Açıklamada, Mescid-i Aksa’nın uzun süredir ibadete kapalı tutulduğu iddia edilerek bunun inanç özgürlüğü ve uluslararası hukuka aykırı olduğu savunuldu. Açıklamada, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ve Cenevre Sözleşmeleri gibi metinlere atıf yapılarak ibadethanelerin dokunulmazlığı vurgulandı.
Açıklamada ayrıca Gazze’de yaşanan insani durumun ağırlaştığı, sivil kayıpların arttığı ve temel yaşam ihtiyaçlarına erişimin zorlaştığı ifade edildi. Bölgedeki saldırıların ve ablukanın insani kriz boyutuna ulaştığı belirtilirken, uluslararası toplumun sessizliği eleştirildi.

Açıklamada, Orta Doğu’da artan gerilime de değinilerek, özellikle ABD ve İsrail politikalarının bölgesel istikrarsızlığı artırdığı öne sürüldü. Bölgedeki çatışmaların daha geniş bir krize yol açabileceği uyarısında bulunuldu.
İHH yetkilileri, Filistin’e yönelik ablukanın kaldırılması gerektiğini vurgulayarak, geçmişte olduğu gibi yeni insani yardım girişimlerinin planlandığını duyurdu. Bu kapsamda, “Özgürlük ve Sumud Filosu” adı verilen girişimin nisan ayında yeniden Akdeniz’e açılmasının planlandığı belirtildi.
Basın açıklaması, “Mescid-i Aksa özgürleşene ve Filistin’de barış sağlanana kadar mücadeleye devam edileceği” mesajıyla sona erdi.
Haber Merkezi

