözler önüne sererken, deniz suyunu arıtarak kullanma fikri, bölgede suya dayalı tarımın geleceği için umut ışığı olabilir. Ancak çözümün kalıcı olabilmesi için yetkililerin ve çiftçilerin birlikte hareket etmesi gerektiği bir kez daha ortaya kondu.
Fatma Altınok

