Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Prof. Yılmaz’dan deprem kitabı: 6 Şubat’ın tanıklığı!

Aksaray Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nden Prof. Dr. Süleyman Yılmaz, 6 Şubat depremlerinin ardından yaşananları “Fay Hattında Yarım Kalan Hikâyeler” kitabında anlattı.

Aksaray Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nden Prof. Dr. Süleyman Yılmaz, 6 Şubat

Prof. Yılmaz’dan deprem kitabı: 6 Şubat’ın tanıklığı!

Aksaray Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nden Prof. Dr. Süleyman Yılmaz, 6 Şubat depremlerinin ardından yaşananları “Fay Hattında Yarım Kalan Hikâyeler” kitabında anlattı.

Aksaray Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Süleyman Yılmaz, 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından yaşanan toplumsal ve bireysel travmaları kaleme aldı. “Fay Hattında Yarım Kalan Hikâyeler” adlı eser, deprem gerçeğini yalnızca rakamlarla değil, insan hikâyeleri ve sosyolojik analizlerle ele alıyor.

DEPREMİN ARDINDAN YAZILDI

Prof. Dr. Yılmaz’ın kaleme aldığı kitap, 6 Şubat depremlerinin toplumda bıraktığı izleri çok yönlü bir bakış açısıyla inceliyor. Eserde, afetin yalnızca fiziki yıkım değil; psikolojik, kültürel ve sosyolojik etkileri de detaylı şekilde ele alınıyor.

Hatay Payaslı Prof. Dr. Yılmaz, kitabında “Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı” ifadesiyle depremin insan hayatında açtığı derin yaraya dikkat çekiyor.

COĞRAFYA KADER MİDİR?”

Arka kapak yazısında dikkat çeken sorular yer alıyor. “Coğrafya kaderimiz miydi?” sorusunu gündeme taşıyan Yılmaz, aynı şiddetteki depremlerde farklı ülkelerde can kaybının neden değiştiğini sorguluyor.

3 Nisan 2024’te Tayvan’da meydana gelen benzer büyüklükteki depremde zayiatın az olmasına dikkat çeken Yılmaz, tedbir, bilimsel yaklaşım ve toplumsal bilinç vurgusu yapıyor.

“UNUTMADIK UNUTTURMAYACAĞIZ”

Kitapta yalnızca akademik analiz değil, güçlü bir vicdani çağrı da yer alıyor. “Unutmadık, unutturmayacağız. Unutursak kalbimiz kurusun!” sözleriyle deprem hafızasının diri tutulması gerektiği ifade ediliyor.

Yılmaz, bireyden devlete kadar tüm paydaşların deprem öncesi alınması gereken tedbirleri sorgulaması gerektiğini vurguluyor.

MEKAN VE İNSAN İLİŞKİSİ

Eserde, “Şerefü’l mekân bi’l mekîn” anlayışı üzerinden insan-mekân ilişkisi de irdeleniyor. Yıkım sonrası oluşan yeni toplumsal tipolojiler, göç, aidiyet ve travma kavramları akademik çerçevede değerlendiriliyor.

Depremin yalnızca bir doğal afet değil; aynı zamanda toplumsal bir yüzleşme olduğuna işaret eden eser, hem akademik dünyaya hem de geniş okuyucu kitlesine hitap ediyor.

Celil Acar