İhracat açısından mikro ölçekli girişimler (1-9 çalışan) toplam ihracatın %18,8’ini gerçekleştirirken, sayıca tüm ihracatçı girişimlerin %75,6’sını oluşturuyor. Küçük ölçekli girişimlerin (10-49 çalışan) ihracattaki payı %17,5, orta ölçekli girişimlerin (50-249 çalışan) payı %19,2 oldu. Büyük ölçekli girişimler ise ihracatın %44,4’ünü gerçekleştirerek dış ticaretteki etkilerini net şekilde ortaya koydu.
İthalatta ise tablo biraz daha farklı. Mikro girişimler toplam ithalatın %11,1’ini yaparken, küçük girişimlerin payı %11,7, orta ölçekli girişimlerin payı %18,5 seviyesinde gerçekleşti. Büyük ölçekli girişimler ise toplam ithalatın %58,7’sini gerçekleştirerek dış ticaretin neredeyse yarısından fazlasına hakim oldu. Büyük girişimlerin sayıca toplam ithalat yapan girişimlere oranı ise sadece %1,1 düzeyinde kaldı.
Sektörel bazda bakıldığında, sanayi sektöründeki girişimler ihracatın %56,5’ini ve ithalatın %47,3’ünü gerçekleştirdi. Ticaret sektöründeki girişimlerin ihracattaki payı %39,0, ithalattaki payı ise %38,5 oldu. Sanayi sektöründe büyük ölçekli girişimler ihracatta %68,6, ithalatta %80,5 pay ile öne çıkarken, ticaret sektöründe 1-249 çalışanı olan küçük ve orta ölçekli girişimler ihracatta %89 pay ile hâkimiyetini korudu.
TÜİK verileri, Türkiye dış ticaretinin büyüklüğünün ve etkinliğinin büyük ölçüde sanayi ve büyük ölçekli girişimler tarafından taşındığını ortaya koyuyor. Bu durum, hem yatırım politikaları hem de girişimcilik destek programları açısından yol gösterici nitelik taşıyor.
Haber Merkezi

