Yeni sağlık düzenine doğru!

Aksaray Özel İnova Hastanesi Tıbbi Biyokimya Uzmanı, MBA (Sağlık Kuruluşları Yönetimi ve Organizasyonu), İSG Eğitimcisi ve İşyeri Hekimi Prof. Dr. Cumhur Kılınç, Türkiye’de sağlık sistemi, 2003 den başlayan “Sağlıkta Dönüşüm Programı” ile büyük bir değişim geçirdi. Geçen 22 yıl içerisinde, çeşitli aksaklık ve eleştirilere rağmen, kervan yolda düzüldü ve sağlık hizmetleri, özellikle yaygınlık ve ulaşılabilirlik açısından başarılı kabul edilmesi gereken bir seviyeye ulaştı” dedi.
Aksaray Özel İnova Hastanesi’nden Prof. Dr. Cumhur Kılınç, Şimdi ise bu dönüşümün ikinci ve en önemli adımlarından biri daha atılıyor. Sağlık Bakanlığı’nın aldığı yeni kararla, daha doğrusu çıkardığı yeni hastaneler yönetmeliği ile 2028 yılına kadar kamu, özel hastaneler dâhil, tüm sağlık sunucularının TÜSKA (Türkiye Sağlık Akreditasyon Kurumu) standartlarına tam uyum sağlaması zorunluluğu getirdi. Sağlık Bakanlığı’nın bu yeni yönetmeliği, sağlık hizmetlerinde kalite çıtasını batı Avrupa ülkelerinin seviyesine ulaştırmayı ve uluslararası tanınırlığı hedefliyor. Böylece, kaliteli sağlık hizmeti, sadece sözle değil, uluslararası belgeyle ispat edilebilecek.
Sağlık politikaları uzmanları, kaliteyi zorunluluk haline getiren bu adımı, “gecikmiş ama yerinde” bir karar olarak değerlendiriyor. 2028’e kadar TÜSKA akreditasyonunu tamamlamayan hastaneler, “Uyarı! Bu Hastanenin TÜSKA Akreditasyon Belgesi Yoktur” tabelası asmak zorunda kalacak. Bu da vatandaşın hastane tercihini etkileyecek. Ayrıca, SGK ve diğer ödeme kuruluşlarının da ödeme koşullarını akredite hastaneler lehine değiştirmesi bekleniyor.

TÜSKA web sitesindeki bilgilere göre, şimdiye kadar, kamu ya da özel toplam 15 hastane akredite oldu.
Bu yeni düzenlemenin Türkiye Sağlık Sistemine kazandıracakları hakkında da bilgi veren Aksaray Özel İnova Hastanesi Tıbbi Biyokimya Uzmanı, MBA (Sağlık Kuruluşları Yönetimi ve Organizasyonu), İSG Eğitimcisi ve İşyeri Hekimi Prof. Dr. Cumhur Kılınç:
-Hasta Güvenliğinde ve Memnuniyetinde Artış: TÜSKA standartları, klinik yönetimi, enfeksiyon kontrolü, ilaç güvenliği, cerrahi prosedürlerin denetimi gibi alanlarda katı kurallar getiriyor. Hastaneler, sadece tıbbi süreçleri değil, aynı zamanda hasta ile iletişimden, tedavi sürecine kadar her aşamayı en yüksek standartlara göre organize etmek zorunda kalacak. Bu sayede hatalı uygulamalar ve riskler en aza indirgenecek. Gazete manşetlerini sık sık işgal eden sağlık skandalların meydana gelmesinin önüne geçilebilecek.
-Sağlık Personeli İçin Güvenli Ortam: Standartların uygulanması, sadece hastalar için değil, aynı zamanda sağlık çalışanları için de daha sağlıklı ve sistematik bir çalışma ortamı yaratacak. Hastanelerin çok tehlikeli iş yerleri olduğu düşünülürse, 1,4 Milyon civarında çalışanın olduğu Türk sağlık sektörü daha güvenli hale gelecek.
-Sürekli İyileştirme Kültürü: Akreditasyon, hastaneleri sürekli olarak kendilerini denetlemeyi ve iyileştirmeyi içselleştirmesi gerekecek. Yönetim süreçlerinin daha sistematik ve şeffaf hale gelecek. Bu, sağlık kuruluşlarının dinamik ve gelişime açık bir yapıya kavuşmasını sağlayacak.
-Uluslararası Rekabet Gücü: Türkiye’nin sağlık turizminde iddialı bir konuma gelmesi için bu tür uluslararası geçerliliği olan akreditasyonlar büyük önem taşıyor. TÜSKA, bu alanda Türkiye’nin elini güçlendirecek. Bu da Türkiye’nin sağlık hizmeti ihracatını büyütme fırsatı demek. Çünkü TÜSKA da ISQua (The International Society for Quality in Health Care), tarafından uluslararası düzeyde akredite edildi.
