20 eylül 2020 tarihinde 22.08 saatlerinde niğde İli borİlçesi obruk köyünde 5.1 büyüklüğünde meydana gelen deprem sonucunda artçıdepremler de devam ediyor.
konya jeoloji mühendisleri odası başkan vekili Şükrü arslan,aksaray jeoloji mühendisleri odası başkanı tayfun aydin ve niğde jeoloji mühendisleri odası başkanı ferhat daĞoĞlu ile eş zamanlı olarak depremin merkezüssü bölgesine giderek incelemeler yapıtı ve depremde hasar gören binalar incelendiler.
aksaray jeoloji mühendisleri odası başkanı tayfun aydin gazetemize konuk olarak yaşanan deprem ve sonrası hakkında bilgiler verdi
başkan aydın; “depremde zarar gören vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi belirtmiş ve yaşadıkları mağduriyetleri yerinde görmüş bulunmaktayız. arazi incelemeleri esnasında çalışmalarımıza ışık tutan afad ekibi, konya teknik Ünv. prof. dr. yaşar eren ile bilgi ve görüş alışverişinde bulunulmuştur.sahada 17 si ağır 126 sı hafif olmak üzere 143 konut hasar görmüştür. İncelemealanında yapılan çalışmalarda depremin merkez üssü olan obruk köyünü baz alarak bölgenin genel jeolojik yapısı ve tektonik yapılarına bakılarak değerlendirilmiştir. depremin merkez üssü bölgesinde mta’nin 2012 yılında yayımlanan türkiye diri fay haritasında; öncesinde yapmış olduğu çalışmalar incelendiğinde herhangi bir fay düzlemi ya da fay hattı gibi envanter kayıtlarının bulunmadığı görülmüştür. bu doğrultu da yerinde incelemeler yaparken akla gelen iki soru doğmuştur:
bölgede mevcutta yeni bir tektonik fayın varlığı mı?
bölgenin yaklaşık 10 km güney doğusunda leşkeri fayzonuna bağlı meydana gelen bir deprem üretimi mi olduğu?
saha da yapılan gözlemler sonucunda leşkeri fayındameydana gelmesi daha muhtemel görünmektedir. bu fay zonuna bağlı olarak tuzgölü fayına paralel gelişmiştir. tuz gölü fayını harekete geçirmesi gibi kesinyargılar muhtemel değildir. ancak tuzgölü fay zonunun bilinmesi gerekengerçeklerden birisi de yaklaşık 7 büyüklüğünde bir deprem oluşturma ihtimalininolduğu bilinmelidir. tuzgölü fay hattının deprem üretme periyodu yaklaşık 6 ile10 bin yıl tekrarlamasıdır. kayıtlı en son büyük deprem bilinen en eskisi 6 binyıl öncesine dayanmaktadır. bu durumda aksaray merkez ve civar illerde riskoluşturmaktadır. bölgede bilinen yanlışlardan birisi de “deprem bölgesi değil”kavramıdır. deprem tarihleri ve depremlerin sıklığına bağlı olarak deprembölgeleri oluşmaktadır. mta’nin yayımlamış olduğu güncellenmiş depremharitasında da bu durum göz önüne alınarak bölgeler kaldırılmıştır. ayrıcaobruk köyünde oluşan depremin büyüklüğü yıkıcı bir etkide olmasa da, civardabüyük deprem etkisi şekilde hissedilmesinin nedeni bölgenin alüvyon(kum-silt-kil) birimlerinden oluşması ve yeraltı su seviyesinin yüzeye çokyakın olmasından kaynaklanmaktadır. bura da dikkat edilmesi gereken hususbölgenin jeolojisinde alüvyon birimler ve yeraltı su seviyesidir. bu durumlarherhangi bir deprem esnasında ciddi problemler üretecektir. ayrıca tuzgölü fayzonunu Şereflikoçhisar dan başlayarak altunhisar’a kadar uzanmaktadır. bu faykuzeybatı güney doğu istikametinde ilerlerken aksaray’ı da içine alan tokİ dengelerek cumhuriyet mahallesi, bedir muhtar, bahçeli, kurtuluş, lalelimahallelerinden geçerek sağlık kasabası, karaören, yuva, elmacık, helvadere istikametindeilerlediği bilinmektedir. bu mahallelerimizde deprem riski diğer bölgelerimizeoranla daha yüksek ihtmalde yer almaktadır. 1999 körfez depreminden sonra çıkanyönetmeliklerle aksaray beledİyesİ ve daha sonra yapı denetim firmalarıtarafından denetimli kontroller yapılarak daha güvenli temel imalatlarıyapılmaktadır.
sonuç olarak İç İşleri bakanımız tarafından geçtiğimizgünlerde açıklanan ve oda olarak bizlerinde yıllardır dile getirdiğimiz fayyasasının acilen çıkarılması gerektiği, il, ilçe ve köy demeden tüm yerleşimyerlerinde yapılacak binalar için mutlaka jeoloji mühendisleri gözetimindezemin etütlerinin yapılması gerekmektedir” dedi.
haber yaşar karatay

