Türkiye Kamu-Sen Aksaray İl Başkanı ve Türk Eğitim-Sen Aksaray Şube Başkanı Ali Toprak, eğitim çalışanlarının yaşadığı sorunlara ve eğitim sistemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Toprak, eğitimcilere yönelik şiddetin önlenmesi için caydırıcı yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.
Eğitim çalışanlarının güvenliğinin sağlanmasının önemine dikkat çeken Toprak, “Eğitimciye şiddete hayır diyoruz; şiddetin önlenmesi için talep ettiklerimizin başında yasal ve caydırıcı önlemlerin alınması gelmektedir. Caydırıcılığı yüksek bir yasal güvenceye ihtiyacımız var elbet” dedi.
Eğitim sistemindeki uygulamalara da değinen Toprak, sınıfta kalma uygulamasının yeniden hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti. Mevcut sistemde öğrencilerin sınıfta kalmasının neredeyse mümkün olmadığını savunan Toprak, “Neredeyse sınıfta kalmanın olmadığı, ders geçmenin dile bile gelmediği bir eğitim öğretim faaliyeti uyguluyoruz. Sınıfta kalma olmalı, ders geçme esası tekraren hayata geçirilmelidir. Öğretmenin verdiği not nihai not olmalıdır” ifadelerini kullandı.
İlkokul ve ortaokulların ayrılmasının eğitim sisteminin önemli bir parçası olduğunu belirten Toprak, bazı bölgelerde fiziki yetersizlikler nedeniyle bu uygulamanın tam anlamıyla uygulanamadığını söyledi. Toprak, yeni okul binalarına ihtiyaç olduğunu vurgulayarak, küçük yaş grubu ile büyük yaş grubunun aynı ortamı paylaşmasının eğitim ortamını olumsuz etkileyebildiğini dile getirdi.
Denetim mekanizmasına da dikkat çeken Toprak, 2017 yılından bu yana denetim sisteminin zayıfladığını ifade ederek yeterli sayıda maarif müfettişinin bulunmadığını söyledi. Toprak, müfettiş yardımcılığı kadroları için sınavların yapılması ve personel ihtiyacının giderilmesi gerektiğini kaydetti.
Eğitim yöneticilerinin personelin ekonomik ve özlük haklarını koruma sorumluluğu bulunduğunu belirten Toprak, yöneticilerin aynı zamanda çalışanların moral ve motivasyonunu desteklemesi gerektiğini ifade etti. Milli Eğitim Bakanlığı’nın sahada görev yapan personelin yanında olduğunu daha görünür şekilde göstermesinin önemli olduğunu dile getirdi.
Sosyal medyanın eğitim çalışanlarının çalışma şartlarını zorlaştırdığına da değinen Toprak, bu alanın mevzuata uygun ve güvenli bir zemine kavuşturulması gerektiğini söyledi.
Pandemi sürecinin toplumsal etkilerinin de değerlendirilmesi gerektiğini belirten Toprak, yaşanan sosyal gerginlikler ve şiddet olaylarının bu süreçle birlikte ele alınmasının faydalı olacağını ifade etti.
Toprak, açıklamasının sonunda toplumsal saygı kültürüne vurgu yaparak, “Saygı fikirlere değil insana duyulur” ifadelerini kullandı. Ağustos Gerçe

