Aşkın insan kalbinde kıvılcım yaratma süresi, sanılandan çok daha kısa. Bilim insanları, romantik çekimin oluşması için yalnızca 1,5 saniyenin yeterli olduğunu belirtiyor.
Psikoloji ve nörobilim alanında yapılan araştırmalara göre, ilk bakışta aşk olarak bilinen durum, beynin dopamin, oksitosin ve adrenalin gibi hormonları hızla salgılamasıyla başlıyor. Bu biyokimyasal reaksiyon, kişinin karşısındaki kişiye karşı yoğun bir çekim hissetmesine yol açıyor.
Araştırmalar, beynin karşılaştığı kişiyi saniyeler içinde değerlendirdiğini gösteriyor. Göz teması, yüz ifadesi, ses tonu ve beden dili, bilinçaltında anında analiz ediliyor.
Geçmişten bugüne aşkın süresi ve etkileri üzerine pek çok araştırma yapılırken, bu yeni bulgular aşkın karmaşık değil, aslında oldukça hızlı bir süreç olduğunu ortaya koyuyor.
Uzmanlar, bu kadar kısa sürede gelişen duyguların uzun vadede sağlam ilişkilere dönüşebilmesi için karşılıklı güven, iletişim ve uyumun da en az ilk kıvılcım kadar önemli olduğunun altını çiziyor.
Haber Merkezi

