Sessiz Tehlike Kapımızda: Hipertansiyon
Nefroloji Uzmanı Dr. Mustafa Yaprak’tan Hayati Uyarılar
Tansiyonunuzu ölçtürmeden geçen her gün, sağlığınız için ciddi risk olabilir!

Aksaray Özel İnova Hastanesi Nefroloji Uzmanı Dr. Mustafa Yaprak, halk arasında “yüksek tansiyon” olarak bilinen hipertansiyon hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu. Dr. Yaprak, hipertansiyonun uzun süre belirti vermeden organ hasarına yol açtığını belirterek, “Hipertansiyon sessiz ilerleyen ama ölümcül sonuçlara yol açabilecek bir hastalıktır. Mutlaka düzenli olarak tansiyonunuzu ölçtürün” uyarısında bulundu.

Kan Basıncı Nedir?
Kan basıncı (tansiyon), kalbin kasılması ve gevşemesi sırasında kanın damar duvarına yaptığı baskıdır. Kalbin kasıldığı anda oluşan basınca sistolik (büyük) tansiyon, gevşediği anda oluşan basınca ise diyastolik (küçük) tansiyon denir.
Dr. Mustafa Yaprak, normal kan basıncının büyük tansiyon için 90-140 mmHg, küçük tansiyon için ise 50-90 mmHg aralığında olduğunu hatırlatarak, “140/90 mmHg üzerindeki değerler hipertansiyon olarak kabul edilir” dedi.

Hipertansiyon: Sessiz Katil
Dr. Yaprak, hipertansiyonun yıllarca belirti vermeden ilerleyerek böbrek, kalp, beyin ve damar sistemine zarar verdiğini vurguladı. Bu nedenle hastalığa “sessiz düşman” ya da “sinsi tehlike” denildiğini belirtti.
“Tansiyon yüksekliği fark edilmediğinde felç, kalp krizi, böbrek yetmezliği hatta körlükle sonuçlanabilir” diyen Dr. Yaprak, vatandaşları belirtiler konusunda dikkatli olmaya çağırdı.
Dikkat! Bu Belirtiler Sizde de Olabilir
Her kişide farklı şekilde seyreden hipertansiyon, zaman zaman çeşitli belirtilerle kendini gösterebilir. Uzmanlar bu belirtileri şöyle sıralıyor:
• Şiddetli baş ağrısı
• Baş dönmesi, halsizlik
• Göğüs ağrısı, çarpıntı
• Görme bozukluğu
• Nefes darlığı
• Burun kanaması, kulak çınlaması
• Gece sık idrara çıkma, bacaklarda şişlik
Bu belirtilerin hipertansiyona özgü olmadığını hatırlatan Dr. Yaprak, “Tansiyonunuz yüksekse ama hiçbir belirti yoksa bile vücutta tahribat başlamış olabilir. Bu nedenle düzenli ölçüm şarttır” dedi.
Hipertansiyonun Nedenleri Neler?
Dr. Yaprak, hipertansiyona neden olan başlıca faktörlerin başında genetik yatkınlık geldiğini belirtti. Bunun yanında:
• Yüksek tuz tüketimi
• Hareketsizlik
• Obezite
• Stres
• Şeker hastalığı
• Kalsiyum, potasyum, magnezyum eksikliği
gibi durumların da riski artırdığını vurguladı.
Ayrıca bazı hastalıklar (tiroid, böbrek üstü bezi tümörleri, damar darlıkları) ve doğum kontrol hapı, ağrı kesici gibi ilaçların da hipertansiyona neden olabileceği uyarısında bulundu.
Tedavi: Önce Yaşam Tarzı Değişikliği
Dr. Yaprak, hipertansiyon tedavisinde ilk adımın yaşam tarzı değişikliği olduğunu söyledi. Uygulanması gereken başlıca değişiklikler ise şöyle:
• Tuz kısıtlaması (günlük 6 gramdan az)
• Sağlıklı ve dengeli beslenme
• Kilo kontrolü ve düzenli egzersiz
• Sigara ve alkolü bırakmak
• Stresle başa çıkmak
Türkiye’de günlük ortalama tuz tüketiminin 18 gram olduğunu vurgulayan Dr. Yaprak, “Bu oran Avrupa ortalamasının üç katı! Tuzsuz yaşamak, sağlıklı yaşamak demektir” dedi.
Yaşam tarzı değişiklikleri yeterli gelmezse, bireylere uygun ilaç tedavisinin başlandığını da belirtti.
Hipertansiyon Hastalarının En Sık Yaptığı Hatalar
Dr. Yaprak, toplumda hipertansiyonla ilgili birçok yanlış inanış olduğunu belirterek uyarılarda bulundu:
• “Sarımsak tansiyonu düşürür” gibi bitkisel çözümlere güvenmek
• Komşunun ilacını kullanmak
• İlacı kendi kendine kesmek
• “Ben tansiyona dirençliyim” gibi yanlış inançlar
• Bir kutu ilaçla hastalığın geçtiğini sanmak
Bu hataların tedaviyi geciktirdiğini ve hayati risk oluşturduğunu ifade eden Dr. Yaprak, “Her tansiyon hastası mutlaka düzenli doktor kontrolünde olmalı” dedi.
Ne Yapmalıyız?
• Her yaştan birey, belirti olmasa bile yılda en az 1 kez tansiyonunu ölçtürmeli.
• Risk grubundakiler (kilolu, ailesinde hipertansiyon olanlar, diyabet hastaları vb.) ise daha sık kontrol altında olmalı.
• Her belirti, her baş ağrısı, her çarpıntı dikkate alınmalı ve mutlaka hekime başvurulmalı.
Dr. Mustafa Yaprak:
“Hipertansiyonla yaşamayı öğrenmek mümkündür. Önemli olan, geç kalmamak. Tansiyonunuzu ciddiye alın, hayatınızı kaybetmeyin.”
*Fatma ALTIKOK

