Kadınlar yarı zamanlı çalışmada erkeklerin önünde
TÜİK’in Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre 2024 yılında yarı zamanlı çalışanların toplam istihdam içindeki oranı %12,1 oldu. Bu oran kadınlarda %18,3, erkeklerde ise %9,0 olarak hesaplandı. Veriler, kadınların iş yaşamında yarı zamanlı çalışma modeline erkeklere göre daha fazla yöneldiğini gösterdi.
Küçük çocuğu olan kadınların istihdamı düşük
Aynı araştırmaya göre hanesinde 3 yaşın altında çocuğu bulunan 25-49 yaş grubundaki bireylerin istihdam oranı 2024 yılında %60,0 oldu. Ancak cinsiyet farkı oldukça yüksek. Bu gruptaki kadınların istihdam oranı %26,9, erkeklerin istihdam oranı ise %90,9 olarak kaydedildi.
Kadın büyükelçi ve milletvekili oranı arttı
Kadınların diplomasi ve siyasetteki temsili son yıllarda artış gösterdi. **Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı verilerine göre kadın büyükelçi oranı 2011 yılında %11,9 iken 2025 yılında %28,4’e yükseldi. Erkek büyükelçi oranı ise aynı dönemde %88,1’den %71,6’ya geriledi.
Öte yandan Türkiye Büyük Millet Meclisi verilerine göre 2025 yılı sonu itibarıyla Meclis’teki 592 milletvekilinin 118’i kadın, 474’ü erkek oldu. Böylece kadın milletvekili oranı %19,9 olarak gerçekleşti. Bu oran 2007 yılında %9,1 seviyesindeydi.
Akademide kadın oranı yükseliyor
Yükseköğretimde görev yapan akademisyenler arasında da kadınların oranı artış gösterdi. Yükseköğretim İstatistiklerine göre 2010-2011 öğretim yılında %27,6 olan kadın profesör oranı, 2024-2025 öğretim yılında %34,9’a yükseldi. Kadın doçent oranı ise aynı dönemde %32,2’den %43,3’e çıktı.
Yönetim kadrolarında kadın oranı %21,5
Kadınların üst düzey yönetim pozisyonlarındaki temsili de artış gösterdi. Hanehalkı İşgücü Araştırması verilerine göre üst ve orta düzey yönetici pozisyonlarındaki kadın oranı 2012’de %14,4 iken 2024’te %21,5’e yükseldi.
Şirket yönetimlerinde ise artış daha sınırlı kaldı. **Borsa İstanbul’da işlem gören en büyük 50 şirketin (BİST 50) yönetim kurulu üyeleri incelendiğinde kadın üye oranının 2016’da %12,2’den 2025’te %18,3’e yükseldiği görüldü.
Ar-Ge alanında kadınların payı %34,2
Araştırma-Geliştirme Faaliyetleri Araştırması sonuçlarına göre tam zaman eşdeğeri (TZE) cinsinden kadın Ar-Ge personeli sayısı 2024 yılında 106 bin 74 kişi oldu. Bu sayı toplam Ar-Ge personelinin %34,2’sini oluşturdu.
Sektörlere göre kadın Ar-Ge personel oranı:
-
Yükseköğretimde %47,9
-
Kamu sektöründe %30,6
-
Şirketlerde %28,2
Kadınlar ortalama 26 yaşında evleniyor
Evlenme istatistiklerine göre 2025 yılında ilk kez evlenen kadınların ortalama yaşı 26,0, erkeklerin ise 28,5 oldu. Ortalama ilk evlenme yaşının en yüksek olduğu il Tunceli olurken, en düşük olduğu iller kadınlarda Kilis, erkeklerde ise Şanlıurfa olarak kaydedildi.
Kadınların %17’si eşlerinden daha yüksek eğitimli
Resmi evliliklerde eşler arasındaki eğitim farkı incelendiğinde kadınların %38,3’ünün kendilerinden daha yüksek eğitimli erkeklerle evli olduğu görüldü. Kadınların %17’sinin eşlerinden daha yüksek eğitim seviyesine sahip olduğu, %43,3’ünün ise eşleriyle aynı eğitim düzeyine sahip olduğu tespit edildi.
Boşanmalarda çocukların velayeti çoğunlukla anneye veriliyor
Boşanma istatistiklerine göre 2025 yılında kesinleşen boşanma davalarında çocukların %74,6’sının velayeti anneye, %25,4’ünün ise babaya verildi.
Yapay zekayı en çok gençler kullanıyor
Yapay Zeka İstatistiklerine göre internet kullanan bireylerin %19,2’si üretken yapay zeka kullandığını belirtti. Bu oran kadınlarda %18,8, erkeklerde %19,4 oldu.
Yapay zekayı en çok kullanan yaş grubu %39,4 ile 16-24 yaş oldu. Bu yaş grubunda kadınların %40,5’i, erkeklerin ise %38,3’ü yapay zeka kullandığını ifade etti.
Yoksulluk riski kadınlarda daha yüksek
Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistiklerine göre 2025 yılında Türkiye nüfusunun %27,9’u yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında bulunuyor. Bu oran kadınlarda %30,1, erkeklerde ise %25,6 olarak ölçüldü.

Kadınların en fazla maruz kaldığı şiddet türü psikolojik şiddet
Türkiye Kadına Yönelik Şiddet Araştırması sonuçlarına göre yaşamının herhangi bir döneminde şiddete maruz kalan kadınların:
-
%28,2’si psikolojik şiddete
-
%18,3’ü ekonomik şiddete
-
%12,8’i fiziksel şiddete
-
%10,9’u ısrarlı takibe
-
%8,3’ü dijital şiddete
-
%5,4’ü cinsel şiddete maruz kaldığını belirtti.
Araştırmaya göre kadınların %39,5’i en fazla eş, eski eş veya birlikte olduğu kişilerden şiddet gördüğünü ifade etti.
Eğitim arttıkça bazı şiddet türleri değişiyor
Veriler eğitim düzeyi yükseldikçe ekonomik şiddetin azaldığını, buna karşılık ısrarlı takip ve dijital şiddet oranlarının arttığını ortaya koydu.
Genel tablo: İlerleme var ama eşitsizlik sürüyor
TÜİK verileri Türkiye’de kadınların eğitim, diplomasi, akademi ve yönetim alanlarında giderek daha fazla yer aldığını gösterirken; istihdam, gelir, bakım sorumlulukları ve yoksulluk riski gibi alanlarda cinsiyet farkının hâlâ yüksek olduğunu ortaya koydu. Uzmanlara göre özellikle eğitim seviyesindeki artış ve kadınların teknoloji kullanımındaki yükseliş, önümüzdeki yıllarda kadınların ekonomik ve sosyal hayattaki konumunu daha da güçlendirebilir.
Haber Merkezi