-Verimlilik ve Etkinlik: Akreditasyonun getireceği standartlar, hastanelerin operasyonel verimliliklerini de artırması bekleniyor. Sağlık hizmeti sunumunda daha sistematik bir yaklaşım benimsenmesi, ülke kaynakların daha etkin kullanılmasını sağlayabilir.
Peki, mevcut sistemde uygulanan Sağlıkta Kalite Standartları (HKS) varken, neden yeni bir akreditasyon sistemine geçiliyor?
Sorusuna da açıklık getiren Prof. Dr. Kılınç, HKS, Sağlık Bakanlığı’nın bizzat yürüttüğü bir sistemdir. HKS, daha çok iç denetim ve temel kalite standartlarının sağlanmasına odaklanır. TÜSKA ise uluslararası geçerliliği olan, daha kapsamlı ve bağımsız bir denetim sürecidir. Aradaki temel farklar şöyle özetlenebilir:
-Uluslararası Geçerlilik: HKS yerel bir standartken, TÜSKA uluslararası akreditasyon kuruluşları tarafından tanınan ve geçerliliği olan bir sistemdir. Bu, Türk hastanelerinin dünyaya açılması için büyük bir fırsat sunacak.
-Bağımsız Denetim: TÜSKA, bağımsız denetçiler tarafından yapılırken, HKS çoğunlukla Sağlık Bakanlığı denetçileri tarafından yürütülür. Bu bağımsızlık, denetimin daha objektif ve güvenilir olmasını sağlar. HKS denetimleri genellikle bir günde tamamlanırken, TÜSKA denetimleri ortalama 5 günde tamamlanıyor.
-Kapsam: TÜSKA standartları, HKS’ye göre çok daha geniştir ve liderlik, yönetim, bilgi sistemleri gibi tıbbi olmayan birçok alanı detaylı olarak inceler.
Zorlu Ama Gerekli Bir Süreç…
Kılınç, Ancak, her yenilik, her büyük dönüşüm gibi, TÜSKA akreditasyonunun da bazı maliyetleri olacak. Özellikle hastaneler için bu yeni sistemin hayata geçirilmesi, ciddi yatırımlar gerektirebilecek. Bu maliyetlerin bir kısmı hastane bütçelerinden karşılanırken, bir kısmı da sağlık hizmeti ücretlerine yansıyabilir.
-Altyapı Yatırımları: TÜSKA’nın getireceği standartlara uyum sağlamak için hastaneler, teknolojik altyapılarını güncellemek zorunda kalacak. Bu da kısa vade de büyük bir mali yük oluşturabilir. Yeni yazılımlar, cihazlar, güvenlik sistemleri gibi donanımların yenilenmesi gerekebilir.
-Eğitim ve Personel Yatırım: Akreditasyonun gerektirdiği kalite standartlarının hayata geçirilmesi için sağlık personelinin düzenli olarak eğitilmesi gerekecek. Bu da ek bir zaman ve kaynak gereksinimi doğuracaktır. Özellikle küçük ölçekli hastaneler için bu, büyük bir zorluk yaratabilir.
-Başvuru ve Denetim Süreçleri: TÜSKA akreditasyonuna başvuru süreci ve denetimler, hastaneler için ek bir bürokratik yük yaratabilir. Denetimlerin sıklaşması ve daha detaylı hale gelmesi, hastaneler üzerinde stres yaratacaktır.
2028 e kadar sürenin olması kimilerine uzun gelebilir. Ancak akredite olacak olan sağlık kuruluşları için bu süre uzun değil. İlk akreditasyon denetiminde, geriye yönelik en az 6 aylık bir süre inceleneceğinden ve hastane kendi iç denetimde, standartların karşılanmasında % 85’i yakaladığını belgelemek ve geri kalanı için de, denetim tarihine kadar, bir iyileştirme planı sunmak zorunda. Bütün bu işlemler, her şey yolunda gitse bile, yaklaşık bir yıllık bir hazırlık süresini gerektiriyor.
Özetle, Sağlık Bakanlığı’nın aldığı bu karar, Türkiye’nin sağlık sistemini sadece yerel değil, küresel standartlara taşımayı amaçlayan büyük bir adım… 2028 yılına kadar kamu, özel tüm hastane ve tıp merkezlerinin bu dönüşüme hazır olması bekleniyor. Bu süreç, kısa vadede bazı zorlukları beraberinde getirse de, uzun vadede daha güvenli, kaliteli ve uluslararası alanda rekabetçi bir sağlık sistemi inşa edilmesine yardımcı olacak” dedi.
Haber Bülteni

